Yeşim Gün 5: Doğanın meditasyon anı

Yemeği erken yiyip sahile yürüyüş yapmaya indik. Koskoca sahilde neredeyse kimse yok. İn, cin, ben ve eşim. Derin bir sessizlik, yalnızca ufak ufak dalga sesleri kıyıya vuran ama hep aynı tonda. Sanki dalgalara biri kıyıya tam çarpacağı sırada “sus” işareti yapıyor ve onlarda sessizce kıyıdaki kum ile buluşuyor.

Demek ki insanoğlunun zorunlu bir yemek saati olsa hep, o saatler arası doğa bayram edip kendi sessizliğinin sesine dönecek. Öyle güzel ve öyle huzurlu ki. Nasıl bu kadar ses çıkartıyoruz biz insanoğlu!!! Sanki çığrından çıkmış bir durum bu. Çünkü bu sessizliği bozmak hakikaten bayağı bir çaba demek, güç demek ya da gücü yanlış yerde heba etmek demek.

İki saat neredeyse bu durumun tadını çıkartıyoruz. Özüne dönmüş doğada sessizce ve yanyana yürüyoruz; her attığımız adımın kıymetine vara vara ve en son lacivert mavi bir gökyüzü ile sessizliğe veda ediyoruz.

Sanki büyük bir kapıdan insan seli akıyor ve tabiki sessizliği yara yara ve yıka yıka.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s