Derya – Gün 25: Kucak

Buraya upuzun yazıp taslakta bıraktığım ikinci yazıyı yazdım bugün. O bir dursun…

Erkekler güçlü, dik kadınları seviyor efsanesi efsane mi, doğru mu sanga? Hiç yıkılmayan, öyle kadın yok da, yıkıldığını belli etmeyenleri? Şen şakrak gözükenleri. Romanlarda yaşı büyük teyzeler taze gelinlere öyle öğüt verir ya. Güler yüz. İçin ağlayacak ama çok da belli etmeyeceksin. Kızılcık şurubu içtim miydi neydi? O. Bir bunu merak ediyorum. Hep etmişimdir.

Bir de şöyle bir şey:

Hani katıla katıla ağlayan çocuğu güvendiği biri kucağına alır. Çocuk ağlar, ağlar. Sakinleşmeye başlar. Ağlaması hıçkırmaya döner. Gözleri kapanmaya başlar. İçini çeker. Başını yaslar, kendini yaslar. Hıçkırıkları da seyrelir. Öyle öyle, hem o kucağa güvendiğinden, hem yorulduğundan son bir hıçkırıkla sarsılır.. depderin uykuya yuvarlanır. Dinlenmiş uyanır. Acıkmış. Mahmur ama güleç, oyuncu. (Tersi de var, erkekleri hep güçlü görmek isteyen kadınlar.)

Böyle bir uyku, böyle bir kucak lazım. Bir bulsam, erişsem, mahmur ama güleç, oyuncu uyanıcam.

Upuzun yazı taslakta kalsın. Bu kısacık dilek yayımlansın.

Derya – Gün 25: Kucak” üzerine 2 yorum

  1. Ayça Kamacıoğlu dedi ki:

    Derya, bu sabah öyle bir kucak olmayı hayal ettim ben de. Defne Hoca’nın yavru tekiri tutmasından ilham aldım sanırım. Sanganın kucağı hep açık, desteklendiğini her daim bilesin ❤️

    Liked by 11 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s