Tansel; Gün 24

Kazı Alanı

Sangacım merhaba,

Valla yorgunum bugün. Erkenden başlayan, koşturmacası bol, üstüne bir etkinlik sıkıştırmalı, yaza “Ce ee!” diyen sıcağı ile, gerek trafikte gerek toplu taşımada geçen sürelerin ardından eve varış. Hanımın da koşturmacalı günü nedeniyle akşam yemeğine bizzat el atış, (bu durum bir ekstra değil, olması gereken zaten) haberler ve kapanış tadında kepengi indirecektim. Ama baktım okunacak nice yazı var sangamdan, onları bugün okuyamazsam yarın iyice okuyamam dedim. Ama şimdi okumaya başlarsam da hiç yazacak halim kalmaz. O nedenle önce kısa da olsa (olamadı) seni germeyen derdimi dile getireyim selam edip geçeyim dedim okur moduma. Kim bilir ne güzel inciler dökülmüştür. Zenginim şu anda ben, elimde okunmamış bir yığın yazı var.

Sabahın 6’larında bahar alerjisinden kaynaklı hapşırmak isteyen ağzım burnum başladı hapşırmaya. Gel de içine uyandığım rüyanın yataktayken analizini yap. (Bahane.. onu düşünüyor gibi yaparken, yenisine yelken açmak isteyen zihnin oyunları bunlar) Seri hapşırıkların üstüne “eh tamam kalktım” dedim, “e kalktıysam o zaman yapılacak tek şey var yoga” da dedim. Halen uyuyan zihnimin sersemliğinden faydalanarak, kendimi yoga yerime atıverdim. Biraz karnı ağrıyan çocukla ona izin verdim, baktım uyanıyor duruma hop  suçi. Sonrası artık çorap söküğü.. Geniş geniş yaptım yogamı. Sonra hazırlan çık, işe git, işteki işleri işle, öğlen diğer işler için iş yerinden ayrıl, o işleri hallet, iş yerine dön, kısa sürede bir iki iş daha çöz, sonra açılacak öğrenci projeleri sergisi için müze haline getirilen bir höyüğe arkadaşlarla yolculuk. Gitmişken höyüğü ve müzeyi de gezelim diyerek hocalarımızdan biri bir arkeolog eşliğinde tur ayarlamış ona katıl…

Ohh, bir anda zaman değişti sanga. Sen de M.Ö. 5200, ben diyim 6.500. Camlı vitrinlerin içinde kazı yerinden, tarih öncesi dönemden buluntular. Buluntulara bağlı modellenmiş replika araçlar, taşlar, seramikler.. en sevdiğim.

Arkeoloji oldum olası sevdiğim bir alan, müzelerde gezinmek, antik kentlerde dolaşmak çocukken ve gençken de hep bir şekilde mutlu hissettiğim mekanlar, yerler oldu benim için. O taş yapılara dokunmak, o nesnelerin üzerinden onların kullanıldıkları zamanları ve yaşamları hissetmek, hayal etmek çok doğal bir şeymiş gibi gelir bana. Zamanın yıpratıcı gücüne dayanan bu şeylere yönelik bir saygı duruşu mu, yoksa o zamandan bu zamana bir şekilde ulaşmış “mektupları” okuyabiliyor olmanın cazibesi mi? Bilemiyorum.. şu an uyduruyorum bu hisleri tarif etmek için kelimeleri.

Neyse günün sürprizi bu oldu, sergi bahane oldu, pek güzel oldu. Arkeolog anlattı; yüzeyin hemen altında yüzyıllarca tarım alanı olarak kullanılan bu yerde bu kadar eski tarihlere dayalı bir yerleşim alanın günümüze kadar ulaşabilmesi neredeyse mucize. O arazi yüzyıllarca tarım alanı olmasının yanısıra sonraları hemen yakınındaki bir çimento fabrikasının toprak tedarik alanı da aynı zamanda. Oradaki toprağın başka sebeplerle kentin bir yerlerine taşınması sırasında, emekli bir resim öğretmeninin toprak içinde dikkatini çeken kırık seramik parçalarını ayıklayıp müze müdürlüğüne ulaştırması sonucu, bu alan ortaya çıkartılmış. Bugün halen hemen 100 metre ötesinde çimento fabrikası duruyor, yine yakın sayılır kentin sevimsiz şehirler arası büyük otobüs terminali, çevre yolu ve niye orada olduklarına halen hayret ettiğim yeni yapılan rezidanslarla kuşatılmış bir ilk yerleşim yeri. Gördüklerimin beni şaşkına uğrattığı yetmemiş gibi sadece bu hikayesi bile anlatılmaya değer diye paylaştım sangacım.

Yogaya bağlayalım o zaman; yüzeyin hemen altı katman katman insanoğlunun bugüne ulaşan mirasları ile dolup taşıyor. Indiana Jones gibi paldır küldür değil, elde bir spatula, bir fırça ile nazikçe kazıp çıkartmak zaman istiyor, özen istiyor, dikkat istiyor. Ortak mirasın mirasçısı olarak bu göreve talip olduysak da, her gün kazı yerine uğramak gerekiyor. Anladınız siz onu.. ; )

Sevgiler sangacım

Tansel; Gün 24” üzerine 3 yorum

  1. AlicanPinarbasi dedi ki:

    Bizi de kazı alanında dolaştırdığın için teşekkürler Tansel.. yazıp kapatacaktım.. İstanbul Arkeoloji Müzesi.. Resimler, heykeller.. Bahçesi.. Geçmiş.. Anılar.. Bugün gibi.. Yoruma sığmayacak, yazıya sarkacak gibi.. ❤️

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s