Eda – Gün 15: Korkuyla Arkadaş Olmak

Bu sabah Pınar Hoca ile dersimizden sonra günün kalanı nasıl geçti anlamadım sevgili sangha. Şu anda hala yazı masamdayım. Çok az kaldı elimdeki işi bitirmeme. Ama son satırları yazmadan trene bir atlamak istedim. Bütün gün yazı yazdım diyerek karizmatik davranmak isterdim ama günün çoğunu erteleyerek geçirdim. Ama masadan kalkmadan. Şu anda Chrome’da bir sekmede Ceren’in paylaştığı Structured Procrastination websitesi var. Elbette ona bakmayı da erteledim. Aynur’un odaklanma ile ilgili yazdıkları benim de kafamı çok meşgul ediyor bu aralar. Deep work dedikleri pek güzel, becerebilince ama o kıvama kendimi getiremiyorum bazen. Getirince de çıkmak istemiyorum. Her şey aksıyor.

Günün erteleme saatleri esnasında yaptığım tek faydalı şey Shandor Hoca’nın konuşmasının Facebook’taki videosunu izlemek oldu. Bazı bölümleri başa sara sara izleyerek doya doya erteledim işimi. “Cultivating Fearlessness” ve “Befriending Fear” kısımları zihnime kazındı. Korku üzerinde çok düşünmemeye çalıştığım bir şey. Kendisiyle arkadaş olmayı bırakın, sokakta görsem tanımamış gibi yapıyorum. “Kim? Ben mi? Korku mu? Yok ya, vakti gelince hepimiz ölücez. Ben sadece sevdiklerimin ölmesinden korkuyorum.” Benim sözlerim bunlar. Artık böyle düşündüğümden emin değilim. Sanırım dünyadan tamamen silinecek olmak biraz tuhaf bir his. Ama bir yandan da bana bunu söyleten kim ki? Egom mu? 🙂

Bugün derste yeni bir asana öğrendik. Kayıttan adına sonra bakacağım. Ama ayağımızı ayak başparmağımızdan tutup kulağımıza götürüyoruz ya telefon gibi, işte ben alo diyemedim, ahize bayağı aşağılarda kaldı, kesinlikle gelmedi kulağıma. Nasıl olacak bilemiyorum. Endişeliyim. Gösterilen şeyleri yapamayınca çok canım sıkılıyor. Korkuyorum bazen sangha, sadece ölümden değil, videoda lecture’da bir öğrencinin dediği gibi bazen yaşamaktan da korkuyorum. Hata yapmaktan, hayatımı boşa yaşamış olmaktan. Bir Madame Curie olamamış, kimseye bir faydam dokunmamış gibi hissetmekten korkuyorum. Korkunun antidotu cesaret dedi Shandor Hoca. Korku bırakabileceğiniz bir şey değil dedi. Ne güzel dedi.

O zaman korkusuzdan kasıt benim için cesur olup geleni karşılamak, bir şeylere cüret etmek. Ne olur diye düşünmeden yapabilmek bazı şeyleri. Hata yapmaktan, denemekten korkmamak. Telefonun ucunda kim varsa ahizeyi kulağıma getiremesem de seni duyuyorum sangha. Korkularım söyledikçe azalacak biliyorum. Artık onları görmezden gelmeyeceğim. Senin de varsa korkuların sen de anlat. Beraber korkalım. Beraber cesaret edelim. Ödülümüz büyük.

*Bugünün ders dışı yogası henüz yapılmadı ama yatmadan mutlaka o köşeye bir oturulacak, kendime söz verdim.

** Videoyu buradan izleyebilirsiniz.

Reklam

 Eda – Gün 15: Korkuyla Arkadaş Olmak” üzerine 2 yorum

  1. Kalemtıraş dedi ki:

    Teşekkürler sevgili Eda. Yazılarını zevkle okuyorum ve seni daha iyi tanıdıkça çok seviyorum. Asananın adı Akarna Danura Asana (Kulağa yay çek oturuşu). Baş parmakları tutmadan, sukha asana’dan deneyebilirsin. Sukha asana’da otur ve bir ayağını kaldırıp kulağına götürmeyi dene. Sırt üstü yatıp bir dizi büktüğünde, yavaş yavaş bacağının üzerini kaburgaların yanındaki zemine indirmeye çalışırsan da bu faydası oluyor. Ben size yaptırırım. Yoganın yolu bir. Pınar ile konuşmadık ama ben de size Akarna Danura öğretmek üzere hazırlanıyordum.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s