pınarlıne – gün 24: Biraz da gerçekler diyelim mi tatlı kız?

Öncelikle, itiraflarıma başlarken, Ayça’nın yazdığı gibi miladi takvimle bir gitmemiz çok hoşuma gidiyor, bunu diyeyim. Birincisi, aşırı kolay 24 Mayıs ise Gün 24, pratik! İkincisi sanki uğurlu gibi geliyor bana, şöyle ki ben mesela işe gidiyorum ve o gün çok kritik bir olay var ofiste benim için (olay da neyse kelimelerim bitmiş) ve diyelim otobüs ben durağa varır varmaz geldi ve tam önümde durdu ya da metroya koşmadan yetiştim, o gün var ya üf çiçek gibi geçer. Geçeceğine olan inancımı severim ben. İşte miladi takvimle paralel gidince uğurlu blog oldu burası bence, yıldız kayarken dilek tutmak isteyenler kaleye mum diksin (bu da Doğaca oldu biraz sanki)

Gelelim maydonozun faydalarına, ben küçükken böyle laflar vardı, büyüyünce ne oldu onlara sahi?

Konuya, yine küçükken öğrendiğim, bir şiirle başlamak isterim, bu şiir aklıma dün gece geldi, az önce de Pınar’ın şiirini görünce eşzamanlılıklara güldüm. Fakat şiir benim değil, babamdan öğrendim, o nereden bilemem… Anonim diyelim, şiir de değil hatta tekerleme diyelim dilerseniz.

Menemen

Menemen menemen,

Ben bu işe gelemem

Ayaklarım çok küçük

Naylon çorap giyemem

***

Bu şiir benim bağlanmakla ilgili bütün hakikatimi ortaya koyuyor. Şiirin aklıma geldiği dün geceye flash back yapıyoruz. Çadır çadır ofise giderek helak olmuş pinarline pijamaları çekmiş yatağa girecek, telefonun mor lambası yanıp sönüyor, çalışkan ikilerin grubuna bir mesaj düşmüş. Mesaj Doğa’dan, dersten çıktılar, ben giremedim, mealen diyor ki mangalanamaskarın yeni bir versiyonunu öğrenmişler ve biraz kazık çıkmış (Doğacım bunu süper edebi ve kibar ve aynı zamanda benzetmeler açısından zengin bir biçimde ifade ediyor ama ben grubun mahremiyetine daha fazla havuç suyu sıkmamak için ss filan alıp eklemiyorum). İçimden ilk geçen şey “bitti, buraya kadar”. Pre-prelüdü bir şekil yaptık, ilk prelüd zaten ilk prelüd, kemiklerimizin yapısının izin verdiği ölçüde katlanıp bükülüyoruz, alevlerden alev beğeniyoruz, ikinci prelüd zaten bana evladiyelik yeter öyle böyle aşk yaşamıyorum kendisiyle, e tamam. Ben zaten süper aerobik, fit, akrobatik filan biri değilim, hımbılım bi kere, eğilip kalkmayı sevmem, ev işlerinde bir tek ütü severim, tertemiz iş, dümdüz dur, müzik aç ya da dizi aç tertemiz çamaşırları dümdüz et salına salına. Sana kim 3. prelüdü vaad etti ki güzelim diyorum içimden. Senin buraya gelebilmen mucize ama zaten 2. prelüd bir ilerleme prelüdü değilmiş, çerezmiş heh sen bu çerezi al yoluna devam et çünkü bu defa nakka! İçim içimi yiyor, Pınar dediydi ocak dışı olmak yok diye ama ne olacak öğrenciliğimiz boyunca hep sınıfta bu da bu hareketleri yapamıyor ama olsun devamsızlık yapmıyor çabalıyor diye kenarda hacıyatmaz gibi debelenen öğrenci mi olacağım, hayatta olmaz! Bitti, buraya kadar. Ben tabii tepkimi hemen ortaya koydum can havliyle, mangalanamaskarı yaptık da bu kaldı hemen bakayım ne menem bişimiş. O arada kaydı yüklememiş, kaydı yükledi, ben battaniyenin ucu elimde kalakaldım. Baktım yüklendi, atlaya zıplaya dakika 44 filan oraya geldim. Virastana sağa in, yukarı nefes al, nefes ver sola virasta ve in aşağı kahveleri hazırla, sağa geç, birileri sağa geçmemiş sağ taraf diyor Pınar ısrarla, geçin arkadaşım geçin, geçin de başlasın şu meret, telefondan öyle 10 saniye atlanmıyor, bir dokunuyorsun dakka 90 oluyor. Neyse sakinim, sakinim, uyuyacaktım ben. Sonra öğreniyoruz, elleri yere koymadan mangalanamaskar, hemen vaziyet al, olduğun yere çök kahvelere, geç sağa, yel yepelek yerleş mangalanamaskara, bırak bakalım elleri, oha bıraktım, hem de ne biçim bıraktım, HAVADA DURDUM ŞAHİTLERİM VAR ARKADAŞLAR. O derece bırakmak, ulan dur kesin yanlış anladık, bir daha bak bir daha yap, sonra çalışkan ikilere şarla, oha bu çok kolay. Densiz! Neye göre kime göre, onlar sana dönüp karkottaka çok kolay diyor mu? Eee? Ama böyle o gerilim gidince bi elim ayağım titredi, ona ver canım sınıfım. Neyse iki güldük eğlendik, yattım ben. B*k uyursun afedersin.

Bu his çok tanıdık be sanga. Akşam buluşalım mı bir şey konuşmamız lazım’lardan tanıdık. Ben önden gideyim dedikten sonra duyulmayan telefondan tanıdık. Mesajıma iki gün geç gelen cevaptan tanıdık. Bu akşam işim var ertelesek sana uyar mı’dan tanıdık.

Bu hissin otomatik tepkisi ne? Sen bu ilişkide beni yarı yolda bırakacak gibisin o zaman dur öyle bırakılmaz böyle bırakılır. Anında topuk, yemiyorsa test üstüne test, ne yaparsam bırakıp gider onu anlayayım testi, insanlıktan bezdirene kadar hem de…

Bu sefer kesin bitti korkusu o kadar kemiklerimde yer etmiş ki sırf o korkuyu yaşamamak için yarıda bıraktığım öyle çok ilişki var ki. Çünkü kesin bitti, bitiyor korkusu ile yaşamaktansa, ayrılırken bir defada acıması daha iyi.

Ben başlangıçlarda çok iyiyim dedim dün içimden eve dönerken ama devamını getiremiyorum. İşte bu yüzdenmiş… Pınar bir keresinde yoga da sevgili gibi demişti, bir dersin başında, anladığımı sanmıştım.

Dün akşam bana ayna oldu, bu defa bitti deyişim, kaçmak isteyişim, hee ben yanlış anlamışım oh diye arkama yaslandıktan iki dakika sonra peki ama 3. prelüd nasıl olacak kaygısına girişim… Ayaklarım çok küçük naylon çorap giyemem deyişim…

Ya işte böyle, biraz da gerçekler tatlı kız, o hatmettiğin bağlanma teorileri çok güzel de sen daha yogana bile ne zaman terk edecek beni ya da ben onu ne zaman terk edeceğim diye bakıyorsun… İnsan, ilişkilerde iyileşiyor evet ve belki yoga ısrarla, güvenle, bu gördüğüm pinarline’ı iyileştirmek için orada duruyor, hadi bakalım, çok romantikti ilişkide beraber büyümek, iyileşmek, iyileşmeye gönlün var mı tatlı kız?

Reklam

pınarlıne – gün 24: Biraz da gerçekler diyelim mi tatlı kız?” üzerine 13 yorum

    • pinarline dedi ki:

      içimdeki iflah olmaz bihter ziyagil… evet okuyunca Defne Hocanın yazısını aa dedim bana bundan olmuş.. Bunu fark etmeseydim yani bu just like when kapısı açılmasaydı bırakma ihtimalim çok yüksekti, şimdiyse sınavım değişti, evet yoga sen benim için hep oradasın ben ne kadar burada olabilirim, kaçamadım yakalandım sanki, göz göze gelmiş bile olabiliriz… Gölge savaşçı böyle mi yoğuruluyordu?

      Liked by 3 people

  1. fatma dedi ki:

    of Pınar accaip güzel yazmışsın. eline diline sağlık be gölge savaşçı. eş zamanlılık da efsane olmuş. yemeği yeni bitirdim. tatlı niyetine bir daha okuyacağım şimdi. ❤

    Liked by 2 people

    • pinarline dedi ki:

      Ne diyebilirim ki Hocam… Sizi bu yola çıkaran, bizi bu yolda buluşturan bütün koşullara minnetle. Günbegün yogamın içinde nasıl büyüdüğünü görebiliyorum, her şey Mavi Orman’la sonra da Pınar’in buradaki yazılarıyla başladı.. İlk kurs açılacak mi mailimi Berlin’e uçarken yazmıştım, Pınar’in yazılarını bilmemkacinci kez okuduktan sonra.. Bugün diyorum ki galiba yogam ile göz göze geldik, kaçamadım. Her şeyin böyle gelişmiş olması sadece minnet duyulacak bir şey benim için.. Menemen şiirinin İngilizcesini merak ettim ama 🙂 🙈

      Liked by 2 people

  2. Eda S. dedi ki:

    Mangalanamaskarda sağa geçemeyen ben miydim diye düşündüğüm an dışında çok güldüm Pınar. 🙂 Ayrıca kendime sorduğum bir soruyu da beynimle cımbızla çeker gibi almışsın: “ne olacak öğrenciliğimiz boyunca hep sınıfta bu da bu hareketleri yapamıyor ama olsun devamsızlık yapmıyor çabalıyor diye kenarda hacıyatmaz gibi debelenen öğrenci mi olacağım.” Eline koluna sağlık. ❤

    Liked by 4 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s