fatma- gün 12: asistans

Dün çantamın içinde bu mesajı buldum, iç kapağına yapışmıştı, açınca bu da nereden çıktı dedim. Hala da anlamadım nereden geldi de girdi çantama. Bizi otelden alıp alana götüren otobüse bindim ve çantam kapalıydı, indim çantayı açtım içinde bu sarı çıkatma: I am being assited. Special Care. Hemen bir hikaye yazdım. Ah Allah dualarımı kabul ediyor. Daha birkaç saat evvel ondan yardım diledim ve bana yardım ettiğini söylüyor işte, hem de benim anlayacağım dilde yazmış bu küçük, sapsarı, mucize, yapışkanlı kağıda. Om namah Şivaya.

Fakat dün zordu. Singapur’da geçen zaman da kolay değildi, duygusal çalkantılardan geçtimdi ama geri dönüş yolu basbayağı zordu. Sonlara doğru kafamı sivri bir dolap kapağına çarptım. Ne kadar yerinde bir hareketmiş. Fiziksel acı ne büyük bir yardımcı. O dolabın o köşesi, kafa derimi patlatmadı şükür ama kalbimde tuttup da büyüttüğüm balonu patlattı. Amirim noluyor diyene başım çok acıdı, sinirlerim boşaldı şeklindeki makul mazeretimi sunup hiç utanmadan doya doya yarım saat akıttım gözyaşlarımı. Oh! Yaradan bazen de bir dolabın sivri kapağıyla dokunuyor insana belki.

Asistans devam etti. Şandor hoca’nın dersinin olduğunu unutmuşum. Siz yazınca hatırlayıp feysbuk sayfasındaki kayıttan izlemeye başladım. İlk saatin ortalarında jetlag, uykusuz ve ay hali kafamın hocanın söylediklerini anlayabilmek için fazlasıyla kapasite altı olduğuna karar verip ileri sardım. Vardığım yerde korkuyu serbest bırakmak diye bir şey yoktur diyordu hoca: “Korku, senin güvenin karşısında kendiliğinden yok olur. Sen kendi içinde yeşerdiğinde, kendin olduğunda. Yoksa korkudan kurtulmak diye bir şey yok. O bir yakıt. Onu kullan!” Çevirim çok harika olmayabilir, anladığımla sınırlıyım.

Buna çok, çok benzer bir şey yazdığımı hatırladım, ta ne zaman. Korkum yok olmuyor ama dikkatim onun karşısında yükselmekte olan, güvenden inşa ettiğim dağa kayıyor. Yoksa korkum hep orada. Bunun gibi bir şeydi. Uyduruyor muyum acaba, ama eminim de. Ya insta’da, ya bu blogun geçmiş sezonlarında olacaktı. Aradım ama bulamadım.

Yazmak tehlikeli. Yazarken insan kendim yazdım sanıyor. Yazmak elinde bir kelebek ağı sallamak gibi. Ağın içine takılanlar herkesin. Üslüp senin belki sadece yazar olarak. Yazınca insan bildim sanıyor. Yaşamak hatırlamak. Unutup unutup hatırlamak.

Böyle şeyler dolanıyor kafamda. İ am being assisted inşallah sanghacım. Hala çadırdayım. Ben de kafamda dolanıyorum, bedenimde dolanmayı iple çekerekten ♥️

fatma- gün 12: asistans” üzerine 5 yorum

  1. meltemkuttas dedi ki:

    Fatma Hocammm ❤️ Siz bir dönün bize. Biz demek TV demek:) bizi bir odaya kapatışınıza şapka çıkartırım. Hele bir dönün sağlıcakla, kapıyı açtığınızda yumuşacık kedileriniz nasılda sarmalayacak. Ve bizde. 🙏❤️

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s