Tansel; Gün 8

Merhaba sanga,

Günün yogası çoğu zamankinden biraz farklıydı bugün. Zihnim her sabah alışık olduğum akışından daha farklıydı. Sanki çapa atıyordu düşüncelere. Farkedince de çok bağlantısız yeni birine sıçrayarak yine çapa atıyordu. Alerjik dönemin etkisiyle bedenim de öyle çok içine içine girmeme izin vermeyecekti sanki. Isınmaları, çök kalkları, vaişakkayı, kurmastanayı beni toprağa çeksin diye uzatabildiğimce uzattım. Minik udiyanalarla satır aralarını açmaya çalıştım. Ama arkada karanlığın içinde bağdaş kurmuş, kollarını kavuşturup oturmuş bir dev gibi duruyordu kendisi. Vrkşasanada yüzünü hafifçe aydınlığa doğru çıkartıp gösterdi kendini. Ölüm.. Eşyaların anlamı değişti, senden sonraki yaşamlarında senden kalan izlerini nasıl taşıyacaklar, neler söyleyecekler seninle ilgili geride kalanlara…

Karanlık bir giriş paragrafı oldu sanga, kusura bakma ama ifade bulması gerekiyordu senin güvenli kucağında. Sana demesem kime diyeceğimi bilemedim.

Bu hâl bana pandemi ile birlikte çöreklendi. Kollektif bilincimizin ve bilinç dışımızın beni etkilememesi mümkün müydü? Değildi tabi, payıma düşeni aldım. Arada geliyor ve her şey anlamını yitiriyor bir anda. Sanki bir kehanetin bileni olarak konuşulan, sevinilen, yapılan her planın içinde onu sabote edercesine kendini dayatıyor. Terapistim “ortadoğululu” psikolojisidir bu minvalinde bir açıklama getirdi. Orada yaşanan acılara ve umutsuzluğa  eşlenmiş zihnin. Mesken olarak oraya düşmüş. Buna dair bir iki açıklama getirdi. Üstüne çalıştık biraz. Gökyüzüne bakmamı, oradan ferahlık hissine ulaşmamı salık verdi. Ben de öyle yapıyorum.

Aslında durduk yere gelmiyor bu tür anlar, arkasında görmek istemeyip karanlığa iteklediğin bir düşünce oluyor muhakkak. Bugün de muhtemelen o yüzden çıktı ortaya.

Sayıları, saymayı severim sangacım. Daha önceki 28 gün döngümüzde bir yazıda da bahsetmişliğim vardır. Onlar bana ilahi bir düzenin, kontrollü ve düzenli olabilmenin enstrumanı gibi geliyor belki de.

Anneciğimin bu dünyadan göçmesi yakın zamanda oldu. Sevgili annem, inançlı bir kadındı. Arada bize ve etrafındaki yakınlarına inancını empoze etme dışında ılımlı bir müslümandı. Hayatı sevinç duygusu ile yaşayan, iyi yürekli (kötülükten ödü kopan), şefkatli, naif bir kadındı. En azından benim gözümde öyleydi. 90’lı yaşlarını gördü. Bir adamı, babamı sevdi, ona ömrü boyunca bağlı kaldı, üç erkek evlat yetiştirdi. Sevdiği öğretmenliği evlenince bırakıp, bizlere öğretmen olmayı seçti. Anneciğimin veda ettiği perşembe gecesi, hayattayken hep kutsal saydığı kendi ölmüşlerine dualar okuduğu gündü. Hem Berat kandiliydi hem de bir kaç kutlu günün denk geldiği gündü. Onu uğurladığımız cami kendi vasiyeti üzerine sevdiği 500 yıllık, tarihi Sultan Camisiydi. Çok soğuk bir günde sıcacık anılarla sevenlerinin eşliğinde uğurladık annemi, babamın diyarına.

Sayılar sanki şüphelerimizi gidermek için devredeymiş gibi gelir bana. “İnan.. bir düzen içindeyiz. O denk gelişler tesadüf olsa bile anlamlıdır. Bunu hatırla..” der gibiler.

Sabah kendini gösteren dev, vedası öncesi defalarca zihnimde vedalaştığım annemin yası muhtemelen. Ben halleştiğimi düşündüm, o dur o kadar kolay değil dedi bana.

Bugün annemin vedasının 52. günü. Yani yine önemli bir tarih ve anneler günü birbirine denk düştü. Ben günü usulca, yokmuş gibi, olmamış gibi kotarırım zannediyordum ki; gün hesabı geldi zihnime oturdu bir anda. Oysa daha bir kaç gün önce pazarın bugüne denk geleceğini hesaplamıştım. Ama sabah sanki o hesap hiç yapılmamış gibiydi benim için. Dedim bugün annem adına bir lokma döktürmeliyim, evlat olarak bizden beklediği tek şey bu belki de.

Vedalar ritüeller aracılığıyla mümkün oluyor. Onlar yılların deneyimlerinden süzülerek ortaya çıkıyor. Hiç hafife alınmaması gereken şeyler. İster inan ister inanma onlar görevlerini yerine getiriyorlar bizim için.

Kararla birlikte hafiflik duygusu devi aldı kaldırdı oturduğu yerden. Şimdi akşamüstü gelecek lokmacı beklenecek, eşe dosta haber edilecek, yoldan geçenlerden dualar alınacak anneme ve bütün yitirdiklerimizin ruhuna.

Hayatta olan ve olmayan bütün annelerimizin, kendisi de anne olan sangamın kadınlarının anneler günü kutlu olsun. Veda ettiklerimizin ruhları şad olsun. Sevgileri hep üstümüzde olsun..

Tansel; Gün 8” üzerine 6 yorum

  1. Array dedi ki:

    Başın sağolsun Tansel, ben hiç bilmiyordum bu kadar yakın bir zamanda anneni yitirdiğini. Çok ama çok tazeymiş. Nurlar içinde uyusun. Tatlı lokmalarla tatlı anılar canlansın, ruhuna yakıt olsun.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s