Pinarline – Günlerden Bir Gün

Gerçekten öyle Sanga, günlerden bir gün… Sebebini henüz bulamadığım bir şekilde boğucu bir Pazartesi.

Sana yazarken, bulutlar gökyüzünde bir Cumartesi öğle saatlerinde Kuru Kahveci Mehmet Efendi’nin önünden Mısır Çarşısı’na doğru sürüklenen kalabalıklar gibi rüzgarda sürükleniyor ama hava yine de boğucu, yogamın sonunda, geçen yaz Pınar’dan öğrendiğim gibi kollarımın bacaklarımın suyunu sıktım, yine de boğucu.

Haftasonlarını sevmiyorum, haftabaşını severim, çünkü tercihli zihin bunu gerektirir. Haftasonu, weekend, bildiğim bütün dillerde sonlu bir şey (bildiğim bütün diller; Türkçe ve İngilizce, 8 senedir ders yüzü açmayınca artık CV’den beginner Greek’i çıkardım, ne kadar beginner olabilirsin, haftasonu ne demekti hatırlamıyorum bile, böyle yazınca da beş yaşında bir çocuğun ‘hayatımda böyle bir şey görmedim’ isyanı kadar komik duruma düştüm ama biliyorsunuz ben komiklikler ve şakalarla hayatta kalmış bir kadınım) Ben sonları uzatmayı sevmem arkadaşlar, haftasonu ise hafta bitsin yenisi gelsin, çünkü bereket nexttedir çünkü öyle bir çağdayız. Mesela Cumartesi şahane bir gündür, Oğlak burcu olmam ve Satürn ile ilgisi elbette vardır ama bir kere haftasonunun başıdır. Pazar böyle ayrılmak üzere buluştuğunuzu bildiğiniz sevgili gibidir, 5 saat ayrılık konuşması yapmaya gerek yoktur, bitti deyip gidebilecekken uzar da uzar. Hele ki dün nasıl uzadı sana anlatamam Sanga. Yürüyüş yaptım, kitap okudum, kahve içtim, bulutlara baktım, sonsuz scroll down yaptım, yine kitap okudum, biraz yattım, kalktım yine scroll down yaptım, keşfetten reels videoları bile izledim. Bitmedi. Dakikalar geçmedi.

Burada mı yazmıştım hatırlamıyorum, kendimi tekrar ediyorsam kusura bakma ama ben yazları evde geçirmeye alışkın bir tek çocuğum. Öyle tatile gidilmezdi bizde max long weekend dedikleri, long weekend ama bizim zamanımızda Cuma’dan başlamazdı, babam Cumartesileri işe gittiği o yarım günü gitmezdi, işte o long weekend olurdu. Bir keresinde ama 4 gün filan tatile gitmiş olabiliriz, fotoğraflar var. Her neyse, zaten yazın okul arkadaşları memlekete veya yazlığa filan gider, pek sevimli olmayan ama hiç yoktan iyidir akraba çocukları da marsık gibi yanıp boş boş konuştukları tatillerinden anca Ağustos’ta döner. Görüşünce, onlar tatile gitmeden önceki tadı bulamazsın. Ne anlatayım da ne olsun işte öyle bir araya gelmek gerektiği için bir araya gelinir. Dün de bu tipten bir yalnızlığın içinde rehberi kurcaladım, kimi arasam, yok zaten totomu kaldırıp bu sıcakta buluşmaya gitmem ama vakit geçsin diye kimle ne konuşsam. Arkadaşlar, eskilerin deyimiyle kafa dengi denebilecek herkes çoluğa çocuğa karıştı ve BLW & uyku saati dışında kafada denklik kuracak bir konu kalmadı, bekar olanlar hala 20 yaşında gibi yaşıyor yani denklik olsa da kafa gitti. Yaşça büyük olanlarda verecek akıl çok ama keşke kendi kafalarında tutsalar, işte ne bileyim bir kısmı dış görünüşüne aşırı takmış durumda bir kısmı ekmek arası pizza yiyebilir, ortası yok yani. Çekemem gibi geldi. Çekemediğimin onlar değil kendim olduğunu elbette biliyorum, gerizekalı olmadığımı anladınız bunca zamanda sadece gerçekten çekilecek tarafım olmayan bir günümde olduğumu ve kendimi kendi başıma çekmek zorunda olduğumun bir de rehberim üzerinden sağlamasını almış oldum. Bakın nasıl uzun ve grift cümleler; yani aşırı mutsuz ve dağınık bir zihin…

Sonuç olarak çadırdandır dedim, nemdendir dedim, uyuyunca geçer dedim. Sahi sabah bir yağmur yağdı, tam sevindim, arkasından dev bir nem daha bıraktı. Ne diyeyim, yılın bu vakitleri böyle işte ahla vahla geçmelik. Birazdan gidip toplantılarıma gireyim de kendimi işe yarar biri gibi hissedeyim.

Önce yogamı yaptım, yoga asana sonrası bacakları üçgen üst üste koyup sonra kolları arkadan birleştirip öne katlanında anca dizimi öpecek seviyeye geliyorum, öptüm ben de.. Biliyorsunuz bütün sevimsizlikler dizlerde toplanıyor. Sahnede çok öfkelendiğim bir an, kendini sihirbaz sanan bir kolaylaştırıcı sormuştu bedeninde nereyi hissediyorsun diye dizlerim kocaman demiştim. Ağırlığı orantısızca taşımaya gönüllü, sakatlanmaya çok meyilli canım dizlerim. Bu çekemediğim her bir parçanın üzerine yürümeye hazır, içime attıklarımı top yapıp tutan dizlerim. Ev sahibi çıkarır mı, işler kötü gider mi, bu yalnızlık ömür boyu sürer mi korkusunu aşağı ittikçe kemikleştirip, iyice içime kök saldıran dizlerim.

Bu haftabaşı böyle oldu, sevmeye en zor yerden başladık… Pek pazartesi gibi değil ama kimsenin umrunda da değil.

Dizlerine iyi bak Sanga.

Pinarline – Günlerden Bir Gün” üzerine 8 yorum

  1. Simay Vardar dedi ki:

    Ahahah çok iyi. Sıkılmazsa, isyan etmese acaba memnun olsa da böyle yazar mı diye düşündüm bir… Memnuniyetsizliklerini keyifle takip ediyorum. Sonsuz ve başsız punchline gibi bir pinerline.

    Dizeni dizen dizine de ayrıca sağlık,
    sevgiler.

    Liked by 3 people

      • Simay Vardar dedi ki:

        Bugün Christopher Robin(2018)’i izledim. Eeyore’de aklıma sen geldin direkt, bu ‘memnun olmayacak şeyleri kolayca bulma’ meziyetinden herhalde. Keza en çok güldüğüm karakter de Eeyore, en ‘sahiden bunu mu dedin abi’ line’ları ona yazılmış bence. pinarline’larını da beklenmedik hatırlamak iyi oldu bu vesileyle💫 topla topla gel, lütfen

        Beğen

  2. Kalemtıraş dedi ki:

    Sen sıkıl bir okuyalım. Proust her şeyi bir yatakta sıkıldığından yazmış. Tüm o fasikül fasikül yazdığı Kayıp Zamanın İzinde hayatım öyle değil de böyle olsaydı keşke dediği öyküler… Bana sorarsan yazı instagramın tam tersi. Ne kadar sıkıldığını, sefilliklerini gözler önüne serdiğin ve sırf bunun için takdir ve hayranlık topladığın bir ters köşe… O halde devam. Yarın?

    Liked by 4 people

    • pinarline dedi ki:

      sabaha yazı ile baslayinca minimum scroll down ile günü tamamladim, Doğa yazmıştı sanki sosyal medyaya düşkünlüğü azaltıyor buraya yazmak diye, paylaşılmak istenen her sey sabah çıkıp gidiyor ve gün ekrana düşmeden yaşanabiliyor gibi benim deneyimimde de.. bunun için devam etmeye değer bir çaba sanırım 🍀

      Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s