Merve – Gün 21

Bu grupta yazılanların sadece bizler tarafından okunabildiğini düşünmüştüm ama öyle değilmiş. Nedenini çok düşünmedim, aklıma küçükken yazdığım günlüklerim ve tabii ki onları izinsizce okuyan ablam geldi. Üzerine hiçbir yorum yapmamış, dalga geçmemiş hatta belki de beni daha iyi tanımıştı. Ve iyi de olmuştu ama ben utanmıştım. İzinsizce birinin, beni o şeffaflıkla tanımasından çok utanmıştım. Sonra, hep ürkek ürkek yazmaya devam etmiş, bir süre sonra da yazmayı bırakmıştım.

İnsan, çocuk (ya da olgun) kendinden, düşüncelerinden niye utanır? Başkası gibi tanıttığı, belki de olmak istediği kişiler gibi olmaya çalıştığı anlaşılır diye mi? Ya da ya sevilmez, kabul görmezse ve onu seven insanları da utandırırsa diye… Belki de hayal kırıklığına uğrarsa, uğratırsa… Ya da harika olduğunu düşündüğü şeyler aslında mükemmel değilse…Diye mi?

Ben küçükken içine kapanık, uslu bir çocuktum. Akranlarımla sokakta oynamak yerine ya evde kendimle oynar ya da okumayı biliyorsam kitap okur ya da yazmayı öğrenmişsem günlük tutardım. Sınıftaki, mahalledeki çocukları hoş görmez, sevmez, onlara üstten üstten bakardım. Sadece çok yakın bir arkadaşım vardı. Bir de ablam. Ablamla bir şey oynadığımızı ya da paylaştığımızı pek hatırlamam, hatta “Babam bana kızmasın” korkusuyla onu yalnız bıraktığım çok olmuştur (he he:). Babamla olan ilişkim de, ablamla olan ilişkime benzerdi ama tabii babam, otorite figürü olduğu için bu ilişkiyi daha çok, o belirlerdi. Benim söz hakkım, onun olması istediği kadardı. Benim için de zaten varsa yoksa annemdi. Ona bir şey olacak diye ödüm kopardı ve sanki onu korurmuşçasına dibinden ayrılmazdım. Evde yalnız kalmasın diye okula gitmek istemez ve çoğu zaman hasta numarası yapıp gitmez, bensiz başına bir şey gelmesin diye küçücük ellerimle dua ederdim.

Büyüdükçe bu değişti. Büyüdükçe dediysem de 9-10 yaş civarı. O yaşlarda okulda nedense popüler olmaya başladım. Öğretmenlerim resmen beni diğer çocuklardan kayırıyor, beni çok seviyorlardı. Bu hem hoşuma gidiyor, hem de içten içe beni huzursuz ediyordu. Kendimce bunu örtmek için, öğretmenlerin arkadaşlarıma gösteremediği şefkati onlara göstermek için çabalıyor, özelllikle daha çok, sınıfta yalnız kalmış, dalga geçilen çocuklarla arkadaşlık kuruyordum. Sınıfın en başarılı, en faal öğrencilerindendim ama çekingendim. Çekiniyordum. Öyle ki bazen öğretmen soru sorduğunda dahi heyecandan kalbim çarpıyor, ellerim titriyor, sınav öncesi ya da herhangi bir okul öncesi akşamı ateşim çıkıyor, hasta oluyordum. Sonra bir gün sıra arkadaşım Gonca, parmak kaldırırken, -ne dediğimi hatırlamıyorum. O yaşta derdimi paylaşmamışımdır da “ya doğru bir cevap değilsee?” demişimdir- “amaann ne olacak, yanlışsa yanlış olsun, bir sonraki doğru olur, boşver, hadi kaldır parmağını!” dedi. Hatta elini de boşver anlamında sallandırdı. O saniyede, parmağımı kaldırdığım o andaki sevincimi, gelen özgüvenimi ve rahatlamayı, Gonca’ya bakarak içimden, “ne güzeeeel” dediğimi dün gibi hatırlarım.

O parmak, o sallanen el, benim için bir dönüm noktası olmuş, içimde küçücük bir tohum olan şeyi yeşertmeye yetmişti. Bilmeden, bana hiçbir öğretmenimin ve belki de ailemin anlatamadığı, öğrenemediğim bir şeyi, çok da sevmediğim bir sıra arkadaşı olan Gonca, nasıl olmuş ne olmuştu da iki saniyede öğretmişti, anlatmıştı hala bilmiyorum.

Bu andan hemen sonra değil de, zamanla, daha sosyal, daha özgür, daha güvenli ve belki daha başarısız biri oldum. Oldukça da Gonca’yı teşekkürle andım.

Şimdilerde ise bazen, kimse soru sormuyorsa gerildiğimi farkediyorum. Bu gerginlik, öğretmenle göz göze gelirsem beni kaldırır endişesinden mi, yoksa sessizliğin sorumluluğunu alamadığımdan mı geliyor emin değilim.

Bugünün Defne Hoca dersinde, “sorular var mı?” sorusuyla aklıma gelenler bunlar oldu.

Ne güzel de bir dersti…

İşte böyle sangha!

Sevgilerimle.

Merve

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s