Tansel; Gün ON

Tarifeli seferler

Tren analojisinin işe yaramasına çok sevindim. Kendimden biliyorum, lineer yanım kaçan tren bahanesini çok sever. O nedenle dönen tren onun ilacı gibi oldu.

Bana göre bir şeyi her şeye rağmen yapmayı sürdürmek hem öğretici, hem de zihni terbiye edici. Ne kadar yaptığım, nasıl yaptığım hem önemli hem de değil. Yapmamaktansa yapmış olmak, günün geri kalanında ya da takip eden günlerde kendimle uğraştığım zamanları alıp bana hediye ediyor. Kendimle uğraşacak konu biter mi? Bitmez. Ama bir eksik olmasının avantajını niye yaşamayalım?

Burada daha da önemli olan bence her gün aynı şeyleri yapmayı sürdürmek. “Bugün canım çok istemiyor”, ya da “sadece şunu şunu yapsam”lar, yaptığım şey her ne ise aslında onda derinleşmekle ilgili korkumun yansıması. Ne zaman ki o korkuyla yüzleşip halleştim, o zaman kendime gerçekten yönelip, o gün neye ihtiyacım varsa veya şartlar neyi gerektiriyorsa -yap(a)mamak dahil- onu yapmak gerçek olan oluyor. Buradaki gerçeklik, olmakta olanı samimi olarak kabul etmek anlamında.

Melek’in dün yazdığı gibi parkta ısınmalardan sonra bankta oturup zihninde serinin bütün hareketlerinin içinden geçmesi tam da yukarıda söylemeye çalıştığımla ilgili. Yapamamaktansa şartlara uygun samimi yoga anı.

O nedenle tren kaçmıyor, bi dahaki gelişini kolla. Ama istasyonda da çok oturmaya alışma, trene bakmak çok iyi değil. O öküz gelip yüreğine oturuyor sonra. (sözüm meclisten dışarı, kendimden içeri sangacım) : )

Sevgilerimle,

Tansel; Gün ON” üzerine 4 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s