Defne_Gün 28_”BOK”tan bir gün

Sevgili Sangacım,

Sabah harikaydı. Erkenden kalktım. Aynada kendimi beğendim. Seviye 4 öğrencilerimle Zoom’da buluştum. Onlarla ayda bir defa hafta sonu workshop’u yapıyoruz. Bu hafta sonu olan da sezon finaliydi. Cumartesi 3 saat ve pazar da 3 saat sürecek kapsamlı bir program hazırladım onlara. Heyecanla bekliyordum. Bu sınıfta yoga hocalığı yapmaya başladığım günden beri bana güvenen ve derslerimi maddi manevi destekleyen öğrencilerim var. Artık dostum oldular elbette. Hatha Yoga hocalığı yapan, kimisi de sizin hocanız olan öğrencilerim var. Gözüm gibi baktığım, kan kaybetmesinler diye epeyece uğraştığım bir sınıf.

Ders pek güzel geçti. Üç saat bence aktı gitti. Umarım onlar da mutludur. Bittiğinde ben mutluydum.

Bugün bizim 11. evlilik yıldönümümüz. 28 Mayıs. Leros’a her yıl bu mevsim gelmemizin sebebi de burada evlenmiş olmamız. Yıldönümümüzü burada kutluyoruz. Gerçi bu akşam pek çıkıp yiyip içemeyiz, artık yarın akşam yaparız diyordum. Pazar sabahı da devam ediyor Seviye 4lerin workshopu. Olsun tamam. Pazar akşamı yemeğe çıkarız, kutlarız. Bu akşam da evlendiğimiz Milos bara gideriz, ben çay içerim, sen kokteyl diye konuşarak kalktık, giyindik. Kahvaltı hazırladım. Odamızın önünde balkonumuz var. Orada peksimet zeytin ezmesi domates yedik. Kokia jambon ve peynir de yedi. Saat 12 olmuştu. Haydi kahve içmeye merkeze inelim. Önce tuvalet. Evet, elbette.

İşte sanga… O saat bu saattir bu tuvalet işi çözülemedi. Saatler 18:30. Yani 6 saat 30 dakikadır biz Kokia’nın kaka yapmasını bekliyoruz. Burada glutene, ekmeğe, kırmızı ete acayip abandığı için, vitaminlerini almayıp, su içmediği için ve tabii fizyoterapi eksikliğini de unutmayalım bağırsaklar donmuş. Dört gündür hareket yok. Tekerlekli sandalyede oturan bir insan için alt taraflardaki bu ağırlık dayanılmaz bir şey. Ellerini bile yumruk, pençe haline getirebiliyor. İlk bir saat bekledik. İKinci saatte kaldırdım, sandalyeye oturttum. Ben bir eczaneye gideyim. Cumartesi ülkemizde açık eczane bulunmaz. Nöbetçisi bulundu. Gittim. Bir ezme, bir şurup. Haydi bir daha oturalım tuvalete. Kaldır, indir. Belim alarm veriyor ama yapacak bir şey yok. Alt katlarda yine hareket yok. Masaj? Yapalım. Nefes? Yaptık. Eğil, kalk, eğil, kalk. Yok yok. Kaya katmanları donmuş sanki içeride. Mümkün değil mobilize olmuyorlar.

Daha neler neler denedik sevgili sanga… Ne ben anlatarak bir daha yaşayayım, ne siz bunları hayalinizde canlandırmak zorunda kalın. Evlilik yıldönümümüzü bir tuvalette baş başa geçireceğimiz ortaya çıktı. Sonraki saat, artık ikimiz de bitkindik. Yatağa uzanalım. Masaj. Kaldır, indir, kaldır, indir. Yatakta döndür. Bir de diğer tarafa. Çiş? Hayır o da gelmiyor. Prostat meshaneye baskı yapıyor. 10 saattir çiş de yok.

Çelik sinirlerin sahibi olmanın yollarından biri de onları düzenli olarak boşaltmak. Yatakta yan yana uzandık. Durum feci. Ben ağladım. Bir de elektrikler kesildi. Klimalar durdu odada. MS hastaları için sıcak kadar berbat bir düşman olamaz. Ağlyoruz beraber. Bizim Büyük Çaresizliğimiz’e. Alıştık böyle ağlamaya, yan yana yatarak. Hakkında konuşmuyoruz bile. Bir cins orgazm bu da. Yükseliyor, kontrolü kaybediyorsun, belki biraz bağırıyorsun sonra diniyor.

Artık neden ağladığımı, yitirdiklerimi, çaresizliğimi düşünmüyorum. Hatta kalkıyorum, gidip küçük kediyi besliyorum. Ona da kakasını yaptırıyorum. (Bu tatili BOKlu olarak hatırlayacağım). Dönüyorum. Çiş? Hayır. Nasılsın? Aynı. Uf! Klimalar? Oh neyse başlamış. Om Şam Sri Şanaişçaraya Namaha. Satürn’e hürmetler. Kargalar odamızın önünde. Jambon verdik mi? Ben çıkıp bloğumu yazacağım şimdi. Olur. Peksimet zeytin ezmesi. Kahve. Kahve overdoz bende bugün. Peksimet zeytin ezmesiden başka bir şey yemediğim de dikkatinizden kaçmamıştır.

28. güne bunları yazmak istemezdim elbet.

Kokia hala yatakta. Ben odanın önündeki çimenlikte size yazıyorum. Bütün gün aklımdan size yazdım ve tuvalet aralarında deniz kenarına kaçıp sizden bir iki mektup okudum. O kadar iyi geldi ki… Ben de günümü, hayatımı da bir mektup olarak size yazdım kafamda. BOK’tan bir evlilik yıldönümü diye başlık attım mektubuma. Size anlatmak günün ve BOK’tan olayların sıkıntısını azalttı. Canım kardeşim, en yakın arkadaşım Yasemin’in söylediği gibi tüm kaya gibi kakalar bir yolunu bulup o incecik kanaldan akıyorlar en nihayetinde. Marquez’in Anlatmak için Yaşamak diye bir kitabı vardır. Anlatmak için yaşayınca insan kendine ayna tutuyor. Aklında cümleler kuruyor. Bir performans gibi değil ama. Şu yaşadığım şeyi en ham haliyle, en içten, en münasip üslupla nasıl anlatabilirim diye düşünüyor aklının bir köşeside. Yazarlık tam da bu zaten. İster edebiyat, ister kurgu dışı olsun.

Ali sormuş, edebiyatçılar ile yogacılar arasında ideolojil yarık mı var acaba? Edebiyatçıların yogadan ve yogacılardan hep haz etmediğini ben de gözlemledim. Oysa bilseler ikisi arasında bir fark olmadığını…

Neyse biz biliyoruz ya, bu bize yeter.

Sağlıcakla kalın Sanga. Mektupsuz bırakmayın beni.

Sizi seviyorum.

Defne.

Defne_Gün 28_”BOK”tan bir gün” üzerine 21 yorum

  1. meltemkuttas dedi ki:

    Defne Hocam❤️ evlilik yıldönümünüzü kutlarım🌸, gününüz kolayından geçsin, kalbiniz ferahlasın 🙏🙏🙏✨Belki faydası olur diye bir şeyde paylaşmak isterim: Sağ elinizi sanki pergel gibi düşündüğünüzde baş parmağınızı sabit diğer parmaklarınızı karın üstüne koyarak sola içinizde 6’ya kadar sayarak yavaşça parmaklarınızı hareket ettirin sonra dört kez sola bu şekilde altı sola altı sağa hareket sırasında ilerlediğinizde çemberi düşündürücü bir masajı tamamlamış oluyorsunuz. Böylelikle bağırsakların içindeki maddeler bir sola bir sağa haraket ederek ilerlemiş oluyorlar. Hava boşluğu oluşturarak itme kuvvetinin etkisiyle çıkacak güç buluyor, etkili bir masaj tekniği..Dilerim akrabilmişimdir.

    Liked by 4 people

  2. mutlutesadüfler dedi ki:

    Canım Hocam ❤️ öncelikle evlilik yıl dönümünüzü kutlarım ☺️ daha nice yıl dönümleri kutlayın kolaylıkla neşeyle güzelliklerle akan. Ağladık diye yazdığınız kısımda benim de gözlerim doldu. Tanrı’ların eli değsin ve o kakalar tez zamanda çıksın dışarı. Size güç sabır ve kolaylıklar diliyorum. Sizi seviyorum ❤️

    Liked by 1 kişi

  3. ucakan dedi ki:

    Canım hocam evlilik yıl dönümünüzü kutluyorum . Diğer taraftan çok geçmiş olsun.Umarım bu zor günü de kısa sürede atlatırsınız. Yazınızı oluyunca nerdeyse fiziksel olarak Kokia ile yanınıza geldim ve dua ettim . Sanırım sangha’da yazınızı da kim okuyorsa destek için bir bir gelir oraya .Hızlı şifalar olsun…

    Liked by 1 kişi

  4. aynuryilmaz dedi ki:

    Evlilik yildonumunuzu kutluyorum Defne Hocam, umarim siz de fiilen en kisa zamanda gonlunuzden gectigi gibi kutlarsiniz❤️ Bildigim ve inandigim bir teknikle ben de destek olmaya calistim, bir kac defa daha deneyecegim. Bu aksami ve geceyi ferahlamis olarak gecirebilmeniz dilegiyle.

    Liked by 2 people

    • Derya dedi ki:

      Ah sizle beraber yaşadım bekledim yattım kalktım sıkıştım hocam. Umarım bitişi daha rahat olmuştur. Bugün kutlanabilir, feraha çıkılabilir olmuştur. Yıldönümünüzü kutluyorum, sevgiler..

      Liked by 1 kişi

  5. Gülhan Gümüş dedi ki:

    Kaka gün bitmeden çıksın, o düğün bugün kutlansın kutsansın.
    Hayata bu mesaj: Ey hayat kafa tutmuyorum haşa. Ama lütfen bu güzel insanları üzme lütfen.
    içimden geçen Kokia lütfen daha iyi olsun, hatta yürüsün. Ey kuru dallara can veren neden
    olmasın
    Sevgiler Defne hocam , Sevgiler Kokia 💕

    Liked by 3 people

  6. Felek dedi ki:

    Hocam umarım daha iyisinizdir siz de Kokia’a da kedişler de 🙏 Hepimiz sizden gelecek haberleri dört gözle bekliyoruz, dün sizin yazınız bizlere eriştiğinden beri bir parçamız sizinle birlikte. Çok seviyoruz sizi ve ailenizi hocam ❤️

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s