ece. gün24. matruşka

matruşka’yı yazabilir miyim acaba bugün? deniyorum:

iç içe geçmiş yedi hanımefendi. gayet otantik boyanmış, sürmeli gözler, allı güllü yemenileriyle sanki yedi nesli içinde barındıran hanfendiler. küçüklüğümden hatırlıyorum, açıp kapamayı severdim bizim evdekini. ve neden bazı “oyuncaklar” nerdeyse her evde olur merak ederim. matruşkanın gizemi gün geçtikçe artıyor benim için.

geçen haftalardan bir oyun seansı. daha dört yaşında, hepimizden daha karakterli duruşuyla içimde hem saygı hem merak uyandıran bir erkek çocuk. haftalar ilerledikçe içindeki oyuncuyu bana gösterecek güven sağlandı, son seansta kıpır kıpır odaya girdi ve haftalar sonra matruşkayı ilk kez fark edip incelemeye başladı. oyun terapinin müdahale etmeden keşfe izin verdiği kıymetli bir alanı var. yeni nesil bilinçli aileler için öğretmek, örnek olmak, açıklamak aslında alttan müdahale demek ama niyetler iyi. ilk defa karşılaştığı bir objeyi keşfeden çocuğu o bilinmeyenle tanışırken izlemek ise yepyeni ufuklar açan bir zaman aralığı. oturup hayretle izliyor ve matruşkayı onunla keşfediyorum. iç içe geçmiş hanımlar. en minik parçasına kadar her açılışta yeni bir sürpriz, çocuğun gözleri parlıyor hayranlık ve şaşkınlıkla. objeyle tanışıldı, özellikleri keşfediliyor ve etkileyici bulundu, güzel.

sonra bu hanımları eski haline getirme faslı başlıyor. oyuncaklar toplanır bilinciyle yetişen birey için görev zamanı. ama bir şeyler olmuyor. tam bitirdi sanıyor bir bakmış orda tek başına dışarda kalmış bir hanım daha. onu bütüne geri alabilmek için tekrar açılıyor parçalar. eksikler tamamlansın diye yeniden bölünüyor bütün parçalar.

eksikler tamamlansın diye yeniden bölünüyor bütün parçalar. aha! bir ömürlük ders, bu hanımefendilerden bana doğru akıyor. “tamamlamak istiyorsun ama yaptıklarını bozmadan eksik parça yerini bulmuyor” diyorum. klik oluyoruz sessizce göz göze. biraz hırs, biraz merak, bolca azimle mesai devam ediyor. ta ki kendi kapasitesinin el verdiği kadar uğraşıp, dışarda kalan bir parçayı bugünlük içeri alacak mecali kalmayana kadar. büyük bir işe gönül vererek çalışmanın yorgunluğuyla, bir parça dışarda, aklı da belli ki hala orda ama devreleri daha çok yakmadan “sıkıldım” diyor, “evet baya uğraştın ve yoruldun” diyorum.

bir ömür o parçaları taka çıkara bir bütünü oldurmaya çalışacağız. sıkılacağız, yorulacağız. aklımız eksikte kalacak, geri döneceğiz, yeniden yapmak için bozacağız. bizden önceki nesillerin etkilerini hissedeceğiz. uğraşıyoruz sevgili sangha. bölünüp, çoğalıp, kendi içimizdekilerle tanışıp, içi dolu fıçıcık olana kadar uğraşacağız. tüm bu yolculukta içimizdeki parçacıklar ve dışardaki diğer matruşkalarla birlikte yol alacağız. yolumuz açık olsun.

Reklam

ece. gün24. matruşka” üzerine 11 yorum

  1. BerrinBoyar dedi ki:

    Bu aralar ne yaşasam, aklıma ne gelse burada okuyorum. Dün sabah yoganın sonunda derinleştikçe açılan katmanları izlerken aa matruşka gibi demiştim. Sadece o kadar diyebilmiştim, anlat desen anlatamazdım. Sen ne güzel anlatmışsın 🙂

    Beğen

    • ece dedi ki:

      elim döndüğünce diyelim 🙂 bu denk gelişlere ben de çok şaşırıp seviniyorum ya, birimizin ortasını diğeri gole çeviriyor gibi -hissiyat ve ifade olarak 🙂

      Liked by 1 kişi

  2. Ebru Ayşe Taner dedi ki:

    Benimde küçük yeğenim 4 yaşında. Geçen gün annesinin matruşkasıyla oynuyordu. Açıyor açıyor yenisi. Daha küçüğü. En miniğine ulaştığında baby dedi. İçimden ben de neler neler düşündüm. Tüm kabukları at at at açıl kır baby kalıyor geriye hepimizde. En saf halimize ulaşma çabası bu. İnsanı çözersin çözersin çözersin çocuk çıkar. Eline sağlık Ececim❤️

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s