Büşra – Gün 28: Meşgul günler

Çok seviyorum sanga, yogayı, hocalarımızı, aynı dili konuşmamızı, burayı, burası canıma can kattı. Var olun, hep sürsün. Bu da bir çeşit bağımlılık mı bilmiyorum ama yogasız bir hayat hayal edemiyorum. Ara ara buraya yazmaya devam edilse ne harika olur. Sizden haber almak, aynı duyguları paylaştığımızı görmek, farklı bakış açıları kazanmak, bir kitap, şarkı öğrenmek,  bilmediğim ülkelerde, şehirlerde dolaşmak, sizi yavaş yavaş tanımak, yavaş yavaş açılmak, sizin açılmanıza şahit olmak, harika metinler okumak… Çokk güzel! (Bugün son gün değil Pınar Hocam tamam : ) bir döngüye daha varım diyorum ayrıca!)

Ayın 25’inden beri yoga yapamadım. Cömert’in ailesi bizde, sohbet, muhabbet, yemekler, kahveler, gezmeler, akraba ziyaretleri, evde yer bulamayışlar derken son üç gün yogasız geçti. Misafir ağırlamak, sürekli bir şeyleri altı kişi için düşünmek vücudumda bir strese sebep oldu sanırım, bacak arkalarım, belim, omzum, boynum biraz isyandaydı, bugün evde kalmayı tercih ettim, ahali müze gezisine gitti. Yogamla kavuştuk öğlen, bana, buraya anlam bulamayışlarımla ilgili yazdığım son yazıma cevap verir gibi, “anlamın kendisi benim” dedi, “sen aradan çekil ben her şeyi hallederim”. Kendimi bıraktım hareketlerin kollarına, hallettiler vücudumdaki isyanları, kafamdaki dırdırları hep beraber, sıra sıra. Bazen sarılmak istiyorum o hareketlere sıkı sıkı, şöyle bir kucaklayıp teşekkür etmek. Hepsinin bir karakteri, bir kimliği var gibi sanki, çok seviyorum! Bugün çok sevme günüm yalnız kaldığım birkaç saat sayesinde sanırım. Günün belli bir anında yalnız ve bomboş kalamadığım günler eleştiren, yargı dağıtan yanım kafamın içinde konuşup duruyor, karşı tarafa hiç hissettirmesem de (Cömert dışında tabi) kafamın içi vızır vızır. Ama işte bir yalnız kalıp yogamı da yapabilmişsem oh, sesi kısılıyor içimdekilerin. Şimdi de öyle bir hafiflik, nirodaha hali, yargılarım güçsüzler dağılmak istemiyorlar etrafa.

Yoga sonrası benden beklenmeyecek performansta yemekler yaptım, şimdi gelseler de yesek diye can atıyorum, kurt gibi açım. Normalde yemekle pek işim olmaz, Yemeksepetini bırakalı (tam da bırakılmadı tabi) iki yıl falan oluyor sanırım. Bu işlerde hala acemiyim denilebilir ama fena iş çıkarmıyorum bazen. Ahali Antepli, haliyle lezzet anlayışları zirvede, onlardan yemek konusunda -yaptığım yemekler etsiz olsa bile- geçer not almak beni daha da teşvik ediyor sanırım. Böylece aslında yemek yapmanın insanı dinlendiren yanını da keşfediyorum. Sakin sakin vakit sıkıntısı olmadan ölçerek biçerek bir şeyleri denemek artık keyif vermeye başladı. Evet sevgili 35 yaşım 1.5 yıl sonra seninle görüşeceğimizin sinyalleri sanırım bunlar 🙂

Şimdi ben salata hazırlıklarına girişeyim sangacım. Yarın görüşmek üzere umarım.

Çok sevgiler,

Büşra

Reklam

Büşra – Gün 28: Meşgul günler” üzerine 4 yorum

  1. fatma dedi ki:

    Büşra bu blog ile senle ilk defa gerçekten tanışmış gibi hissettim ben. Ne iyi ettin de yazdın. Anlam konusunda sana yazmayı unutmamış olsam tam da yukarıda senin yazdıklarını söylerdim. ♥️

    Liked by 1 kişi

  2. Derya dedi ki:

    “sen aradan çekil ben her şeyi hallederim” ne güzelmiş 🙂

    “Yoga kendi yolundan çekilme sanatıdır” diye bir alıntı hatırladım, kim bilir kimden..

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s