Defne_Gün 23_Karma Yoga

Size önce 23. günü yazacağım. Aslında şu anda 24. gündeyiz. Onun içinde aklımda ayrı bir yazı var. İkisini de bir oturuşta yazmak niyetim.

23. gün Pazartesiydi. Yoga dersleri için iki günlük tatilin başı. Yoga hocası olan yarımın hafta sonu. 6’da uyandım. Kahvem hazır. Matım kolumun altında. Deniz kıyısındaki yerimi aldım. Güneş doğmuş, yükseliyor. Brahma Muhurta’yı kaçırdık. Olsun. Kedilerim Mili (tekir) ve Havuç (Sarman) neşeyle koşturuyor, ağaçlara çıkıp iniyorlar. Yanıma gelip başlarını okşatıp sonra yine koşmaya. Kahvemi içerken A Passage to North kitabımdan bir bölüm daha okudum. Biliyorsunuz Unutma Beni Apartmanı ile A Passage to North arasında bir karar vermeye çalışıyorum. Hangisi ile ciddi devam edeceğim. Sonunda ikisi de okunacak elbette ama öncelik kimde olacak?

Kahve bitti. Bölüm bitti. Bey uyuyor. Yoga için bir sürü gölgelik var. Deniz süt liman. Bofor 0. Daha ne isteyeyim. Haydi başla. Yooook. Neden? İçimde bir ses. Kimin sesi dersiniz? O minik kedinin. Ya da vicdanımım. Önce onu beslesem mi? Minicik şey bütün geceyi beslenmeden geçirdi. Oysa onun kadar küçük kedileri iki saatte bir beslemek lazım. Şimdi yazarken tabi ki vicdanın sesini dinlemek lazım diye düşünüyorsunuz. Terazinin bir kefesinde hayata tutunmaya çalışan bir canlı var, diğer kefesinde beni “daha iyi bir insan” yapmak üzere tasarlanmış manevi bir disiplin. Tabii kefelerde durum öyle değil. Bir kefede kedicik var, diğerinde kendi yogasına hasret, sabah saatlerinde denize nazı yoga yapmaya hevesli bir Defnecik. Terapistimiz (yaaa, herkesin olacak da bizim olmayacak mı. Bizimki hem çift, hem tek hem de grup terapistimiz bu arada) bize der ki iki şey arasında karar kılmaya çalışıyorsanız bir üçüncü yol mutlaka vardır. Var tabii. Önce kediciği besle. Sonra yoga yap dime?

Üçüncü yola kandım. Gittim baktım. Yaşıyor mu? Miyuv miyuv. Kanlı ishal devam maalesef. Yavrucuk boka batmış kutusunun içinde. Havluları sonra denizde yıkayacağım. ANne sıcağı olsun diye eczaeden aldığım ve gece uyumadan kaynar su ile doldurduğum sıcak su torbası soğumuş, ayrıca o da boka batmış. Onu da sonra yıkarım. Şimdi parmaklarımı ısırıyor. Konserveden pate yedirmek bir işkence. İkimiz de ne yapacağımızı bilmiyoruz. O emmekten başka bir yeme şekli bilmiyor. Bense emzirme cahili. Üst baş, patiler, yüz, benim tırnak içleri hep balıklı pate. Bir önlük gitmeliyim bu işi yaparken. Yarım saatlik bir cebelleşme. Birazcık doydu. Kaka yine kanlı. Kucağıma çıktı. Başı elimin içinde. Uyuyacak. Bir elimde başı, diğer elimle kutusuna temiz havlular serdim, sıcak su torbasını boşalttım, yeni su koydum. Poposunu, kuyruğunu, arka bacaklarını lavaboda ılık suyla bir güzel yıkadım. Fareye döndü.

Kutusuna koydum. Yerine götürecekken bütün bu hareket ve sese Bey uyandı. Onu kaldır, yatakta oturt. Kahvem? Bilgisayarım? Telefon. İlacım? Çiş yapacağım. Peki. Çiş kutusu temizle, geri getir. bizim kedilerin tuvaleti de dolmuş. Onu da o arada temizledim. Madem boka battık, küçüğün havlularını da yıkayayım bari. Duşta boklu havlu temizliği. Onları dışarıdaki iplere astım. Bey’in kahvesini yaptım verdim. O sırada günün başladığını bize haber veren dit dit dit dit eski tip kol saatimizin alarmı çalmaya başladı.

Saat 8:00. Ben yogaya gidiyorum. Gidiyorum ama bitmişim ben. Bu da karma yoga işte. Kendini unutup hizmet vermek. Hizmet ederken kendini unutmak. Hizmetin içinde tanrıyı bulmak. Tanrıyı bulmak, yani o anın içinde derin bir doyum hissetmek, başka yerde olmayı istemeyecek kadar vecd haline girmek. Karma yoga böyle bir şey herhalde. Ben sadece yorgundum. Kendimi ne tanrıya yakın ne de vecd halinde hissediyordum. Kendimi unutmuş filan da değildim. Kefenin diğer yarısında bıraktığım Defnecik sabırla ona dönmemi, ona yogasını vermemi bekliyordu.

Deniz kenarında gölgeli yerler bitmiş. Popomu sığdıracak kadar bir ağaç altı buldum. Ayakta duracak halim yok nasılsa. Daşa Çalana oturarak. Vücudumun her bir parçası nasıl da ağrıyor. Yarım saat kadar çalıştım. Gölge kaçtı, ben kâh arda bujanga’da, kâh adho mukha şvanasana’da onu kovaladım. Svastika ile bitirdim. Mutluydum. Karma değil hatha yogaydı beni tanrıya bağlayan, tamlıya erdiren, şimdili zamanın kuyusuna bir daldırıp çıkaran.

Pınar’ın deyimiyle benim çelikten sinirlerim var. Bir gazete röportajı yanıtlıyormuş gibi şunu yazayım: Çelik gibi sinirlerimi yogama borçluyum. Bu doğru. Sabah yoga yaptığımda günün geri kalanında beni zorlayan dertlere daha hoşgörülü yaklaşabiliyorum. Nihayetinde öleceğiz. Çok da şeetmemek lazım. Denize bak, rüzharı hisset, lokman ağzında erisin. Gerisi zaten gelir kafasındayım. 23. gün de biraz iş (emailler, genel yayın yönetmenliğ, çeviri düzeltmeler, kurs kayıtları, edebiyat festivali hazırlıkları, bosna’daki yayınevi için kısa bir video ), biraz eş (kaldır, giydir, tuvalet, tekrar tuvalet, kahve içmeye, öğle yemeğine, gerisin geri otele, tuvalet, öğlen uykusuna yatır, kalksın, odadan çıkar, güneş batışı, muhabbet, odaya dön, tuvalet, yatak) biraz deniz denkleminde bu tatlış tavırla geçti. Saydım Kokia’yı tam 11 defa kaldırmıştım. Yani bir günde 792 Kg ağırlık kaldırmış oluyorum. Cim’e yazılsam bu kadar badi çalışmam.

Bey yattı. Mili eve döndü. Havuç hâlâ yok. Başta aldırmadım. Havuç erkek kedi. Geceleri gezmeyi seviyor. Ben de Bey’in yanına yatağa girdim. Bilgisayar kucağımda. Biraz sizin yazdıklarınızı okudum. Biraz da yeni romanıma baktım. Bir saat geçti. Havuç hâlâ gelmedi. Çıktım, karanlık otel bahçelerinde dolandım. Adını çağırdım. Yok. Geri döndüm. Bilgisayarı kapattım. Başımı Kokia’nın kucağına dayadım. İçim yanıyordu. Çok tanıdık yanıyordu. Just like when, dedi Kokia. Bu da terapistimizden öğrendiğimiz bir teknik. İçin başka ne zaman tıpkı böyle yanmıştı?

Şehrazat gibi tam burada 23. günün yazısını keseyim.

24. günkü yazının adı olsun Just Like When.

Orada görüşmek üzere….

Defne_Gün 23_Karma Yoga” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s