Pınar – Uzun ince bir yoldayım

4 gün önce yazıp yayınlayamadığım yazı.

—-

Sevgili sanga,

Senden dikey ve yatay olarak kilometrelerce uzaktayım. Ama aklımdan hiç çıkmadın. Köpek yılın, geçmiş yeni ayın ve güneş tutulman kutlu olsun.

Nepal’de 11. günümdeyim. Artık dağlardayız. Mis gibi temiz ve giderek incelen hava etrafımızda, yardımsever ve güler yüzlü insanlar çevremizde.

En çok bugün seni düşündüm sanırım Sanga. Dağcılar buna kendi aralarında Art of Suffering diyorlar sanırım. En azından Gökay öyle söylüyor. Hayatında herhangi bir yerde trekking yapmamış bir insan olarak sırtımda yaklaşık 10 kilo çantayla iki gündür 6şar saat yol yürüdüm. Bu benim için epey bir şey demek. Sırt çantası leğen kemiklerimin, köprücük kemiklerimin üstünü çürüttü. Ayakkabı topuğumu vurdu. Popo kaslarım taşlaştı. Uyku tulumunda eciş bücüş uyumaktan boynum tutuldu. Burada yaptığım yoga mola yerlerinde veya soba başlarında sandalye üstünde girdiğim birkaç hareketten ibaret kaldı. Diyeceğim ama aslında hayatımda hiç bu kadar yoga yapmamıştım. Daha devam edemeyeceğimi düşündüğüm, leğen kemiklerimdeki acıdan ağlamayı düşündüğüm her an Mayurasana’da olduğumu düşündüm. Veya sinirimi bozan bir başka poz. Bir nefes. Bir nefes daha kalsam. Bir adım daha atsam ne olur? Sadece bir adım, sonra bir adım daha..

Burada her şeyimi bir başka insana emanet etmeyi öğreniyorum. Bu kişi sevgilim olunca yer yer zor oluyor. (Egolar çarpıştı lafı geldi aklıma Defne Hocanın bir yazısından, aslında egolar değil özgüvensizlikler çarpışıyor diye devam ediyordu.) Ama şehirde yaşadığımız kargaşadan sonra burada daha rahatız. Burası onun hinterlandı. Ona bıraktım. İç derse içiyorum, ye derse yiyorum. Hızlan derse hızlanıyorum, yavaşla derse hız kesiyorum. Bir süre sonra nabzımı ve adımlarımı, yokuş veya inişin açısına göre ayarlamayı öğrendim. Nabzı sabit tutmak en mühim işmiş. Ağızdan nefes al diyor, ay bu soğukta bademciğim mi şişer ay ağız nefes alma organı mıdır diye bık bık etmeden boyun eğiyorum.

Gökay benim burada asla görmediğim şeyleri görüyor. Dün başka bir yerde olan Amerikalı anne kız var ya onlarla tekrar karşılaştım diyor. Ne Amerikalısı ne anne kızı diyorum. Aa bak bu çocuğu dün yolda gördük işiyordu hatırladı mı diyor, en ufak fikrim yok. Ben ki kendimi cin bilirim. Ama yok, burası gerçekten onun hinterlandı. Biz nasıl yoga öğretmenleri olarak insan bedenlerini ve zihin kalıplarını okumayı öğreniyoruz, onun işi de coğrafyayı, ve oraya yayılmış insanları okumak.

İrtifa olarak 3500lerdeyiz. Burada Annapurna Himalayalarının etrafında saat yönünün tersine bir tur çizerek 5416 metrede bulunan Thorung La geçidine doğru ilerliyoruz. Yarın aklimatizasyon günü, yani yüksek irtifaya alışmak için bulunduğumuz yerden daha yükseğe çıkıp tekrar aynı yerde uyuyacağız (ben yürüyebilirsem). Altitude sickness denen hadise buradaki en kritik şey. Hazırlanmak için elinden gelen her şeyi yapsan da tolere edip etmeyeceğin tamamen şansa kalmış bir şey. İncelen havada sıvı kaybı ve zorlanan kalple beraber mide bulantısı, kafa karışıklığı, baş dönmesi gibi semptomları var. Ölüme kadar götürüyor. Bol bol su içmek ve yavaş yavaş yükselmek gerekiyor. Şimdilik iyiyiz. Ama her şey giderek zorlaşacak. Bense zaman zaman suçluluk duyuyorum, evet. Ayakkabım vurduğu, çantanın kemerini sonuna kadar sıkmama rağmen oturması gereken yere oturamayacak kadar küçük bir belim olduğu, kemiklerimi yastıklayacak hiç etim olmadığı için suçluluk duygusuna benzer bir şeyler hissediyorum evet. Yeterince iyi değilim hissi. Çok tanıdık bir his. Gökay’ınsa zaten umrunda değil, geçidi geçmişiz, geçmemişiz. Turu tamamlamışız, tamamlamamışız. Bense ayakkabı vuruğumu düşünüyorum.

Burada elektrikler kesik genel olarak. Hidroelektrik santralde bir arıza varmış. Manang’da jeneratörü olan bir otele geceliği 200 rupi veriyoruz. Yani 2 dolar. Karşılığında telefon şarjı ve internet. Şimdiye kadar orada yeme içme karşılığında bedava kalmıştık diğer guest houselarda. Burası da böyle bir yer işte.

Kendine iyi bakasın Sangam. Yogaya devam.

Pınar – Uzun ince bir yoldayım” üzerine 4 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s