Merve – Gün 12

Merhaba Sangha,

Sevgili yogam ile iki gündür bir çekişme halindeyiz. Kimse kazanmıyor kimse kaybetmiyor ama herkes söyleyeceğini söylüyor. İki sabahtır güçsüzüm, uykusuzum. Saati 5:30’a kurup bir saat uyanmayı bekliyorum.

Zihnim olduğunu düşündüğüm ses, beni bir *performans öznesi gibi görüp tüm hareketleri eksiksiz uzun uzun yapmamı söylüyor. Yapmadığım için de tabii ki beni suçluyor. Biliyorum, bu çok klişe ve okuması çok sıkıcı bir durum. Bu nedenle hiiiç uzatmayacağım sevgili sangha. Bu aralar halim yok

ama yine de

buradan da sesleniyorum kendime; bugün yapılmadı öyle uzuuun uzuuun yogalar. Bilgime.

Yine de iyi geliyor.

Kimbilir ne anlamsız siz okurken bu yazılar. Neyse.

Kendimi bildim bileli hayvan delisiydim. Özellikle köpeklerin hastasıyım. Ah o köpekler! İlkokulda okul çıkışında takardım peşime bir – iki – üç köpek. Yatan köpek görünce yanına kıvrılır, onları besleye sulaya eve kadar getirdim. E sonra ağlama seansları… Anne, babaaa ne olur, ne olur benim bir köpeğim olsa? Onu söz, çok severim, hep ben sorumlu olurum her şeyinden, hıh? Olmaz mı? Nedeeen olmaaz !?

Öyle küçük çocuk şımarıklığı ile değil, yürekten sevgiyle gelen belki de travmatik bir istek! Hala gözlerim dolar (doldu) o anları hatırlayınca.

Her karne sonrası ” acaba bu kez olur mu”‘lu bekleyişlerim hiçbir zaman mutlulukla bitmedi. Onun yerine hep balığım oldu. Köpeğin yerine balık. Olsun. Onları da sevdim, büyüttüm. Haliyle, sırayla kayıplar yaşadım. Yıllar geçti ve ben bir an olsun bu isteğin peşini bırakmadım. İstemek anlamsızlaşmıştı belki de ama ben yine de serzenişlerimle ebeveynlerimi suçlu hissettiriyordum. (Tabii suçlu hissetmiyorlardı, bu benim yorumum)

Sonra bir gün, bey ile bir dönem aynı evi paylaşırken acaba dedim, o an bu an mı? Olacağından umutsuz bir tonla bir köpek edinip edinemeyeceğimizi sordum. Oldu.

İnternetten terk edilmiş bir köpek buldu, “işte bu bizim köpeğimiz” dedi, gitti ve aldı. Endişeliydi ama bana güveniyordu biliyordum. (Ya da aslında asla güvenmiyordu.)

Sonra yine bir gün, hastaneye yakın bir otel odasının sabahında, kafalar biraz dağılsın diye anneme köpek sahiplendiğimizden bahsetmiştim.

Babam o gün öldü.

Babamın öldüğü o günün tarihini hatırlayamam. Günlerden bir gün.

Zamanı da işte böyle olaylarla bağdaştırırak anımsarım;

evlenmeden 6 ay önce.

ramazan bayramından 1 ay sonra.

seçimlerden 2 gün sonra.

köpeği anneme söylediğim gün.

“Ah be babacım!” dediği gün.

Nereden nereye geldim. Neyse.

Şuraya, neredeyse yarı ömür beklediğim köpeğimi koyayım. Herkesin her şeyi (çocuk, köpek, kedi, vs.) çok tatlı, çok sevimli. Benim köpeğim de öyle. Sevimliliği bir yana benim için anlamı çok çok büyük.

Dip not: Peluş köpeğimle neredeyse birebir aynı bir köpek . Naçizane, çok istiyorsanız, bir şekilde oluyor.

*Byung-Chul Han, Şiddetin Topolojisi kitabında anlatıyordu yanlış hatırlamıyorsam.

Sevgilerimle.

Reklam

Merve – Gün 12” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s