Doğa – Gün 16 – Her şey ayrı yazılır

Üç vakittir yazmadım sevgisanga, üç gün mü desem, üç ay mı, üç yıl mı… üç vakit iyi. Bilgisayara bi ev bakmak için girdim (Sabahları dağınık mutfağa uyanmaktan yoruldum, iki üç kere konuştum da halbuki bu mevzuyu. Alamanların çok güzel bir lafı var: “Wer nicht hören will, muss fühlen.”, bizim “Nush ile uslanmayana etmeli tekdir…” misali. Sözel iletişimin ötesine geçmek istemediğim için de en iyisi taşınmak.) bi de sizleri okumak için. Herkesi okuyayım da öyle yazarım dedikçe okuyamadım (ne güzel, ne çok, ne öz şey yazılmış!), okuyamadıkça yazamadım. Zaten yazasım da yoktu, deftere de yazmamışım hiçbir şey. Hiçbir şey yazmamakla her şeyi yazmak aynı şey, ikisinde de en önemli şeyler yitiyor; birinde boşlukta, diğerinde kalabalıkta.

Yogam yerinde, her şey yolunda sangam. Bir tek dün, dersimiz var deyyu yapmamıştım sabah. Geçen derski aşvata çöküşüm korku tohumları yerleştirdi, hali hazırda gıdım kadar olan gücümü derse saklayım istedim, iyi de yapmışım. Derste beş vaktin üstüne ilk defa balakrama yaptık. Telepati çalışmalarım meyvesini veriyor sanarken bugün gördüm ki Ceren de dünden evvel balakrama üzerine bir şeyler yazmış. Buradan İsrail uzak kaçtıysa demek, anca Türkiye’ye kadar ulaşabilmiş patilerim. Acı vatandan İsrail’e Türkiye aktarmalı telepati, yolculuk süresi iki vakit. Kainat bir şekilde yolunu yapıyor, sektire sektire ulaştırıyor patileri oradan oraya. Yine de akşama kocaman Ay’ı (Dolunay mı o yoksa yarın mı gelecek zat-ı muhterem? Dur gözlüğümü takıp da bakayım seçemedim böyle) penceremden içeri girerken görünce dedim zaten uyku uyutmaz bana bu, otur yere de az gezin bakalım nerende ne varmış.

Dünüm çok güzeldi sevgisanga, hem de senin sayende güzeldi. Kim, ne zaman ve nasıl yazdı hatırlamıyorum ama burada “Bana kadar var”ı okudum bir kere. Büyük değişim getirdi hayatıma. Kocaman bir “yoo gayet de hayır, bana kadar var” döküldü dudaklarımdan. O kadar güzel bir anda o kadar hadsiz bir isteğe karşı döküldü ki bu, karşımdaki bir an neye uğradığını şaşırdı. Bazı insanlar parazit gibi, sayın sanga. Salt istemeği ve almağı kendine hak görüyor. Vermeden almak Allah’a mahsus, sevgili sanga. İnsanların varoluşuna aşina oldukça, karakter örüntülerini tanıdıkça gelmiyor “hayır”, cesaretimi toplayıp kendimi kimseye sevdirmek zorunda olmadığımı iliklerimde hissettikçe geliyor.
Kemiklerim de iliklerim de saksıdaki bitkilerim de bana kadar var. Açsan yemek iste, için yanıyorsa su iste, kalkıp da kimseden özenle çoğalttığı bitkisini isteme. (Çocuk yapmak iptal! Hayvanlar yeni çocuk, bitkiler yeni hayvan.) Basit bir denklem: “Tuz-ekmek ortak, tütün herkesin kendinden.”

İçimdeki dopamin canavarını durduramadığım için (çoğu zaman olduğu gibi yine yarı-radikal bir çözüm bularak) buraya haftalık yazış sayımı sınırlandırmaya gitmek durumundayım, haftada bir iki yazsam, günde bir iki kuple okusam kâfi. Çuvala doldurur, biriktikçe dökerim.
Bu ara elime geçen hayat ansiklopedisini açıp okuduğumda da gördüğüm o ki akıllı telefonu satıp tuşlu bir telefon almak benim ilacım (burada bulduğum çözüm az biraz daha radikal). Okuyacak, araştıracak bir şeyim olduğunda şehir kütüphanesi, bilgisayar yahut tablet bana yeterli imkanı sağlıyor. Gerisi “zaman kazanma yanılgısı”.

Bir de dün bisikletle şehrin öbür ucundan gelirken biten şarjım beni panik etti, derse yetişemeyeceğimi sandım. O an anladım ki teknolojik harita da beni tembelleştiriyor. İki senedir bisiklet üstündeyim bu şehirde, hala kafamda bir harita mevcut değil, ayıp! Pusula ve şehir haritası edinilecekler listesinde çoktan yerini aldı.

Bugün sabah yine ilk günün aynısını yaşadım, dolunayda mı yoga yapmıyorduk yeni ayda mı? Yeni ayda yapmamıştım da herkesin yaptığını görmüş üzülmüştüm, şimdi de yapmayıp geçsem içimde ukte. Çok da yapasım yok gerçi, iyisi mi kurmastana kapısından geçip oturayım dedim. Bir de baktım ki karşıda balakrama yanıyor. Elimde bir kova su, bugün de sabırla dökelim hadi. Ormandaki yangına su taşıyan karınca misali, “En azından yapabildiğimi yapıyorum.”

Doğa – Gün 16 – Her şey ayrı yazılır” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s