Tuba K. – 11. Gün

Sangha,

duygular, zaman ve mekana göre ne kadar değişiyormuş! köy evindeki ben ile buradaki arasında epey fark var. Bu farkı köy evine dönünce yazacağım.

Sabah yogam tüy kadar hafif ve her zamankinden uzundu. Her zamankinden uzundu çünkü nefesleri tutabileceğimden daha kısa tuttuğumu fark ediyorum ya da nefesler uzuyor. Yogam bittiğinde dışarı çıkasım yok idi, ama kardeşimin düğün telaşından dolayı, gelen giden kıyafet provaları vs. sabahın erken saatinde ev ses vermiş durumdaydı. Üstelik daha on gün var. Uyuduğum odaya kapansam diye düşündüm, ama hem oda yol kenarına baktığından gürültülü hem de ansızın kapıyı açabilecek başkaları olduğu için evden acilen çıkmam icap etti. (zar zor korumaya çalıştığım ölçülü ilişkiler için)

Bisikleti aldım, ama kaza henüz taze olduğu için telaşlıydım. Olsun dedim, bugün kulaklığı takıp müzik dinlemem ve daha dikkatli sürerim. Öylece o kaygıda dindi. Ama düne göre yapmak istediğim şey kitap kafeye gitmek, kahve içmek vs hiç değildi. Aklımdan yapmak isteyeceğim şeylerin hepsini geçirdim, yapmış kadar olup yine kafeye gittim. (Ya da hiçbirini yapma şansım olmadığından yapmış kadar oldum) Ve bir kırmızı şarap istedim. Sonra ikincisi vs.. günün bu saatinde hem de bu sıcakta şarapta nereden çıkmıştı. Oldu bi kere.

Dün kendime sıkı sıkıya tembihlediğim şeylerin hiçbirini yapmadım(Üniversiteye ulaş, öğrenmen gereken sınav tarihini öğren, tırnaklarını kes, terapistin sana yazdıklarına cevap ver, telefon faturanı öde, iş bul, para kazan)

Kafeden çıktım, şehri ikiye bölen ırmağın diğer tarafına geçeyim diye, bisikleti merdivenlerden sisifos gibi sürüklemeye çalıştım, arkamdan gelen iki adam durun durun diye gülüp yardım ettiler. Sağ olun, Allah razı olsun diyerek onlarla da mesafeyi bozmamaya çalışarak yola devam ettim. Hamburgerci, dondurmacı vs derken, bugün ki işlerimi de halledemeden ve bol bol şiir okuyarak bitirdim.

Ev dönüşü, yol üstündeki en sevdiğim dut ağacına uğrayıp dut yedim. Eve geldim, annem de benim için dut toplamış. Babamda evdeydi, günün nasıl geçti dedim? geçti gitti işte dedi. Benim ki de öyle dedim.

Annem banyodan sesleniyor, saçlarını kesmemi istiyor. Hemen kesip, gürültülü uğultulu odama geri döndüm. “Şimdi için mektuplar” zoom toplantımızda söz alan psikiyatr X beyin, Nazi döneminde Almanlar ne ise, bizde oyuz demesini düşünüyorum. Hem hak veriyorum hem de vermiyorum.

Görüşürüz.

t.

Yol kenarı, mesafeyi korumaya çalışan kediler…

Tuba K. – 11. Gün” üzerine 2 yorum

    • Tuba dedi ki:

      Nazi döneminde Almanlar ne ise bizde oyuz derken, “bugün, savaş oluyor çok üzülüyoruz, dünya kötüye gidiyor diye üzülen kesim için narsistik yaralanmadan bahsetti.” Ve bu savaşa tanıklık eden herkesten.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s