Doğa – 10. Gün – Sağ baştan say!

2 gündür yazamıyorum sevgili sangam. Kitap da okuyamıyorum, hoş yahut nahoş şeyler de hissedemiyorum. Biraz yabancılaştım zaar. Burayı okumaya devam ediyorum ama, burası umut veriyor. Acılara ortak oluyorum, insanlığımı hatırlıyorum, sevince ortak oluyorum, neşeyi hatırlıyorum… Burası güzel, sevdim buraları. Dün kendi yogamı yapamadım, öğleden sonra Pınar Hocamla ders vardı. Sayılır mı derste yaptığımız yoga? Defne Hoca bir yazısında ders vermeyi de yogadan saymıştı. Veren el, alan elden üstündür. Yoga dersi yapanın da o günkü yogası olarak sayılır mı acaba? Ney sayılıyordu onu da kaçırdım gerçi. Sayılmasın dünkü yogam. Bugün sabah da gün doğumunda açtım gözlerimi, baktım saat 5:30, çok uzaktaki bir gökdelenin camından odama yansıyan turuncu güneşi görüyorum,
-güneşin gökyüzünün katmanlarında kırılan varlığının dünyanın binalarından yansıyan suretini görüyorum. Gökyüzündeki tezahürünü aracısızca görmek, harekete geçmemi gerektirir-
çişim de var lakin kalkasım yok. Biliyorum, çişe kalksam dil temizliği, diş bakımı, bunlar olurken ister istemez ayıl, ayılınca e hadi bi samapada,
bu arada ta baştan beri en zorlandığım poz samapada
öyle olunca tuttum her şeyi. Uykumu da, çişimi de, dilimi de, düşüncelerimi de, yerçekimiyle olan ilişkimi de. Her şeyi tuttum, bırakmadım hiçbirini. Yogamı gün doğumunda değil de güneş sidikliye vuracak hale geldiğinde yaptığımda sayılıyor muydu? Sayılmayacaksa o da sayılmasın. Saymayı bırakıyorum. Saymak zihnimi devreye sokuyor, matematiği oldum olası severim. Saymayı da severim, en azından üç yüz elliye kadar saymayı biliyorum, denemiştim çocukken. Narenciye bahçesi vardı evin önünde, oradaki ağaçları saymayı denemiştim. Hep o portakal çiçekleri yüzünden, onları saymaya başlayınca ister istemez yaprağında örüntü, dalında logaritma, tarlasında türev integral devreye giriyor. Kaçamıyorum, halbuki hipotenüsten koşmuştum, daha hızlı bi yol bilmiyorum.

Dün duramadım aşvatada, bugün de vaişaka yaktı yüreğimi. Başı çekense hep samapada! Samapadam bi gelişse, ah bi gelişse… Diğerleri -neden olduğunu bilmiyorum, ama olduğuna şüphem yok- hep ondan sonra rahatlayacak! Ne zaman ki kumbaka beni korkuya değil de sükunete davet edecek, ancak o zaman vaişaka beni bir aylığına ağırlayacak, kurmastanam kapısını ardına kadar açacak, aşvatam beni üstünden atmayacak. O güne kadar yaptığım hiçbir yogayı saymıyorum. Gerekirse bu hayatım her gün dans ederek lakin bir kez bile yoga yapmadan biter. Önümüzdeki hayatlarda kavuşuruz kendisiyle.

Doğa – 10. Gün – Sağ baştan say!” üzerine 2 yorum

  1. doakalolu dedi ki:

    Sayılır sayılmaz, insanoğlu bilemez. Ben yapar geçerim, gerisine karışmam 🙂 Ama samapadada özgürlüğü bulduğum gün,
    o gün ölmek yasak!

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s