Gün 2 (Yoksa 1 mi?) – Doğa – Biz çalar biz oynarız

Dün yeni aydı, bugün yeni ayın ikinci günü, yeni aydan sonraki ilk gün. Kafam karıştı sevgili Sanga, bugün günlerden ne ola?

“Çalmak” ve “oynamak” üzerine düşündüm dün gece. “Biz çalar biz oynarız”ı ingilizceye çevirmeğe yeltendim, beceremedim. We play we dance, ı ıh olmuyo. Bi kere müzisyen zamanı çalıyor, enstrüman bunun için var: Zamanı Kronos’tan çalabilmek için. Diğer tarafta da Şiva’nın davulları var gerçi, neyi kimden çalıyorsun diye sorarlar adama, tavuk mu çalıyorsun…
Tutarlılık adına Kronos’tan devam edelim, zamanı müzisyene çaldırdık diyelim. Müzisyen dediğimiz de eşkiya adeta, sırf kendi zevk-ü sefasına çalmıyor, cümle alem faydalansın diye dağıtıyor fukaraya, bizler de sağolsunlar bu eşkiyalar sayesinde ‘zaman’la oynayabilir oluyoruz. Biraz zorlasam mı acaba burayı?
Mekan ile de oynanabilir. Yahut mekan’da oynanabilir. Zaman’ın kendisiyle oynandığı gibi, sınırlı bir zamanın içinde, zaman’da da oynanabilir. Müzisyenin içinde oynanacak zamanı Kronos’tan çalışı gibi, oyuncu da mekan ile oynuyor olsa? Neden olmasın. Mekanı çalmak zor olsa gerek vesselam.

Sazcı, (sazını çalarak) zamanı çalan kişidir. Zaman, mekandan bağımsız değerlendirilemeyeceğinden mütevellit, ister istemez bir mekan olaya dahil olmak zorunda. Allah muhafaza zaman-mekan sürekliliğini kırıveririz, demedi demeyin. E mekan varsa bir yerde, oyun kaçınılmaz! Nitekim bir çocuk, içinde bulunduğu mekanı, sürmekte olan zamanda, aksi düşünülemez bir şekilde oyun ile doldurur.

Aklıma birden Shandor’un bir konuşmasında yahut mavi kitapta bir yerlerde bahsettiği “nefes alma itkisinin/dürtüsünün alt karında bir yerlerde saklı oluşu” geldi. Doğru hatırlıyor muyum ondan da emin değilim gerçi de, udiyanabandha’da hissettiğim panik içindeki “çek şu nefesi artık” dürtüsü ile alt karnımda içerilerde hissettiğim bir yanma duyumsaması birbiriyle ve bu bilgiyle örtüşüyor. Bir insanın nefes alma dürtüsünden azade olduğu dönemi hangisidir peki, sevgili sanga? Bildiniz! Daha en başta, anne karnındaki dönemde bu dürtü henüz yok. (Yürüyün, yeniden çocuk oluyoruz!)

Oyuncuysa, (çalınan bu zaman’ın sürekliliğinde) mekanda (mekanla/zamanla) oynar.
Yani we play we dance olmuyor, karşılamıyor. İngilizce’si akademik olanlar, bi el atın bakiyim. Benimkisi esnaf ingilizcesi, we have other carpets upstairs.

Bu sabah samapadaya durdum bi, şükür, sonrasında ısınmaları da yaptım, üç dört udiyana, üç dört kahki, katlan öne. Sen sağ, ben selamet. Kronos’la alacak vereceğimiz var zannımca, az bi zamanı çalsam, ona mekan uydursam, ardından da oyuncu yapıyı (zihni?) devreye soksam olacak gibi bu iş. Lakin demedi demeyin, bu işin sonu eşkiyalık…

Sağlıcakla, sevgisanga

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s