Doğa – Gün 12 – Pazarlık

3 ayı geçiyor son kez kahve, çay, alkol ve sigara dudaklarıma değeli. Dünden evvel ilk defa yaseminli yeşil çay içtim. Yasemin çayı sandım başta, ikinci kupamdayken gördüm içinde yeşil çay olduğunu. Bozmadı uykumu, kafeinden arınma operasyonuna da olumsuz bir etkisini hissetmedim. Sadece şu anda deliler gibi yaseminli yeşil çay içmek istiyorum…
Bağımlılıklarla ilgili yazmıştım bir ara. Konu uzun ve derin esasında. Sadece alkolün yanında yakılan sigara, anca sosyal ortamda tüketilen alkol, arada bi fal baktırmak için söylenen sade türk kahvesi, yılda bir bayrama özel yaptırılmış baklava… hepsini denedim sayın sangam. Hepsi aynı yere varıyor sonunda. Bi bakmışım her akşam ya bi bira açılıvermiş ya da bu şarap da pek güzelmiş bağcısı hiç dayak yememiş üzümlere hep şiirler söylemiş, sıkışmış bi düşünce sardırmış bile parmaklara sigarayı, kahvesiz ayılınamaz olmuş, baklava zaten boynumuzun borcu. İmreniyorum pazarlıktan kârlı çıkan insanlara. Ben hep zarar eden taraftayım. Zaten babam da sevmezdi esnafla pazarlık etmeyi. Kültürel-genetik bizde pazarlık etmemek/edememek.

Yogamla da pazarlık etmeğe yeltendiğimde zarar ediyorum, sayıları devreden çıkarma yakarışım ondan. Sayılarla pazarlık etmeden haşır neşir olmak da bi mevhum, ona nasıl nail olacağıma dair henüz bir fikrim yok. Üç beşi, beş onbeşi, onbeş tokat yollarını getiriyor. Tokat yolları taşlı, dengem elden gidiyor, kurmanın gözü yaşlı.
Nefesi bırakayım saate bakayım dedim, minik bir saat koydum karşıma. Birkaç günlük denemenin üstüne farkettim ki nefes saymak sıtmaysa saate bakmak ölüm. İkisine de razı değilim, sıtmaya cesurca, ölmeğeyse korkusuzca yaklaşamadıkça hocam sayarsa sayıyla yaparım, yoksa kendime say(g)ısız(?) yaklaşmayı denemek hedefim. Ha gerçi kahvaltıda yenen zeytinler isyanda vurulanlar menemene kırılan yumurtalar ülkeden göçenler yogadan önceki küçük hurmalar doğumda ölen anneler enflasyonu belirleyen nesneler savaş mağdurları günde kesilen ağaçlar kurutulan dereler halktan çalınan paralar içim dışım sağım solum herkes ve her şey sayıyken kaç tekrar yaptığımı, nefesimi, kafamdaki tilkileri nasıl saymamaktan söz edebiliyorum, inanın bilmiyorum.
-Bakmayın arada karanlık yazdığıma, mizacım böyle. Oldukça neşeli bi iskeletimdir aslında. Öldükten sonra bile sadece ağzım kulaklarımda sırıtacağıma yemin edebilirim-

Şimdilik aşırıya kaçmamakla eksiğe düşmemek arasında, gereken emeği doğru tartıp değerinden fazlasını da eksiğini de göstermemek ilk hedef.

Karikatürist: Yiğit Özgür
Shandor Hocanın bugünkü dersi -anlayabildiğimi düşündüğüm kadarıyla- derinden (inebildiğimce) etkiledi. Shadow Yoganın sosyal medya sayfalarında bulunabilir sanırım kaydı, yürekten tavsiye ederim. Birkaç defa izleyeceğim diye umuyorum, durdura not tuta

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s