ece. gün 13/14.

yine telefondan yazmak, ıyk hiç sevmiyorum.

bir yazıyı hiç odaklanma imkanım olmadığında yazınca içime sıkıntı basıyor. içime aceleden dolayı böyle sıkıntı basınca boğazımda bi topçuk hissediyorum. ğhaaaa diye bağırmak geliyor içimden. sirf yazmak için yazıyorum işte, oldu mu! diye çaresizce isyankarlık yapan ergenin öfkesi.

çünkü aslında içten içe yazmak istediğim bir matruşka metaforu oluştu dün oyun seansımdaki çocuğun oyununu izlerken. onu zihnimde toparlamak ve derin derin anlamlar çıkararak yazmak istiyorum ama henüz mümkün olmadı. aslında yine kendime dönmüş bir isyan. tabi ki ben ve kendimler bu duruma hiç şaşırmadık.

aylaaar önce bir arkadaşım vasıtasıyla bir çocukla tanışmış ama şansımı iyi değerlendirememiştim. çok içimde kalmıştı, bi gözüm dışarı çıkınca onu arıyordu. tatlı bir heyecan, yine ergenlikteki gibi. dün akşam sonunda oldu! karşılaştık ve ben çocuğa dev yürüdüm, açık açık. kendimi ne kadar rahatlamış hissettim, resmen yüzümde güller açtı. hiç bir karşılık beklemeden tüm takdir ve beğenilerimi dile getirmek bi hoşuma gitti ki anlatamam.

şimdi de koştur koştur konsere gidiyorum. bu haftaki ikinci arkadaş kıyağım. hem de bu konsere çok gitmek isteyip her ay bilet almayı erteliyordum, bir anda beleşe gider oldum. resmen ballıyım, çok şanslıyım.

bugünün yogası konser sonrasına kaldı, muhtemelen hafif bir uyku öncesi yogası olacak. yarın ders sonrası kendi yalnızlığıma ayırmayı hayal ettiğim bi zaman aralığı var, onu bekliyorum.

sevgiler sanga. keyifli cumartesiler.

ece. gün 13/14.” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s