Defne_Gün4_Sıkı Tutunun

Gün 4. Sıkı tutun Sanga. Düştün mü bugün düşersin. İlk 3 günün yüksek enerjisi, şevki, zevki, hevesi bugün bir aşağı meyleder. Sıkı tutunun. Düşmeyin. Gün henüz genç. Yoganızı hâlâ yapabilirsiniz. Ayın (yılın) 10 numara (Umut’u tabiriyle) Tritiya’nın titresi hâlâ üzerimizde. Dileklerinizi bir kağıda yazmaya devam. Yarın Hıdrellez malum. Bir gül ağacının altına gömün, Ganeşa’nın göbeğine saklayın, kağıttan kayık yapıp suya bırakın artık ne geçerse içinizden. Dilek dilemeyi, dua etmeyi, mucizelere inanmayı sakın ola ki bırakmayın. Yoga, mucizenin mümkün olduğunu hissettiğimiz, en içimizde bir yerlerde bildiğimiz bir andır. O kadar da değil: Mucizenin varlığını hissetmekle kalmayız, onu yoga anında mümkün de kılarız. Fatma’nın bahsettiği ok böyle bir şeydir. Okumuzu, yayımızı (şarva) yoga esnasında kuşanırız. Orada günlük hayatın “olur mu ya öyle şey”leri erir, ateşte yumuşayan demir gibi (matrix’in kaşık sahnesi- evet tam da budur anlatmaya çalıştığım) zihnimiz eğrilir bükülür, gün içinde zinhar aklımızın kesmediği bir şey “elbette” noktasına varır. Bu mucizeye hayatta yer açmaktır.

Yer açmak demişken… ne olur, acaba çok rica etsem “alan açmak” yerine “yer açmak” desek olur mu? Sonradan türkçemize yerleşen ve içi boş bir teneke gibi tınlayan, babaannemize söylesek hiç anlamayacağı bu dublaj tabirleri (katılım sağlamak, giriş/çıkış yapmak, paylaşımda bulunmak, alan açmak ve daha niceleri) bir kenara bıraksak? “İfadenin sınırları dildir”, yazmıştım ya Doğa’nın yazısının altına, yorum kutusuna. Türkçe’nin içinde kalarak -dublaja başvurmadan- gönlümüzden geçeni ifade edecek sözcükleri aramak, ingilizceden edindiğimiz tabirleri sınırların dışında tutarak konuşmaya, yazmaya çalışmak ifadeyi derinleştirir.

Dil zihindir. Dil inceldikçe zihin de kaba katmanlarını atar, alttan derin düşüncenin zarı çıkar ortaya. Derin düşünce zarında ezber kalıplar yıkılır. Ezber kalıplar, pek çoğunuzun bahsettiği gibi donmuş korku katmanlarından başka bir şey değildir. Tünelin diğer yanına çıkmanın yolu elbette içinden geçmektir. Derin düşünebilme yetisi (tembellikten vazgeçmek elzemdir) insana müthiş bir mutluluk verir. Ayfer Tunç bir söyleşisinde (Açık Radyo- Seval Şahin ile Günün ve Güncel’in edebiyatı programı) demişti ki “insana derin düşünme kadar haz veren çok az şey vardır”.

Bugünkü buhranların (kişisel, toplumsal, siyasi, ekonomik, kültürel, ilişkisel ve hatta çevresel) büyük bir kısmı derin düşünmeye üşendiğimiz için oluyor. İçi boş tabirleri teneke gibi tıngırdattığımız için. Dilin kemiği yok tabii ama ucuna geleni yutup daha doğrusuyla değiştirme yetisi var.

Gelelim suçi’ye… İğne ya da ince uçlu değnek anlamına gelir ve Sanskrit orijinalinde सूचि ya da सूची olarak yazılır.İngilizce alfabeye soochi ya da soochee olarak geçer. Türkçe alfabede सूचि kelimesi de सूची de suçi olarak yazılır. Kulağı tersten göstermeye gerek yok. Ç’mize şükür.

Benim yogam? Bu sabah yine ders yogası oldu. Güzeldi. Yeni ay dersiydi. Sabah 7’de 12 öğrencim ve ben beraber açıldık, kapandık, yükseldik, sonra bayramlaştık.

Hepinizi kucaklıyorum… Sıkı tutunun. Yol yeni başlıyor. Ne şanslıyız ki beraberiz bu trende.

Defne

Yannis Moralis – Sevgi ve Umut (ΑΓΑΠΗ και ΕΛΠΙΣ) 1934.

ΚΑΥΝΑΚ: https://uploads0.wikiart.org/images/yiannis-moralis/love-hope-1934.jpg

Defne_Gün4_Sıkı Tutunun” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s