Meltem-Gün 26-27 ‘Küçük Dostum’

Dün sabah Defne Hocamızla sadhanımız sabah yedideydi. O yüzden uzun uyumuş gibi hissettim kendimi. Sabahları erken kalkıp sadhanamın başına geçmek bir alışkanlık oldu. O saatte geçemeyince boşluk hissettim, sizde durum nasıl? Defne Hocam, bize adadan seslendi. Yalnız Defne Hocam beton zemin üzerinde gösterdiğiniz her harekette bedeninizi düşündüm. Dilerim rahat geçmiştir. Dizlerim, bir gece önce sürdüğüm susam yağından biraz rahatlamıştı.

Sadhanam sonrası bilgisayarda biraz yazı yazdım. Ve evden jet hızıyla çıktım. Aklım babamdaydı.

Halkalıya geçtiğimde gittiğim siteye yakın bir yerde yol kenarında bir lokantada çorba içtim. Havanın sıcağı kavurucu, ona rağmen sıcacık çorba o kadar iyi geldi ki, gözlerim açıldı. Sonra danışanın sitesinde park ettiğim yerde bir psikolog arkadaşla konsültasyon yaparken aracımın yakınına yaklaşan bir araç üstüme üstüme geliyordu ve yakınıma park etti. İçinden uykulu ama neşeli bir bayan çıktı tam da Fatma hocanın bize tarif ettiği üniformasıyla.. Özür diledi, kabul ettim. uçuştan geldiği ve yorgun olduğu her halinden belliydi bu rağmen neşeli ve güleryüzlüydü. Seansım sonrası bir başka danışanıma geçtim hiç ara vermeden. Neler yaptığımı sordu -uzun süredir gittiğim bir danışanım ve birbirimizden haberdarız, tüm yolculuklarımı biliyorlar- Shadow yogaya başladığımı söyleyince hocalarımdan birisi de amir dedim ve Fatma Hocam bu pilot danışanımın size selamı var.. Sizi tanıyor.

Dün gece eve çok geç geldim.. Doğruca yatağa geçtim.. Yazamadım. Bu halimi de gördüm. Uzun saatler trafikte kalınca dizler bükülü, kollar gergin, bedenim yorgun.. Uzun bir yatışa, gerilmeye, esnemeye ihtiyaç duyuyorum.

Bugün Kanlıca’ya geçtim, üstün zekalı, üç yaşında olan bir danışanımla çalıştım. Gözlerinin içi gülüyor, mizah anlayışı yüksek. Neşe ve keyfin içinden geçmek işimiz. Okuyor, işlem yapıyor, dünyayı tanıyor, tüm ülkeleri, başkentleri, özelliklerine kadar kendi kendine araştırarak öğreniyor, her gün onun için bir keşif, ve her defasında yenileri ekleniyor, kendi doğasında var, olanla… Özellikle hiçbir şey öğretilmemesi yönünde bir yaklaşımı aileye sunduğumda, Allah’tan ailede bunun önemini anlayışlarına yerleştirdiler ya, içim rahat. Her şeyi akışına bıraktık, ona sormadan, sistemini zorlamadan, onu yormadan, sadece ruh sağlığını korumak ve çocukluğunu yaşaması için özen göstermek ve ilişkisel olmasını sağlamak. Eğlenerek, paylaşarak, sevgi ve nezaket üzerine bir anlayış geliştirmek. Sosyal olgunluk hızla ilerlerken çocuk olduğunu unutturmadan tadını çıkartmayı öncelik haline getirmek. Şu anın içinden geçerken kibirle değil de var olanı bütünle paylaşarak geçirmesi, toplumdan kopmadan, yaşama karışması, oyunla tadını çıkarma üzerinde duruyoruz. “Ben bildim” yerine, “kendimle gurur duyuyorum” fark ettirmek.. Birlikte eğleniyoruz, bilmenin değil de deneyimin ve hislerin peşindeyiz.. Anda kalmayı birlikte deneyimliyoruz. Bir ara balkona çıktı, “Çatı katındayım, ne harika diyerek oryantasyona başladı, yüzündeki tarifsiz sevinç, görülmeye değerdi. Küçük dostumun keşfettiği kıymetli küçük anları var. keşif halinde ve bunun tadını çıkartıyor. Kısa ama bir o kadar hoş geniş anları yakalıyor. Genellikle üstünlerde bir alan önde giderken Psikomotor beceriler geriden gidebiliyor.. Hızlı düşünürken düşünce trafiği o kadar kalabalık olabiliyor ki bununla ne yapacağını bilemeyebiliyor ve organizasyon sorunları doğabiliyor ve regülasyona ihtiyaç duyabiliyorlar. Sistemi dinlenmek nediri bilemediği için bu onlar için bir hayli yorucu olabiliyor. Sessizlik anlarına ihtiyaçları var regüle olabilmeleri için. Aileler bu durumu fark edemedikleri için daha fazla soru sorarak buradaki enerjiyi, aktivasyonu daha da artırabiliyorlar. O sebeple bazen agresyon, kızgınlık belirebiliyor ya da iletişim sorunları doğabiliyor, hareketlilik artabiliyor. Bunların farkında olarak ona özen gösteriyoruz küçük dostuma.

Diğer seansım iptal oldu, anne eczacı ve nöbette. Çocukları annesine bırakmış o yüzden İstanbul’un diğer, güzel ucuna yolculuğum bugün yoktu, eve döndüm. Tamamlamam gereken bir yazı var, başına oturmak için fırsat doğdu. Az evvel babamla görüştüm ateşi düşmüş, şeker normale dönmüş. Takipte. Tüm dualarınız ulaşıyor. Şükran doluyum. Kalbimdesiniz.

Sangam geceniz rahat ve huzurda geçsin. 27.günümüzdeki birlikteliğimizi kutluyorum, yazan, okuyan, yaşayan gönlünüze sağlık.

Meltem, 27.05.22,İstanbul

Reklam

Meltem-Gün 26-27 ‘Küçük Dostum’” üzerine 2 yorum

  1. fatma dedi ki:

    Kimmiş o pilot Meltem? Ve sen ne iş yapıyorsun? Nasıl bir mekik dokuyorsun şehrin bir ucundan öbürüne? Nasıl hiç şikayet etmiyorsun? Maşallah sana. Ve kocaman da bir kucak. ♥️

    Liked by 2 people

    • meltemkuttas dedi ki:

      Emrah Kaptan, Fatma Hocam. Melih Kaptan’dan dolayı tanıyor.. Melih Kaptan’ı da tanıyorum ayrıca ve bir akrabam da Kaptan pilot Hakan Kaptan… Ve böyle işte.. Persona işleri Fatma Hocam, sinir sistemim üzerine çalışıyorum da o yüzden işi yapıp alanıma geri çekiliyorum, kendimle ilmek ilmek mekik dokuyorum.. Okyanustaki dalgadan sahile her sefer ve hiç bir şeysizliğe doğru. Çocuklarla çalışıyorum geniş bir alan soğanın kabuğu gibi dıştan içe doğru o da ilmek ilmek., ben de sarılıyorum kocaman❤️

      Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s