Ebru-Gün 4: Fesleğen kokulu uykular

Keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım.

Didem Madak

Dün gece uyumaya çalışırken bu satırlar düştü aklıma… Çok severim Didem Madak ı…

Satırları düşünürken uyuyup kalmışım zaten… Sabah uyandım hala aklımdaydı… Bu yazma işi çok iyi geldi bana…Kendimi sürekli içimle dışım arasında bağlantı kurarken yakalıyorum. Ve bi bakıyorum birşeyler dökülüyor. Burdan çok sevgili hocalarıma böyle bir imkan sağladıkları teşekkür etmek istiyorum.

Gelelim bugün dökülenlere… Özellikle son 1.5 yıldır olanlar oldu… Bu olanlar bir anda olmuş gibi görünsede nerden baksanız koca bir ömür var gerisinde… Doğum, yaşam, yaşananlar, yaşatılanlar, idraklar, pes etmeler, vazgeçişler, kabullenişler hepsi üst üste kocaman bir dağ oluşturduğunda, ben o dağa küstüğümde ve dağın haberi olmadığında, sonra o dağı bir dinamit demetiyle patlattığımda, kalıntıların altında kaldığımda ve sesimi duyan yok muuuu!!! diye bağırırken kendi sesimin bana geri dönmesiyle uyanmam son 1.5 yıldır…

Hayatımın büyük bir kısmını gölgesine razı bir fesleğen gibi yaşamıştım meğer. Hatta belki de fesleğen olduğumun bile farkında değildim. Fesleğen bile olmayabilir ortalıklarda ama o kadar da abartmayayım:) Öyle yeşil birşey olarak dururdum. Varlığımı güzel yeşil birşey olmaktan ibaret sanırdım herhalde. Sanılmasın kötü bir hayatım oldu, gayette güzel yaşadım. Varlığına hala şükrettiğim dostlarım oldu… Varlığına şükrettiğim aile bireylerim… İyi kötü güzel aşklarım… Güzel işlerde çalıştım, güzel gezdim…Aklım pek birşeyde kalmadı yani… Kendimin dışında… Ama sonra birşey oldu… İçimdeki barajın kapakları açıldı ve heryer sular altında kaldı.

Bir fesleğen olduğumu anlamıştım sonunda…Bu ilk fazdı… Hey ben varım…! varmış gibi değilim varım demek öyle kolay olmuyor… Bırak dış alemi… kendine bunu yaptığını farketmek en acısı… Sonra gölgesine razı bir fesleğen olduğumu anladım 2. fazda. Fesleğen olmak güzeldi de… Gölgesine razı olmak…Cık.! olmamıştı… Zaten uzun yıllar öyle geçmişti.

Bakın burası çokomelli:) “Ben gölgesine razı bir fesleğen değil, gölgesinden, tüm gölgelerinden razı bir fesleğen olmayı seçecektim.” Kolay mıydı.. Değildi elbet… Dağları patlatmam, suları salmam ben razıyım gölgemden diyebilmemle oldu ama.

Fesleğen en mahcubu bence çiçeklerin… Nazikçe dokunmadan, şöyle bir kafasını okşamadan salmıyor enfes kokusunu… Ben üstüme düşeni yapmış bir fesleğen olduğumu anlamıştım. Sonra dağ patladığında, sular ipini koparmış gibi boşaldığında beni anlayanlar nazikçe başımı okşamaya başladılar…Ohhh!! mis gibi kokular…Yetmedi ellerini burunlarına kapatıp içlerine çektiler o kokuyu…. Kah gölgelerin altında benimle durdular, kah su verdiler….Onlar kendilerini biliyorlar…

İyi ki varlar…Başınızı nazikçe okşayanlarınız, su verenleriniz çok olsun sevgili Sangham…

Ebru Ayşe Taner

Ebru-Gün 4: Fesleğen kokulu uykular” üzerine 13 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s