Alper-Gün 5

Bu aralar omzum tutuk, dizim ağrıyor. Abarttım mı acaba talasham’ı? Çok fena sesler geliyor sağ dizimden. Her sabah aklıma bu düşünceler gelse de yine de yapıyorum. Bu sabah on altı nefes suçiyle başlayan ısınma-3xTSS-8xTS-sekizer nefes vahni-güneşe selamlar-pascimottanasana-ılınma şeklinde yaptım yogamı. Bize ne nasıl yaptıysan yaptın diyebilirsiniz, lakin size anlatmayayım da kime anlatayım?

Yogacılıkla paket olarak gelen bazı şeylere sahip değilim. Hindistan gidip görmek istediğim yerler listesinde ilk ona girmediği gibi ilk yirmiye bile girmeyebilir. Yogayla ilgili okumayı sevmem. New Age olaylarına mesafeli yaklaşırım. Çanak çömlekle çakra açma işlerinden hoşlanmam. İnanmam değil hoşlanmam. Açılmasına açılabilir de sonra yine kapanır diye düşünürüm. Sınıf arkadaşlarımla (şedovcu)  dedikodu yapmayı yoga konuşmaya tercih ederim. Kurulan bir cümle içinde çok fazla enerji kelimesi geçerse ukala bir dümbelek olduğum için  bıyık altından gülerim.

Bir gurup looserla (kibir alert) elektronik müzik eşliğinde deli gibi dans ederek dönüşmeye çalışmayan ya da boş zamanlarında çanak çömlek, zumba, pilates dersleri vermeyen, enerji, sinerji kelimelerini çok fazla kullanmayan bir hocaya sahip olduğum için şükrederim. Kendi hocamı ve bağlı olduğum sistemi pek cool görürüm.

Böyle hissettiğim için yılın 355 günü kibir, kalan 10 gün utanç duyarım. Kalan on günde insanlar kendilerini ve hayatlarını dönüştürmek için deli gibi çabalıyorlar. Sen ukala ukala burun bük onlara. Beş yaşında nasılsan hala öylesin. Aferin aynen böyle devam et. Hiç dönüşeme e mi? diyor iç sesim.

Zaten benim hayatım kibir ve utanç arasında savrula savrula geçer. Dışarda yin yoga eğitimi alan sınıf arkadaşımdan üstün görürken kendimi, bir hareketi tam yapamayınca yerin dibine geçerim. Ukala bir dümbelek olduğum için hemen geçmem yerin dibine tabii. Önce bakarım diğerleri yapıyor mu? Bir iki tane gözüme kestirdiğim seviyesini kendime yakın bulduğum insanı süzerim. Onlarda da varsa sorun ok derim. Çok şükür. Ola ki onlar yaptı da ben yapamadıysam kıskançlık ateşi basar beni.

Defne Hoca son yazısında demiş ki:

Yogadan önceki hayatımda da başkaları tarafından cesur bulunacak hareketlerim olmuştu. Mesela tek başına Tayland’da bir hayata başlamak. Havasını, suyunu bilmediğin bir ülkede, ıssız, karanlık gecelerde tek başına müstakil bir evde kalmak gibi, yalnız başına yolculuk etmek… Ama bunlar benim içimde korku uyandıran şeyler değildi. Ben zaten tek başıma gezmeyi severdim. Sekiz yaşındayken Etiler’den eve tek başıma yürümeye kalkışmıştım. On beşimdeyken o zamanlar bize yasak olan  Beyoğlu’nda ıssız kiliselere girer çıkardım. On yedimde son durağının adını tanımadığım için bindiğim bir otobüs sayesinde Balat’ı, Fener’i, Eyüp’ü tanımıştım. Tek çocuklara özgü yalnız başına kendini oyalama yeteneği bende de gelişmişti. Ben yalnızken değil, etrafımda insanlar varken kendimi “kendim” gibi hissedezdim. Tüm bunlar yüzünden uzak bir memlekette yeni bir hayata başlamanın  (işte yine Yeni Hayat!) benim için cesaretle yakından uzaktan ilgisi yoktu. Cesaret çünkü korktuğun halde attığın o adımın arkasındaki duygudur. Cesur kişi ise korkmayan değil, korktuğu halde harekete geçendir. (Bakınız Bhagavad Gita)

Bazıları için cesaret isteyen hayır diyebilmek, karakterinin kötü taraflarını kabul edebilmek benim zaten zorlanmadan yapabildiğim şeyler. Acaba benim için dönüşüm ve cesaret istemediğim durumlara uyum sağlamak adına evet demek, tatlı dilli güler yüzlü bir insan olmak için zorlanmak, içimden gelmeden iyilik yapmakta olabilir mi ?

Çok sıkılıyorum bazen kendimden. Bir olgunluk gelsin üstüme bir tebessüm yerleşsin yüzüme istiyorum.

Bu günlük bu kadar sanghamou.

 

Alper-Gün 5” üzerine 2 yorum

  1. fatma dedi ki:

    Alper şahane yazmışsın yine. Kıkır kıkır güldüm okurken. Arzu ettiğin olgun gülümseme yoldadır bence. Yaklaşık on, bilemedin on beş yıl sonra hala gelmediyse o zaman dert etmeye başla derim 🙂
    ps: keşke daha sık yazsan

    Liked by 2 people

  2. Beste dedi ki:

    Al benden de o kadar! Kıkır kıkır güldüm ama bazı kısımları da içimi cız ettirmedi değil, benim kendime itiraf etmek istemediklerimi sen ne güzel etmişsin diye.

    Liked by 3 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s