Tansel; Gün 21

21 günün şerefine satırlar satırları kovalamış. Ne güzel. Şimdi hepsini sıradan okumaya kalksam (ki bir kısmını gün içinde okumuştum) benim yazı 22’ye sarkacak. Bir görev bilinci mi bu diyeceksin sangamu, değil. Daha çok gün içinde aklımdan geçenleri paylaşmanın telaşı.

Günün sabah yogası cumartesiye özgü yumuşak ve dinlendiriciydi. Demiştim ya cumartesileri Ay’ın hallerine denk gelmeyen haftalarda böyle şekilleniyor bende. Bunun sebebi, sürekli ve yoğun yoga asana çalıştığım zamanlarda, vücudumun daha da açılacağı, kasların yumuşayacağı yerde giderek gerginleşmesi, sertleşmesi gibi etkileri gözlememden kaynaklı oldu. Muhtemelen bedensel değil ama zihinsel bir gerginliğin etkisi bu. Yani lineer zihnin demek daha doğru. Lineer olan hep ileri, hep daha da, hep şimdi bırakırsam.. diye düşünüyor. Bu da ister istemez gerginliğe sebep oluyor. Gerginlik de sonunda ya kırılmaya ya da kopmaya sebep. O nedenle her gün yapılan yoga uygulamalarında en azından bir gün dinlenme veya hafif çalışma ustalarca da uygulanan, hocalar tarafından da önerilen bir yöntem. Ben de onu yapıyorum. Ayrıca böyle bir boşluk yaratacağım haftalarda diğer günleri atlamadan yapmak adına daha disipline oluyorum diyeyim.

Neyse gereksiz bir açıklama gibi hissettim şimdi, bilmiş bilmiş konuşmuşum gibi.

Kahvaltı sonrasında Danişmend’e devam. Alican’dan aldığım duygusal spoiler’dan ötürü sonunu merak ediyorum şimdiden. Danişmend’i daha önce dinlememiştim ve suretini görmemiştim. Okurken kapaktaki küçük kız fotoğrafından tahmini bir yüz hayal ediyordum. Sonra gün içinde hem şarkılarını duymak hem kendisini görmek hem de bir iki klibini izlemek için YouTube’a girdim. Hayal ettiğim yüze, saça göre tamamen ters köşe oldum. Sesini duymadığım, yüzünü görmediğim kişileri okurken bambaşka bir imge ve ses oluşuyor zihnimizde. Seni okurken de öyle aslında, sesini duymadıklarımın bir sesi oluyor şimdiden. Ya da belki o kendi iç sesimizin bir yansıması. Yazının ritmiyle ortaya çıkıyor biraz da. Tamamen bize ait bir duyu. Klibi izlemeyi bırakıp spotify’a geçtim. O kadar yabancılaştım nedense, çok acayip. Okurun yazarı ile ilgili sanırım çok mahrem bir dünyası var. Başkasına açılmayacak, başkası tarafından bilinemeyecek bir dünya bu. Okura ait bir deniz. Adını çok sevdiğim yayın evine ithafen okuyan us… Danişmend’i okurken acaba şimdi hangi yüz gelecek zihnime merak içindeyim. Yarın görücem. : )

Sonrasında artık final aşamasına geldiğim işime odaklandım, onu tamamladım. Bundan sonrası artık onu bir kitap olarak hayata geçirmek için yapılacaklar. Ortak bir çalışmanın ürünü olduğu için arkadaşlara müjdeyi verdim, bir iki görüşme için program yaptık. Bakalım bu ekonomik kriz döneminde şansımız yaver gidecek mi?

Bugün 21. günümüz sangacım. Bir alışkanlığı, bağımlılığı oluşturmak veya kırmak için önemli bir süre olduğu söylenir. Hayırlara yol açsın. Defne hocanın da söylediği gibi baya baya bağlandık sanki bu 21 günde. Bakalım nasıl ilerleyecek bu çember. (Lineer sen misin?) : )

Sözü sizi bir an önce okumak adına daha da uzatmıyor, sevgilerimi gönderiyorum cümlenize.

Tansel; Gün 21” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s