Tansel; Gün 6

Yedinci günden merhaba,

Benim için yoga uygulaması günün sabah saatlerinde kendisine ayrılan yerde başlıyor, etkisi kendinden sonraki saatlerde de (dakikalar daha gerçekçi olacak) azalarak güne yayılıyor. Etki diye tarif etmeye çalıştığım zihnin nirodaha hali.

Gün “dışardaki” yaşama karışınca  orasının bütün frekanslarıyla titreşmeye başlıyor. Bu hepimizin yaşadığı şey büyük olasılıkla. Bu etki bazen küt diye kesiliveriyor bir sebeple. Bazen en yakınından, bazen hiç tanımadığın birinden, bir şeyden gelene verdiğin tepki ile.. Hooop gitti nirodaha geldi vritti. Aslında vritti’nin bir yere gittiği yok da biz öyleymiş kabul edelim.

Yoga ile uygulamalar düzeyinde ilk tanışıklığımda etkisi neredeyse 24 saat sürüyordu. Uygulama sonrası bir iki saat “yoga kafası” tabir ettiğimiz haliyle, kalanı ise zihinde ve çenede tezahür ediyordu. Ne çok konuşuyordum, ne çok duruşumu düzeltiyordum, ne çok kafamda evirip çeviriyordum. Aşık olmuşsun da her anında onu yaşıyormuşsun gibi. Bir de anlat anlat doyamıyordum. Yok şöyle, yok böyle bir şey. Hele hâl ve hareketlerim birinin dikkatini çekip soru sordu mu, o sakin bilinen çene çizgi filmlerdeki takma diş gibi kendi başına takırdıyordu.

Shadow Yoga okulu öğrenciliğimden sonra işler sakinleşti çok şükür. Yoga kafası zaten gitmişti çoktan ama anlatma kısmı halen ara ara devam ediyordu. Sonra o da bitti gitti.

Uzun zamandır gerçekten konu açılır, yoga hakkında samimi bir soru gelirse cevaplamaya çalışıyorum. Onda da dikkat ettim cümleler bir bölük pörçük. Karşımdakine ne kadar bilgi veriyorum emin değilim. Yani benim yogadan anladığım ile soranın yoga hakkındaki bilgisi o kadar birbirine uzak ki. Söylediklerimin bir çoğu yüzeyden “ebelek gübelek” kıvamında oluyor neredeyse. Çoğu zaman durup “bu söylediklerim çok genel geçer şeylermiş gibi gelebilir sana ama aslında benim öğrencisi olduğum öğreti böyle bir şey değil” diyorum. “Nasıl mı? Bunu sana anlatamam, bunu ancak sen kendin tecrübe edebilirsin.” İkinci tırnak içini içimden söylüyorum tabii ki. Durduk yere gizemli tarikat kafasına girilmesin. : )

Aslında söylemek istediğim şey fakat anlaşılmayacak olduğundan çekinip söyleyemediğim şey şu: Bu öğreti insan dediğimiz varlığın bedensel, ruhsal ve zihinsel temellerine o kadar temas ediyor ki; temellerden çalışmaya başladığın için seni hem sarsıyor hem de güçlendiriyor. O nedenle o temellerinle çalışmak istiyorsan, buyur gel başla.

Bunu söyle geç de mi. Yok biraz şurasını, biraz burasını bükeyim derken ortaya amorf bir şey çıkıyor çoğu kez. Sonra da ben öğrencisi olduğum öğretiyi anlatamayan birisiyim diye gelsin vritti.

28 gün döngümüz başladığından beri, günlük yoga halim sayende gün içine, akşamına gecesine yayıldı, tütsüledi günümü sanga. Ben sadece bendekine değil sizlerdeki akislere de şahit olunca, yoga geldi yaşamın içine yerleşti. Vakit bulduğum sürece (hazır bulmuşken) ya okuyor oluyorum, ya da ilk fırsatta yazmaya oturuyorum. Yoga kelimeler aracılığıyla da ifade bulunca tadı bir başka oluyor. Normalde gün içinde (birimizin tarif ettiği gibi) siste kaybolan düşünceler, kelimeler burada dönüp okuduğunda yeniden kendini hatırlatacak ifadelere dönüşüyor bu sayede.

Bahsetmek istediğim; gün içinde “konuşulan yoga”nın vritti’nin malzemesi mi, yoksa bizatihi kendisinin mi olduğuydu. Umarım kendisinden konuşmuşumdur.

Sevgilerimle sanga mu..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s