Pınarlıne – Zor Günler Geride Kaldı

Ve hayır sırada daha zor günler yok Sanga. Şu ara ergenlerin birbirine “kanka” demesi hala moda, nasıl oluyor da bunun modası geçmiyor ona mı şaşırsam, biz ergenken bu kelimenin icat olunmamış olmasına mı hayıflansam bilmiyorum. Sanga da bugün biraz kanka bana. Kanka zor günler geride kaldı. Ve gerçekten seni trollemek değil niyetim. Sırada sadece yine zor günler var, daha zor diye bir şey yok. Neden biliyor musun? Son yaşadığım zor günlerden çok daha zor günler yaşadığım olmuştu ve yine de son yaşadığım zor günler başıma çok kötü bir şeyler gelmiş gibi hissettirdi. Yani bir zorluğun içindeyken “daha iyi günlerim olmuştu” demek insanı ne kadar aşağı itiyorsa, “daha zor günlerim olmuştu” demek insanı yukarı çıkarmalı di mi? Hayır Sanga(kanka). Öyle bişi yok! Daha zor günlerim olmuştu ve ben yine de hala buradan geçerken sürünüyorum. Anlatabildim mi?

Kendini döven, gömen, acıyla baş ederken de yetersiz gören bir parça hep var. O son çıkışı yapmayacaktın, o challenge’ı almayacaktın diyen. Neyse ki bir uzmanla çalışmak çok iyi oluyor böyle anlarda. Bu kez ben de o son challage’ı nasıl da kendimi korumak için aldığımı gördüm seans sırasında. O an istemsizce ve coşkuyla kendime sarıldığımı hatırlıyorum. Rahmimden kalbime bir günebakanın topraktan çıkar gibi çıkıp açıldığını hissettim. İçimdeki bütün kadınların, artık bir şekilde, nihayet, benim hayrıma çalışacak gizli bir bildikleri olduğuna ikna oldum.

Hatırlayamadığım kadar çok uzun zaman sonra kendimi, yalnız, kendi kendimi b*ka batırmış, aptal gibi neşelenmiş, yok yere eğlenmiş, kandırılmış, yeterince uyanık olamamış, aman allahım bu saatten sonra ne kadar gerizekalı olmuş, benim burada ne işim varmış, buradan nasıl kendimi kurtarırımlarla dolu gerçekten çok zorlayıcı bir anın içinde, insan bütün sinir sistemi tepkilerini verebilir. Bir şey diyemeyiz. Ezberden hareket ediyor gibi görünebilir, farkındalığını yitirmiş olabilir, ona da bir şey diyemeyiz. Bütün bu çöküşün içinde kararlı bir tek an hatırlıyorum. Kesilmesi gereken kablonun hangisi olduğundan inanılmaz emin ve seni buradan ancak böyle çıkartabilirim bu elimdeki araçlarla diyen. O kararlılık anı 24 saat kadar benim için bir utanç anıydı. Yanlış karar vermiş, kendimi terk etmiş gibiydim. Seansa böyle oturmuştum ve çıktığımda sanırım David Malka’nın suratına bön bön bakıp iyi tamam da nasıl diyen halime biraz gülümseyebiliyordum.

Yıllarca düşündüm, okudum, sordum, anlamaya çalıştım Sanga. Benim kafa basmadı kanka. Nasıl oluyor da bu hayata güvenme işleri yürüyor? Ben bırakıcam, hayat tutacak mı? Nasıl mesela o teslimiyet dediğimiz, tevekkül tamam da göz göre göre ağzıma s*çtığını hissettiğim bir enerji varken ve birilerine göre sevmeler hep laylaylomken, gerçekten daha hayırlı bir şeyler filan mı olacak? Zerre inanmadım buna. Çok şükür bir şekilde korunuyoruz daha kötüsünden buna eyvallah ama yani daha kötüsünden korumanın sonu var mı? Kolun da kopabilirdi ama dirseğini vurdun gibi bir şey mi tesellimiz? Aç da kalabilirdin en azından ekmeğin var yaslanacağın biri olmasa da olur mu bana layık gördüğün kötüsünden korumak, eksik olma gerçekten. İyi ki de filancayla yürümemiş bak sonra başına neler gelirdi o zaman niye filanca yerine falancayı göndermiyorsun karşıma, what is matrix lan bu cidden?

Sonuç itibariyle biz de kendimize yatırım yapmanın ekmeğini bir miktar yiyecek yaşa gelmişiz onu anladım. Tercih eder miydim hayır ama elimizdekini sevmeyi öğreneli epey oldu.

Teoman’ın dediği gibi tam da bir yaz günü, dibe vurduysan ya da hala

d

ü

ş

ü

y

o

r

s

a

n

tam o anda hangi parçanın ölmesi, hangi parçanın sahneye çıkması gerektiğini bilem bir mekanizma var. Dışarıda değil, göklerden filan gelmiyor, enerji değil, yaratıcı değil. Tam içinde bir yerde, sen kendini daha da batırmak için ne kadar çırpınırsan çırpın, onlar artık senden bağımsız bir ittifak halindeler. Bir tek onlara güvenebileceğimi işte böylece gördüm. İçeride gelişen ittifak, bir türlü bilgelik, teslim olunacak tek yer yine burada, kendi içimde.

Düştüm ve tutuldum.

Zor ve geçici.

Anlar beklenmedik zamanlarda pop-up ediyor, sarsıyor ve buradayım.

Yine düşeceğim, yine tutacaklar beni.

Bu yüzden ümit etmekte korkulacak bir şeyim yok. Sadece bunu daha sık hatırlamaya ihtiyacım var.

İyi haftalar Sanga.

Pınarlıne – Zor Günler Geride Kaldı” üzerine 3 yorum

    • pinarline dedi ki:

      yıllar önce twitterda yapmıştım bunu ve hep hayalim keske cizebilme video filan duzenleme becerim olsa da madmen introsundaki gibi su hala dusen hallerimizi gösterebilsemdi. saçılan harflerimiz kalp ben

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s