Şenay – Gün 8-9 : Bakım Üzerine

Selam sanga,

Dün yazamadım; erken çıkıp geç döndüm. Cumartesi günü fullediğim enerji ile neredeyse 15 saat dışardaydım. Çoook güzel bir gündü benim için. Sabah yogamı yapmıştım, o açıdan bir kaçamağım olmadı.

Bugün ise bakım günümdü. Güzellik salonlarından randevularım vardı. (Bu zamana kadar, tüm işlemler için tek bir salona gittiğimi hatırlamıyorum. Kaş için ayrı, manikür vs. ayrı, saç, lazer ayrı… Saç bile boya ve kesim olarak ayrılmışlığı vardır 🙂 Neyse ki bu ara, 2 salona indirebildim. ) Süslü kokona değilimdir ama belli başlı bakımlarımı da ihmal etmem. Vakti gelir de gidememişsem canım sıkılmaya başlar, elim fazlalıkları koparmaya yeltenir. Bu bakım olayına girince, devir daim oluyor, sürekli bir işim varmış, yoğun biriymişim gibi hissediyorum.

Bakıma zaman ayırmayı önceden vakit kaybı olarak görürdüm. Çok önem vermezdim görünüşüme. ”Vitrinime değil, iklimime gelenlere..” sözlü Ajda Pekkan’ın şarkısını tutturmuştum. Ne zamanki; bence beş para etmez birisi bana daha güzel giyinmemi, yüzüme hafif dokunuşlar yapmamı önerdi, o zaman karar aldım. Öncelikle, bir daha o kişiyi görmedim. Bazı kişilerle ilişkiyi sonlandırmak, kendi değerime sahip çıkmak anlamı taşır benim için. İkincisi ise; görünüşün katkısını ihmal etmeyecektim.

Mevlana’nın “İnsan kıyafeti ile karşılanır, ilmiyle ağırlanır, ahlakıyla uğurlanır.” lafını düstur edindim. Gösteriş değil, sadece itibarın ilk adımı olarak görmeye başladım. Süslü kokonalara da tepeden bakışım vardı, o da geçti. Hatta kalıcı oje, botoks gibi koyu muhabbetlerin içinde buluyorum kendimi zaman zaman. Başta soğuktu ama girince alıştım 🙂

Bugün bir kuaförden diğerine geçiş yaparken, çocukluk arkadaşımı gördüm. Selamlaşmadık. Oysa instagramda birbirimizin sıkı takipçisiyiz! O da ayrı bir çelişki. Fazla pespaye gördüm, hemen kafada sorular yandı : ”sevgilisinden yeni ayrıldı, unutamadı mı acaba” ? Bana neyse!!

Bahsettiğim eski arkadaş, beni kızdıran yorumu yapmasa, ben de umursamaz bir halde dışarı çıkar, işe giderdim. Bazen bu kişinin hayatıma giriş amacının bende bu farkındalığı yaratmak olduğunu düşünürüm.

Yine de herkes kendi görünüşü hakkında karar vermekte özgür olsun. İçinden geldiği gibi, sokaklarda dolaşsın, bazı dönemler bakımlı bazı dönemler dağınık olsun. Sevgili çocukluk arkadaşım, aklımdan geçenler için kusura bakma, sen istediğin gibi gez dolaş, ruh halini serbestçe yaşa! Hatta bir dal bana da ver.

Sevgilerle…

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s