Gün 1 Mayıs_Defne_Ben Eskiden Hiç Böyle Değildim

1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı. Doğup büyüdüğüm evde pek kutlanırdı 1 Mayıs. Hem bizimkiler solcu olduğu için, hem de annemin yaş günüdür. Annem yaş günü 1 Mayıs’a denk geliyor diye gururlanır. Bir defasında babaannem beni almış, elimden tutmuş çocuk parkına götürüyormuş. Benim o zamanki takıntı nesnem kırmızı bir taşınabilir kaset çalar idi. Babannemin yanında yürürken onu da göğsüme bastırmışım. Yetmemiş bastırmak bir de çal tuşuna basmışım. Birden sokaklarda 1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı bangır bangır çalmaya başlamış. Babaannemin beti benzi atmış. 80 darbesinden hemen sonraymış, ikimizin yaşına da bakmadan içeri alıverirler diye korkmuş, akşam beni eve bırakırken annemle babamı da bir güzel haşlamış. Çocuğa ne biçim müzikler dinletiyorlarmış.

Bu sabah Temeller grubumla Mart-Nisan kursumuzun son dersi vardı. Tüm başlangıçların denk geldiği bugüne bir son kondurmak benim hoşuma gitti. Çok konuşmadım. Bu sınıf pek konuşkan değil zaten. Bir tane erkeğimiz Deniz var. Onun soruları da olmasa kulaklıklarımdan şüphe edeceğim! Sessiz sakin sıkı çalıştık. Onlar benden daha çok çalıştırlar tabii. Ben iki göster iki izle ritmini tutturduğum için öğrenciler kadar derine giremiyorum. Ders biterken herkes sessizdi. Gözler parlaktı. Vedalaştık. Bayramlaştık. Yakında yine buluşacağız.

Sonra gün başladı. Kahvaltı. Duş. Şu bu. Kahveye gittik. Ben biraz yeni yazdığım roman üzerinde çalıştım. Sizin yazdıklarınızı okudum. Sonra aklıma dank etti ki ben kendi yogamı yapmadım. Oysa 28 günün 28inde de yapacaktık hani? Sabah ders verdim, yoganın içinden şöööööle bir geçtim diye Gün 1’e çek atmış mı zihnim? Düşündüm. Bu çevrimiçi dersler başladığından beri ders öncesinde ya da sonrasında ben kendi yogamı yaptım mı diye? BUlamadım. Yapmamışım. Oysa ben böyle bir insan mıydım? Sabah 7 (ve hatta ABD’de yaşadığım yıllar sabah 6:00) deki dersimden önce stüdyoya girer, azıcık da olsa bir şeyler çevirirdim içimde. Babam da sorardı, sen derste yoga yapmayacak mısın öncesi neden diye? (Babamlarım Zekeriyaköy’deki evinde kaldığım bir kış Cihangir Yoga’nın Fındıklı şubesindeki dersimden önce yogamı yapayım diye oradan 5 buçukta çıkıyordum. Babam dehşete kapılmıştı.) “Aaa” derdim, “derste yaptığın yoga değildir ki.”

Buna hâlâ katılıyorum ama o kadar katı değilim. Bir hocanın ders verirken yaptığı yoga elbette tek başına yaptığı yoga ile bir değil. Konuşurken nefesin ritmi gidiyor. Odak noktası senin için, senin vücudun, senin hislerin değil, karşındaki insanların hali, durumu. Ama hiç de yoga yapmamış sayılmayız yani ders verirken. İçimizdeki çorbaya bir kaşık kaldırıp şöyle bir karıştırıyoruz. Altını açıp onu ısıtıyoruz. Kaynama noktasına gelmese dahi kapağı açık, kısık ateşte pişiriyoruz. Bir doku, bir tat alıyoruz yani yogadan. O yüzden ben bu sabahki dersi saydım Gün 1’den. O da bir emek.

Eskiden olduğum insan da değilim zaten!

Yarın sabah Gün 2. Niyet gün doğmadan geçmektir sunak başına… Sonrasını yazarım. hepinizin yazdıklarını heyecanla okuyorum ve okulumuzla gurur duyuyorum. Şu alemde yan yana düştüğüm insanlar siz olduğunuz için şükrediyorum. Gece gündüz…

Yarın görüşürüz.

Annecim iyi ki doğdun! Foto: Adnan Onart
Reklam

Gün 1 Mayıs_Defne_Ben Eskiden Hiç Böyle Değildim” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s