Doğa – Gün 4-5

Sevgili köy halkım, sangam, bu aralar bir çözülme yaşıyorum. Eminim bir takım yıldızların bir kesim gezegenlerle yaptığı bir kısım açıların bu işte payı vardır, o kısmı es geçiyorum, görebildiğim kadarından sonrasına hakim değilim (ki bu da ayın “acaba bu dolunay mı yoksa yarın mı dolunay olacak, du’ gözlüğümü takıp öyle bakayım belki daha net görürüm”den öteye gitmiyor). Kendime günlük yoga sözü verip bunu tutmak, sözümü tutabileceğimi, söz vermekten korkmayabileceğimi bana göstererek bir konuda ufak bir çözülme sundu. Meyvesi ise daha da tatlı, kurmastanam lezzetlendi, miktarı biraz fazla kaçırdığım bir yemeğin yanında yediğim o acı biber gibi, hıçkırtsa da, dilimi dalasa da, yarınki tırmalamalarını bugünden duyursa da ince bir haz veriyor, hafiften sindirtiyor, soğuk kış gününde insanın içini ısıtıveriyor. Sanki bayrağı şarvaya bırakıp nefsi bu cephede teslimiyete davet ediyor. Gün gelir şarva da savaştan elini çeker, okunu güle, yayını bülbüle evirir, kim bilir.

Dün yazamadım sangham, lakin okudum okuyabildiğim kadarını. En çok da güzel bir dil kullanılmış olanları okudum, ne yalan söyleyeyim. Beceremiyorum yalanı pek, kibarlık falan da çok yok maalesef, tanısanız sevmeyebilirsiniz yani ama seve de bilirsiniz, o anki hava koşullarına bağlı. Çocukken de ailede lakabım “doğrucu Davut”tu. Bir keresinde polis annemin arabayı çevirip hız cezası kesiyordu, baktım plakayı yanlış yazmış, düzelttirdim. Annemle abim polis gidince bana baya bi’ süre ters ters baktılar, ne olduğunu anlamadım. Sonra yarı güler yarı kızar vaziyette ne yaptığımı açıkladılar da öyle aydım.

Brahma Muhurta olsun, gün doğumu olsun, alarmsız kavuşamadıktan sonra neyleyim o yarin saç telini diyorum her seferinde. Dün de gün doğumuyla gözümü araladım lakin kendimi yorgandışarı bir saat kadar atamadım da en son yuvarlanarak çıkabildim. Defne Hocamın “Sıkı tutunun” yazısını okuyunca rahatladım, dedim isyan da öngörülebilenler listesinde. Yazamayışım da ondan, gitmedi elim bir türlü. Bugün de gitmiyordu da Tansel’in “Yoldaki At” yazısı kilitli olduğunu sandığım bir kapıyı araladı, fena cereyan yaptı. Sabahları gün doğumuyla alarmsız uyanış ve kendimi yogaya ikna ediş şeklime çok benzer buldum metni. Aynalanmış hislerimi okumak birden farkettirdi ki bu düzeneğin sabah saatlerine sıkışıklığı kendinden değil, benim işgüzarlığım. Halbuki bu gizilgüç her an devinimsel olana dönüşebilir. İşbu metin kanıt niteliğindedir. Yine de kesin konuşmak için daha çok kontrollü deneyler ve kontrolsüz gözlemler yapılması önerilir. Önümüzdeki günlerde gerekli incelemeyi başlatmak üzere ekiplerin yönlendirileceğini bildirmekten sevinç duyarız. İzin, kaynak ve ödenek kısmı henüz meçhul, Gayrimeşru Araştırmacılar Vakfı’na başvurumuzun sonucunu bekliyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s