Ceren – Gün 0,1,2: Hemzemin > Geçit

Gün 0: Kırmızı. Yaklaşan tüm kutlamalara, buluşmalara, gidişlere hazırlanan şehrin kalabalığı, telaşı. Yüksek ritimde uğultulara dönüşen sesler. Gündemin yoğunluğu. Hiçbir zaman bitmeyen yapılacaklar listem. Yeni ay ama benim biraz ısınmaya, içime dönmeye ihtiyacım var. Birkaç gün önceki ilk samakonasana ve hanuman cenderesinden çıkışta hafifleyen, uçuşan alt karnım ağır, yoğun ve her fırsatta zeminle buluşmaya meyilli. Zihnim ters yöne çekiştiriyor, şehrimin hava durumuyla bir: puslu, bulutlu ve yağdı yağacak. Kısa bir regl serisi içinde ağırlıksız, salınımsız, sessiz bir ısınmaya uzun uzun davet eden kozmik yumurta: şarj oluyor, yükleniyor. Bekleyin… Ama siz yine de dokunmayın, ısırıyor.

Gün 1: Kırmızı. Günün duyu organlarımda tüm biriktirdikleri uğultuya ve zihnimde bir yoğunluğa dönüyor. Gündem konfor alanının dışı, geçmiş hesaplar, gelecek öngörüleri, yolcu ettiklerim, bekleyenler. Yine zemine meyilli pratiğim. Isınmaların orta yerinde dişliler kıtırtılarla hareket etmeye başladı. Bugün kozmik yumurta sivri tarafında dengede kalmayı deniyor, omurgam mesajı iletiyor. Sukhasana’da katlanmak kalça eklemlerime yapılabilecek en iyi masaj, omuzlarım da direnmiyor. Daha da yumuşadım sanki? (*hocalar zincirine teşekkürlerimle) Tamam, hazırım şimdi, gönderin günün kalanını gelsin!

Gün 2: Kahverengi. Yeniden buluşmak üzere bir hoşçakal sevgiliye.. Didişmek nispeten kolay, uğurlamak hep zor. İlk defa havalimanına birini bırakmaya gidiyorum, oysa bırakılan taraf ben olurdum hep. Köşeme dönünce tekrar merhaba samakonasana! Birkaç gün zeminde şarj olduktan sonra yavaş yavaş ayağa kalkma zamanı, çok zorlamadan. Son aylarda çoğunlukla olduğu gibi yine gün batımına doğru, udiyana yerine damdapada’lı, hanumansız bir son ders tekrarı. Kurmastana’da başım yangın yeri, göz hizamdaki leğeni izliyorum, çıkışındaki nefes ile ellerim senkronize, tüm yangını iki ayağımın arasına indiriyor, bu yakıtla uzuyorum. Yere taktığım fişim bedenimin tüm arka hattından şarjı iletiyor: sana da merhaba uttanasana! Üstüne kısa bir regl serisi, zemine ve alt karnıma bir teşekkür.

Ve değişmeyen tek şey: her sabah günün haberlerini samapada’dan yada balıksırtı mudra eşliğinde sukhasana’dan aldıktan sonra 10-15dk bir ısınma ile bedenime günaydın. Gecenin raporunu almak ve kendi raporunu bırakmak için dışarıya çıkmayı bekleyen bir çift göz heyecanla beni izliyor, arada (hocam Pınar’ın da bahsettiği) takıntı nesnelerini ayağımın dibine bırakıyor. Yavaş yavaş öğreniyoruz birbirimizin ritmini ve dilini. Rutinim onunkiyle senkronize olduğundan günün sonuna doğruya döndü genelde yoga pratiğim, ee ne de olsa 2. prelüd öğrencisiyim : ) Sahi, ben yeniyim, köpekli (koşturmalı, çekiştirmeli) hayatta nasıl mümkün oluyor sabah pratiği? Hele hele Brahma Muhurta hiç mümkün olur mu bu bedensel yorgunlukta?

Ciklet ‘Kahke’. Hemzemin. ~8 aylık. Izmir, 30.04.2022

Söz verdim, suya atlıyorum nihayet!

28gün’e, küçük halkadan sonra büyük halkaya, Sangha’ya merhaba!

*söz vermek demişken, bugün radyoda çalan: (20 sene olmuş bile, koşturuyor zaman)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s