Nilüfer – Gün 15: Dans

Mutlu pazarlar sangadaşlarım. Kedibey yanımda mayış mayış uykuda, Shiva ve Can salonun diğer köşesinde sarılıp öpüşüyor, kapı pencere açık, hava güzel, sokak sessiz. Oh!

Dün akşam Haliç Tersane’de bir etkinlikteydim. Son 2 yılın içinde hayatımızda azalan şeylerden sanıyorum ki en çok konser ve festivalleri özlüyordum. Kalabalıklara olan tahammülümün sınanmadığı tek alan bu organizasyonlar. Tanıdık/tanımadık insanlarla aynı şarkıyı hep bir ağızdan söylemenin, müzikle senkronize olup dans etmenin bütünlüğümüzü daha yoğun hissettirdiğini düşünüyorum. Sesler farklı da çıksa, herkesin dansı farklı da olsa günün sonunda tek bir ses, tek bir büyük hareket ortaya çıkıyor. Bu anların kendine has bir büyüsü var ve bana hep iyicil enerji veriyor.

Dans ve müzik paketimin içinde hep vardı. Profesyonel veya biçimlendirilmiş bir formdan değil de, baya ham halden bahsediyorum. Müziğe kapılmak, vücudu serbest bırakmak, hareketin yarattığı titreşimi takip ederek yeni bir harekete ulaşmak..

Daha konuşmazken ağzımda gevelediğim anlamsız kelimelerle 90 yazının hitlerinden “Nah Neh Nah” söylemeye çalışırmışım. Ezkaza TV’de, radyoda denk gelirsek dans etmeye başlarmışım. Konuşmaya başladıktan sonra önce reklam cingılları, takibinde de popüler kültür şarkılar hep ezberimde oldu. Kendi kendime gözlerimi kapatır, şarkı söyler sıfır maliyetli klipler çekerdim. Böyle söyleyince über dışa dönük olduğum sanılmasın, bu prodüksiyonların büyük çoğunluğu kapalı kapıların ardında, gölgelerde gerçekleşti.

Dans ve müzik profesyonel hayatıma uğramadı ancak hayatımdan da hiç çıkmadı. Hayatın kendisi oldu, kendince bir rutini oldu. Gölgelerdeki danslarım çocuk odamdan bugün yaşadığım eve kadar hep benimleydi. Zaman zaman sevgilimle, arkadaşlarımla paylaştığım bir “etkinlik” olsa da çoğunlukla yalnız anlarıma aitti. Hani karışık bir liste dinlerken bir anda sevdiğin frekansta bir şarkı denk düşer, yükseltir; işte ben böyle anlarda işi gücü bırakır şarkı söyler dans ederim. Tabi yıllar içinde çocuk odası birkaç metrekare daha genişledi, bir eve yayıldı. Bir odadan diğerine. Şarkının rüzgarının götürdüğü yere.

Birkaç sene önce katıldığım bir eğitimde eğitmen birey her güne dans ederek başladığından bahsetmişti. Kızıyla ikisinin rutini olduğunu söyledi. 15-16 yıl boyunca (şimdiye 20 olmuştur) her sabah, anne kız 5-10 dakika dans edip öyle başlıyorlar hayatlarına. Çok enerjik, canlı, akıllı bir kadındı. İnceden hiperaktif bireylerdendi. Bu yöntemin ona iyi geldiği belliydi. Anlattıklarından günü iyi karşılamak için kendine böyle bir yöntem seçtiğini düşünmüştüm. Ben yavaşça ayılıp yavaşça bayılmayı daha çok severim. Özellikle günün erken saatlerinde çan eğrimde drastik yükselişler olmasından pek haz etmem. Demem odur ki takdir etmiştim eğitmen hanımı. Dansı ve daha da önemlisi kendi şifasını keşfedip uyguladığı için.

Shadow Yoga pratiğinde öğreneceğim dans benim için bu yüzden bir gizem. Merak ediyorum, içimde ona minik minik yer açıyorum. İçimdeki dansın müzik olmadan da rahatça hareket edebildiğini biliyorum. Bakalım bedenim de ona uyum sağlayabilecek mi?

Dans eden bir çocuğun dizginsizliğinden birer porsiyon diliyorum hepimize

Nilüfer – Gün 15: Dans” üzerine 5 yorum

  1. Felek Yoğan dedi ki:

    Önce alarm çaldı, ayağa kalkıp alarmı kapatıp tekrar uzandım. Geç kalacağımı düşünüp 1-2 dakika sonra bir hışımla ani bir şekilde ayağa kalktım. Ayağa kalktıktan sonra dans ederek uyanacağım geldi aklıma. Böyle 10-15 saniye dans eder gibi vücudumu salladım, o an bu kadarının yeterli olduğunu düşünüp hızlıca hazırlanmaya başladım.
    Hayalimde yastıktan başımı kaldırdığım an dansla ayağa kalkıp birkaç dakika dans etmek vardı. Fakat sabahki geç kalıyorum paniğiyle bu sabah istediğim gibi olmadı, dolayısıyla bu haliyle pek bir şey hissettirmedi bana. Yarın yine deniycem 😊 Hayalini kurmak çok iyi geldi bana, bu nedenle hayalimdeki gibi olana kadar deniycem hatta 😊

    Liked by 2 people

  2. Kalemtıraş dedi ki:

    Link’e tıklamadan bile Vaya Con Diyos olduğunu biliyorum. İlk sevgilim ile odamda dinlerdik. tekrar tekrar tekrar… Bütün albüm çok güzeldir. Ben de bayılrım dansa. Çalsınlar, her telden oynarım.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s