Ebru- Gün 23:hişt hişt!!!

Vallahi de billahi de yazmasam bile istisnasız her gün yogamdaydım.:) Ama yazamadım. İtiraf etmeliyim ki anlam veremediğim bu herşeyden soyutlanma hali geldi çöktü üstüme. O kadar kendime bu hali yakıştırmak istemedim ki yazamadım..Yazsam sanki bu hal anlam bulacak, iyice gerçeğe dönecekti. İstemedim o anlamı. Bi seferde anlam bulmasındı. Bi seferde ditmeyeyim. Geçsin gitsin. Görmezden gelmeye çalıştım. Geçti mi? hala tam geçmedi. Ama geçecek.. Neler neler geçmedi ki.

Sabahları bana göre! erken kalkamıyor olmak ilk sinyaliydi. Tüm hafta öyle devam etti. 5 lerde asker gibi dikilen ben 6 larda kalktım hep yataktan. Durmadım üstünde. Yattım hep alarmları kapatıp. Sonra öğrendim ki Mars balıktaymış bi süredir. Benim gibi Mars ı Koç ta olan biri için yapış yapış bi enerji. Neyseki bu hafta Mars ait olduğu yere Koç a geliyormuş. Yaşasın! Bildiğim ve sevdiğim tüm marşları söyleyerek Ordular ileri…!!! kıvamına gelebilirim.

Kafamın içinin biraz sakinlemesini bekledim yazmak için ama hala düşünecek ve yapacak o kadar şey var ki uçuşuyo herşey ordan oraya. Baktım ara gittikçe açılıyor, özledim de sizi en azından günlük halimden haber edeyim dedim. Yazmasam da elimden geldiğince tüm yazılanları okudum ama. Dün attım kendimi dışarı. Sabah Fenerbahçe ye gittik önce. Yeğenimin masa tenisi dersi vardı. Sonra arkadaşıma gitmek üzere ayrıldım bizimkilerden. Giderken yol üstünde Erenköy deki Penguen e uğrayıp 2 tane daha Ayfer Tunç kitabı, Büyüyemenler ve Büşra nın yazısındaki alıntısıyla etkilendiğim Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar ı aldım. Mutlu mutlu arkadaşımın evine sonra. Akşamüstüne kadar sohbet muhabbet. Eve dönerken Marmaray ı kullandım. Ve trenden indiğimde maske takmadığımı farkettim. Halbuki hazırlamıştım. Toplu taşımalarda hala kullanılıyor diye biliyorum. Ama artık nasıl sildiyse beynim ya da nasıl dağınıksa kafam ya da ne kadar bıktıysam indiğimde farkettim takmayı unuttuğumu. Nerden nereyeee… Herşey geçiyor herşey. Bu farkındalık gerçekten insana huzur veriyor. Her zaman, herşeye böyle bakabilsek keşke. Sakin ol şampiyon!!! İzle ve gör…

Eve döndüğümde Büyüyemeyenler e hemen başlamak istedim ama elimde sakız gibi uzayan araya lineer lığımdan biraz sıyrılma çabasıyla 2 kitap soktuğum Veba Geceler i hala bitmedi. Bir Masumiyet Müzesi performansı gösteremiyorum Orhan Pamuk un diğer kitaplarında. Ama bitirmeden de araya başka kitap almama kararı aldım.

Bu sabah 5 te uyandım sonunda artık. Günün ne getireceğini bilmesemde en azından vakitli uyanmakla 1-0 öndeyim. Defne hocamın son derslerde gösterdiği gibi Mayura başlangıçlı yogam ok. Mayura nın başlarda olmasını sevdim sanırım ben. Dün de aynı şekilde yapmıştım. Hem daha güçlü hissettiriyor ve hem de sonlara doğru bekleme kulübesine atılma ihtimali azaldı gibi. Hala ayaklar havalanmıyor ama olacak biliyorum. Belki bugün değil, yarın değil ama bir gün. Kahvaltı faslı bitti. Şimdi biraz İngilizce ödevime göz geçirmem lazım. 10 da dersim var.

1 hafta olmuş yazmayalı. Bir hişt sesi yakışır bu sabaha, bu haftaya. Bir de Sait Faik yakışır. Taçlandırayım o zaman yazımı ben de;

’Nereden gelirse gelsin dağlardan, kuşlardan, denizden, insandan, hayvandan, ottan, böcekten, çiçekten. Gelsin de nereden gelirse gelsin!.. Bir hişt hişt sesi gelmedi mi fena. Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları… Hişt,hişt.’’

Ebru Ayşe Taner

Reklam

Ebru- Gün 23:hişt hişt!!!” üzerine 10 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s