Alper – Tramvay

Dün gece yatarken uykuma kıyamadığım için alarmı kurmasam da erken kalkmayı dileyerek uyudum. 6.15’te uyandım. Bol ts’li bir ouverture’den sonra üçüncü prelüdü, ardından da asana serimi yaptım. Sonra aldım elime Ben Ruhi Bey Nasılım?’ı uzandım yatağıma.

Bugün biraz tez yazarım diye düşünüyordum. Öğlen pırıl pırıl bir güneş açtı. Moda’da dolu diyerek geri çevrildiğim otoparktan çıkmış ne yapsam diye düşünürken tramvayın uzandığı sokakta bir arabanın çıktığını gördüm. Öyle güzel bir park yeriydi ki arabayı birkaç gün bırakıp otobüsle dönmek geldi içimden. Çarşıdaki işlerimi halledip Moda’ya geri gidecekken tramvay önümde durdu. Atladım hemen. Tramvaydaki doksan olan yaş ortalaması benim binmemle yetmişlere düştü. Benden sonra en genç kişi ellili yaşlarında bir abla. Hikayemiz için unutmayınız bu ablayı. Bu abla antagonist. Bir de protagonistimiz var. Protagonistimiz de ROL (racist old lady).

Moda yaşlısı, kedisi, ressamı, bohemi, hipsterı, zirzopu bol nadide semtlerimizden biridir. En güzel kahveyi, en güzel dondurmayı, en gürbüz kedileri, en candan köpekleri hep burada bulursunuz. Tramvayda hayatlarının son baharında olsalar da oyunu bırakmamış, her gün dışarı çıkan hepsi çok şık bakımlı ihtiyarlar ve ben kısa sürecek olan seyahatimize başladık. Tramvayın arkasına Suriyeli küçük çocuklar atlayarak tehlikeli oyunlar yapıyorlardı. Ülkemin zaten az olan tüm tramvaylarına tüm çocukların yaptıkları gibi. Bizim ihtiyarların yavrum dikkat edin düşersinizle başlayan uyarılarının tonu Bahariye’de ilerlerken ne kadar yaramazsınız siz, bir yerinize bir şey olsa sizi sokağa bırakan analarınız ortalığı ayağa kaldırıra döndü. Kilise durağını geçip Moda Havuz’un oraya geldiğimizde tramvayın en yaşlısı, gençliğinde çok güzel olduğu buz mavisi gözlerinden belli ROL çevik bir hareketle ayağa kalktı. Hareket halindeki tramvayın kapısını açtı. Çocuklara bağırmaya başladı: Geldiğiniz yere geri dönün, belediyenin yerinde olsam sizi parçalardım, bıktık sizlerden… Kadın sinirlendikçe çocuklar iyice kudurdular. Daha oyuncu, daha tehlikeli olmaya başladılar. Tramvayımızın gençlerinden yetmişli yaşlarındaki sarışın hanım da şimdi belediyeyi arıyorum toplatıcam sizi diye çığlık çığlığa bağırmasıyla ortam iyice şenlendi. ROL elli yaşındaki abla ve bana dönerek dinlemiyorlar şekerim dedi. İkimiz de yüz çevirdik kadına. O anda aramızda görünmez bir bağ oluştu. Ve ellilik abla başladı: Siz hiç çocuk olmadınız mı, ne kadar hoşgörüsüzsünüz, onların ne suçu var, bizim ülkemizde savaş çıksa biz de kaçacak delik ararız… İlk saniyelerinde kanımı donduran bu olaydan birkaç dakika sonra zevk almaya başladığımı farkettim. Bir roman okur gibi, bir film izler gibi gözlemlemeye başladım. Hiçbir duygu hissetmediğimi fark ettim. Tabii ki ROL’e karşı çocukların kazanmasını umut eden, ellilik ablayı destekleyen bir izleyici/okuyucu gibiydim.

Bu döngüyü de bu yazıyla ben başlatmış oldum sangha. Beni yalnız bırakma.

Alper – Tramvay” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s