Alper- Gün 6

Günaydın sangha.

Bu sabah suçili ısınma-vacra x 3-TSS x 3-TS x 3-ikinci prelüd-ılınma şeklinde yaptım. Şedovcu olmayanlar çıldırsın şimdi bu denklemi görünce.

Her şey derinleştikçe zorlaşıyor. Müzik, edebiyat, yoga hepsi. Nereden çıktı şimdi bu? Bu aralar Leyla Erbil’in Cüce’sini ve Sevim Burak’ın Yanık Saraylar’ını peş peşe okudum. Pek kitap okumayan arkadaşım S’yi düşündüm. Muhtemelen ikinci sayfaya geçmeden bu ne be der kapatır.  Çok bir şey anlamasam da farklı bir şeyler hissettim. İyi bir müziği dinlemek gibi. Mesela Bach’ın bir eserini dinlerken Rachamaninoff İkinci Piyano Konçertosunun yarattığı tüğlerin diken diken olması hissi olmaz çoğu zaman ama daha derinden bir şey hissedilir. Böyle çok isteyerek yenmiş ne az ne fazla bir yemeğin üzerine içilen lezzetli bir kahvenin midede yarattığı hisse benzeyen bir şey. Bir denge hali. Doygunluk.

Dinleyen, okuyan yapan için çaba gerektiriyor tabii derinleşmek.

Defne Hoca çok yazdı. Yog halleri, yoga kafası için ille de yogaya ihtiyaç yok diye. Bir öykü yazmak istiyorum 1920’de İzmir’de geçen. Yirmi yaşında bir protagonist, anası ve babasından  oluşan çekirdek ailenin yanına sığınmış ömrünün yetmiş senesini kilim dokuyarak geçirmiş olan  seksen yaşındaki nenenin ilmekler arasında hakikati gördüğü.

Bugünlük benden bu kadar. Bugün akşam da yoga yapmayı düşünüyorum.Yarın yine görüşürüz sanghamou.

 

 

 

Alper- Gün 6” üzerine 5 yorum

  1. Kalemtıraş dedi ki:

    Sevgili A, bu yazı çok iyi ve anlamlı cümlelerle dolu. Teşekkür ederiz. Öykünü heyecanla bekliyoruz. 1920 İzmir’i benden sorulur, sana mevsim mevsim anlatırım istersen insanların hayatlarında neler oluyor. İyi bir yıl 1920. Herkesin umut içinde olduğu.
    Denkleme gelince: Dizlerin ağrıyor ise TS ve TSSlere ara verebilirsin biraz. Sadece çöküp kalkabilirsin. Bloklu suçide bandalı uzun oturabilirsin.

    Not: Bir Tuhaf Kadın nasıldı?

    Liked by 2 people

    • alpererdoganblog dedi ki:

      İyi ki söylediniz. Ben gergin bir atmosfer istiyorum. Protagonistin askere alınmaması için İtalyan tabiyetine geçirmeye çalışıyor annesi ve babası. 1918 daha mı iyi olur? Sevgilisi İtalya’ya gitmiş aklı onda. Mektup şeklinde yazsam nasıl olur sizce ? Protagonistin sevgilisine mektubu, babasının arkadaşına mektubu, annesinin italyan konsolosuna mektubu … Tüm mektupların arka planında Ursula Buendia’nın İzmir şubesi kilim dokuyor.
      Her sabah on altı nefes duruyorum.
      Bir Tuhaf Kadın çok güzeldi. Çok beğendim. Son bölüme kadar üç öykü okuduğumu zannettim.

      Liked by 3 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s