Derya – Gün 23 – Huysuz

“Yogaya durma çağrısını hissettiğimde…” diye yumuşacık yazmış Fatma hoca. Bu sabah o çağrı hiiç yoktu bu yakada. Gelir mi diye bekledim. Gelmem bile demedi, sıfır iletişim. Hatlar kopmuş. Aman gelmezse gelmese? Bakayım. Hem içsel bir Durma’ya, düzgün derin nefeslere, hem fiziksel harekete ihtiyacım var. Biri için roman okusam, diğeri için parka yürüsem?

Hmm.. dün de yarım bir yoga yapmıştım ama. Hele önceki gün sadece ısınmayla geçiştirmiştim. Regl’e ve zorunlu molaya kalmış bir kaç gün. Kalk Derya. Mızırdama. Kalktım. Çağrı yok ama zorla kapısını çaldım yoganın. Tık tık tık. Davetsiz misafir. Epey geç açtı, o açana kadar evde saçma sapan dolandım, askıdaki çamaşırları gereksizce ters yüz ettim, yatak örtüsünü en muntazam nasıl örterim diye karyola etrafını beş kez tavaf ettim. Uzun uzun saçlarımı fırçaladım. Yapacak başka şey bulamayınca suçiye oturayım bari dedim.

Uzun samapata. (t/d?) Isınmalar bitip kurma öncesi 10 adet çök kalkın ortalarına doğruydu, fark etti yoga beni. Sevindiğimi belli etmeden cool durdum. İçeri buyur etti, kaynaştık. Hiç nefes molası gerekmedi bu sabah. Tık tık devam, uzun nefesli. Bitirince ılınmaları da ayakta yaptım. Yine uzun samapatada kaldım. Başlangıçtaki gibi sonda da samapatada durmayı seviyorum. Çember kapanmış gibi hissediyorum. Bacaklar biraz duvara. Pardon dolaba.

30 dakika. Granola. Kitap. Laptopımı gömdüğüm çantasından çıkarıp işime gücüme bakmam lazım bugün artık. Yogam gibi o da hiç çağırmıyor. Ona da davetsizce gitmek gerekecek. Off. Keşke anneme Ankara’ya geleceğim diyip kadını heveslendirmeseydim. Ondan da caymak istiyorum. Tersimden kalmışım, kabul. Huysuzluk yapasım var. Hem çıkıp 30M’ye atlayıp Fatma’ya uğrayasım, dönüşte hava alıp yeşil göresim var. Hem evde böyle somurtasım.

Kırmızı çadır ekibi gelmiş, kazıkları çakıyor, malzemeyi yığıyor. Fazla uzaklaşma, seni görebileceğimiz yerde oyna diyorlar. Ya offff.

Reklam

Derya – Gün 23 – Huysuz” üzerine 9 yorum

  1. fatma dedi ki:

    Ben hastalıktan kalktığımdan bekledim çağrıyı Deryacım. Yoksa her gün çağrı bekleyecek olsam işim çok zor… hasta ya da çok yorgun olmadığım zamanlarda bir randevuya gider, kendime verdiğim bir söze icabet eder gibi gidiyorum sadhanama. Gitmek kapıyı açmak gibi, kapıyı arala, acele etmeden misafiri bekle. O gün kimler gelmişse onları ağırla, teşekkür et, yolcula. Sen şu videoyu izlemiş miydin?

    Liked by 5 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s