Ebru- Gün 27: Değişen Kafalar

Başım ağrımaya başladı en sonunda. Bütün haftanın gerginliği bugünkü hamam sefasından sonra salıverdi kendini. Baktım geçecek gibi değil hiç hoşlanmamama rağmen bir ağrı kesici almak doğru karar oldu. Çünkü biliyorum cozutacak. Neyseki senede 1 falan kullandığım için hemen etki ediyor bünyeme. Şu an çok daha iyi hissediyorum.

Bu hafta kardeşimin vizesini nefesler tutularak beklemeyle geçti. Benim vizem var. Küçük kardeşimizin yanına 1 haftalığına İngiltere ye gidecektik. 1 ay önce başvurdu. Yıllardır 4-5 günde aldığımız vize gelmedi. Şaka gibi. Bugün uçağımız vardı. Ve çarşamba akşamı bileti 16 haziran a ötelemek zorunda kaldık. Tabi bu bütün bekleme ve B planı süreci yıprattı bizi. Bugün de (uçak bu sabahtı) madem İngiltere ye gidemiyoruz hamama gidelim dedik. Ne alaka:)

Daha önce Sefa Hamamı nı yazmıştım size. Artık yok onu da yazmıştım. Bugün net olarak öğrendim ki satmışlar hamamın olduğu arsayı. Dönüşüme girmiş. Dün bayaa bir araştırdıktan sonra amacımıza uygun bir hamam buldum. Bu sabah yollandık kardeşimle. Burası tabi ki bir Sefa değil. Hamam gibi bile değil. Nasıl yabancıyız biz de. Hamam acemisi olmuşuz. Zaten pandemide 2 sene ara vermişiz. Neyse uzatmayayım natır kızlara anlattım derdimizi. Şu keseden isterim, şöyle olsun, böyle olsun. Tabi Sefa kariyerimden de bahsettim. Ve kızlardan biri benim Sefa dayken çok sevdiğim Tıflı abla nın gelini çıktı. Tıflı abla pandemiden önce vefat etmişti. Onu hep Sefa nın arka bölümünde namaz kılarken hatırlıyorum. Namazı biter tespihini başımın üstünde çevirip, okuyup üfleyip -vazgeç bu sevdadan kızım! diyen Tıflı abla. Nur içinde yatsın. Çok andık onu bugün. Adet olduğu üzere köpük esnasında şarkı söyleme faslı başladı tabi, gelini Işıl, Tıflı ablanın sevdiği şarkılardan birini söyledi. Sesi iyi mi kötü mü pek anlayamadım ama taşın ve suyun uyumuyla dinledik gitti.

Coştum yine dalgalanıyorum ben
Yeni yeni sevdalanıyorum ben
” imiş şarkısı. Hamam dışı repertuar. Hiç duymamıştım Tıflı abladan bu şarkıyı. Bize hep acıklı şarkılar söylerdi. Ya da ben acıklıydım o zamanlar. Bilemedim.

Ne zaman bunalsam, sıkışsam, yalnız kalmak istesem ya da kirli ama her türlü kirli hissetsem kendimi Sefa da bulurdum. İç-dış yıkama için mükemmel bir yer bence hamam. Çıplak, savunmasız, olduğum halimle kafamdan aşağı suları dökerken başlar temizlik. Sonra kese. O kese ki acıta acıta soyardı ne varsa üstüme yapışan. Sonra mis kokulu sabun, köpük, beyazlık…Ve nihayet gıcır gıcır, taptaze bir halde hazırım yeni kirlere…

Bu zaruri hamam değişikliği ile sanki o dönemki Ebru nun da Sefa da kaldığını hissettim bugün. Sefa yla birlikte Ebru da dönüşüme uğramış. 2 sene pandemi arası. Sessiz sedasız vedasız bir ayrılık. Ve yeni hamam eskiyle bağlantılı ama tamamen farklı bir hamam. Ve Ebru eskiyle bağlantılı ama tamamen yeni bir Ebru…Maddeyle mananın harmanlanmış tezahürü hayran bırakıyor kendine. Yani demem o ki Sefa nın şarkısı nasıl “Ben gönlümü sana verdim
Haberin var mı yar, yar?”
idiyse, yeni hamamın şarkısı Tıflı ablanın başka diyarlardan dokunuşuyla ve inanıyorum ki bana gönderdiği mesajla “Coştum yine dalgalanıyorum ben,
Yeni yeni sevdalanıyorum ben

Teşekkür ederim Tıflı abla… Mesaj alındı 😉

Ebru Ayşe Taner

Reklam

Ebru- Gün 27: Değişen Kafalar” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s