Alican – Gün 18 “Çocuğu Sinemaya Götürdük”

Gece üç.. amazon.com.tr.. Scarlet Witch cadılar bayramı kostümü.. Ara..

Dün akşam saat dokuz suları.. Sinema salonu.. Wanda karanlık tarafa geçmiş.. Yazık ya kadına.. Kendi evreninde değil diye kendi çocuklarını sevmesin mi?.. Fatoş kulağıma eğilip: “Cadılar bayramında hangi kostümü giyeceğimi buldum..”

Sinema arası.. Tuvalet/sigara molası.. Üniversite yıllarımdan aşina olduğum iki tip.. Hareretli bir ön kritik..

“Yok abi hiç iyi uyarlayamamışlar..”

“Ya zaten Marvel işte.. Ne bekliyorsun..”

“Yok beğenmedim..”

“Zaten hangi Marvel filmini beğendin ki..”

“Winter Soldier..”

“Hadi ya..”

Sessizlik.. Kaçamak bir bakış.. 

İçimden, “Devam edin.. Rahatsız olmayın..”

Marvel filmlerinin öncesinde, esnasında ve sonrasında sonu gelmez kritikler yapmışlığım var benim de.. Bakmayın burda sanki 2. Salonda Mubi filmi izliyormuşum gibi karanfilli sigara içtiğime.. Ben de sizinle 7. Salonda Doctor Strange izliyorum işte.. Hem de pandemide vizyona girmesi ertelendi diye üzülmüşlüğüm, sinirlenmişliğim bile var..

İletişim Fakültesi – FF Binası / Bilkent
2010 (2011?)

Yok rahatsız ettik bir kere..

İyi iyi tamam.. Patlamış mısır almaya gidiyorum ben zaten..

“XLkovadamıistersinizyoksaXXLkovadamı?Sadece5TLfarkediyor..”

Suratımda acı bir ifade, para/çokomel eğrisiyle, ihtiyaç/lüks eğrilerinin kadim savaşından kaynaklı bir tutulma, bir gecikme.. Karşımda, “Tabiiki5TLfarkladahabüyüğübundadüşüneceknevar..” diye sırıtan on yedi yaşlarında bir çift göz..

“Küçük olandan alayım..”

“Hayhay..”

İç ses: “Oscar Wilde, “Bana lükslerimi verin ihtiyaçlarım olmadan da yaşayabilirim,” derken böyle bir şeyden mi bahsediyordu acaba? Koca bir kova dolusu patlamış mısıra lüks, güya küçük bir kova dolusu patlamış mısıra ihtiyaç desem ne derdin Oscar?

Oscar: “Boş ver sen bunları 2. Salonda mubi filmi izleyenler düşünsün.. Al kovanı patlamış mısırını 7. Salondaki filminle entertain..

İyiyle kötünün keskin çizgide birbirinden ayrılmasından, iyi diye tanımlanan karakterin boynuna kadar sözüm ona ahlak felsefesine batmasından, kötü diye tanımlanan karakterin kendince pek de haklı sebepleri olduğunu düşünmekten güzelim IMAX deneyimimi baltalayıp durdum.. Alicancım ne dedi Oscar Amca patlamış mısırını alırken: “Eğlenmene bak!”

Görsel efektler.. Espriler.. Ses.. Dekor.. Sahne.. Heykeller.. Resimler.. Sanatın her alanından, Dünya’nın dört bir yanından ordularca insanın, sinema salonundaki biz seyircileri iki saatliğine eğlendirmek için varını yoğunu ortaya koyduğu bir prodüksiyon.. İlahi bir savaş.. Göz yaşı.. Aksiyon.. Drama.. Aşk.. Umut.. Entrika..

Alican: “İyiyle kötüyü keskin çizgilerle ayırıp, ahlak felsefesine fazla ağırlık vermişler.. Zaten Marvel filmlerinde hep böyle oluyor.. Adında bu kadar çok “Multi” (çoklu) geçen bir film için son derece solo bir yaklaşım..”

Montaigne: “Oysa her birimiz, içimiz korku ve ateş dolu olsa bile dışarıya iyi görünebiliriz.”

Alican: “…”

Julio Cortazar: “”Bir mektubun ya da bir kitabın müsveddesi gibi geçmiş de yırtılıp atılabilseydi keşke. Ama daima orada durup esas nüshayı kirletiyor ve sanıyorum ki gerçek gelecek bu.”

Alican: “Arkadaşlar 2. Salon koridorun az ilerisinde tuvaletleri geçince solda..”

Oscar: “Ben de onu diyorum Alicancım.. Burası 7. Salon.. IMAX.. Marvel.. Doctor Strange.. Eğlenmene bak!”

Alican: “…”

Sabah 6.35.. Geç yatmak geç kalkmak demek değilmiş.. Ozan uyanmış.. Nene dedeyle oynuyor.. Fatoş fırsatı kaçırmamış bilmemkaçay sonra sabah uykusu çekiyor.. 

Boşluk..

Yoga..

Sessizlik..

Çocuğu sinemaya götürdük..

Alican, Çoklu Evren Çılgınlığı 2022

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s