Doğa – Gün 20 – Doymazam

Birkaç gündür yine doymuyorum, sevgilisanga. Arada olur böyle. Boğazımdan aşağısı karadeliğe dönüşür, yediğimi yutar, yuttuğumu yok eylerim. Fena acı ve tatlı aşermelerindeyim bir de. Acıyı bal eyleyebilsem keşke, lakin acımasızca hıçkırtıyor acı beni. Yine de vasatın üstünde acıyı severim, o ayrı. Zehir zembereklerle alıp veremediklerim var, yerken hıçkırık, terkeylerken… Acı hep acı. Zaten pittalık serde, ne acısı!
Pita? Ekmek olan mı? Zaten şuyum bu, güneşim yay, ayım kova, yükselenim akrep, adım doğa (kardeşime sorarsanız ‘dova). Yağmur yağdı demin, ıslandım, şimdi ben yağmur muyum?

Atlas gibi dünyaları sırtımıza yükleyip taşıyor muyuz (bu arada ilk boyun omurunun, kafatasını taşıyan omurun, batıdaki adı atlas, hep sevmişimdir kendisini), sevgili sangam, yoksa Sisifos gibi dağın başına koca kayayı sürüklemeğe mi uğraşıyoruz, varmazdan düşeceğini bile bile? Bahane bulmağa olsun, gerekçe yaratmağa olsun meyilliyim sangam. O yayın özelliği zaten, aman da bu biraz dışadönüklüğümden gelme, ya orası tamam da işte annem babam ben çocukken şöyle böyle oldukları için o öyle, bir yanım mavi vata dalgalanır rüzgarla, bir yanım harlı pitta kavrulurum dalga dalga…
Hepsi tamam, hepsi cepte, yine de bir maruzatım var, sevgisanga. Ufakça bir maruzat. Neden?
Niye? N’için bu bilgi dökülüyor dudaklarımdan (parmaklarımdan), kendime (/insanlara) kendimi açıklamak için mi? Kendimi (/insanları) anlamak için mi? Kendimi (/insanları) kullanma kılavuzu mahiyetinde mi?
Hani çocuk neden diye sorar, cevap verirsin, cevabını bi daha nedensellik içinde sorgular ya. Öyle bir sorgulama zincirinin prangasındayım, sevgisanga. Sanki diyorum, bir şeyler yine ters gitmeğe başladı, yahut daha doğru bir ifadeyle; bir şeylerin tersliğinin farkına varmağa başladım. Bahanelere yerim dar, sangasevgi. Sabah çok erkenki işim ve çok geçki zoraki uyanışım ve kendimi zar zor önce sıcak sonra soğuk suya sokuşum çünkü vatalık bunu gerek
gerek? Gereklilik kipi ile alıp veremediklerim olduğundan kesin bahsetmişimdir, hep bahsederim. Sangam, sabah gerektirikler kesikti yogamı yapamadım.
Sahi, sabah yogamı yapamadım. Güneşin batmasına da nereden baksan -buradan bakınca- bir saat var. O vakit hoşçakal sangasevgi, yollu yolunda gerek.

Doğa – Gün 20 – Doymazam” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s