Derya – Yeni Ay: Vasiyetname

Sevgili sangacım,

Ayın evrelerine göre kendimce kısalttığım 28 gün blogumu tamamlayayım. Yeni ay dündü ama üzerime karabasan gibi çöken ağırlık düşüncelerime ve dilime de çöktüğünden tek kelime yazacak takatim yoktu. Bir arkadaşımızın annesinin vefat haberini aldık dün. Üzüntü, cami avlusunda fırtına ayazında çok üşüme, sonra onu ve kardeşini annelerinin yanında durup taziye kabulünde izlerken bir başına oluşlarına hüzünlenmem, derken kendi tek çocukluğumu ve kocasızlığımı/partnersizliğimi fark edip Allah göstermesin ailemi kaybedersem asıl benim orada bir başıma bekleyeceğime dertlenip kendime eziyet etmem…. Derken derken kendimi zorla yataktan kazıyıp gittiğim akşam duasında (hoca çok güzel okudu) yaşadığımız hayata razı olmaktan bahsetti hoca. Bunu hatırlamak iyi geldi. İrmik helvası çok lezzetliydi, o da iyi geldi. Bu yazıyı bitirince duşa gireceğim, o da iyi gelecek. Belki uyumadan biraz kırmızı çadır yogası. Kaslar kasılmış, omuzlarım kapanmış üzüntüden.

Uzun yazmayacağım, dedemin bugün arkadaşlara da anlattığım ironik bir mektubundan bahsedeceğim. Dedem 7-8 yıl önce öldü. Cenaze ertesi gündü, önceki akşam dua okuttuk, topluca (dedem dahil) evdeydik. Bir yerlerden dedemin vasiyeti çıktı. Kime ne kalacak vasiyeti değil. Cenaze öncesi-sırası-sonrası neler nasıl yapılacak talimatlı vasiyet. Ayrıntıların adamı muzip dedem mezarlığın olduğu mahalledeki çocuklara ikram menüsünden ne giyeceğimize kadar her şeyi bir bir yazmış.

Demiş ki,

“Öyle karalara bürünmeyin. Allahımla kavuştuğum gün bugün. Beyazlar giyin. (Açık renk giyinip beyaz tülbent taktık.)

Feryat figan olmayın, ağırbaşlı olun. Fazla ağlamak Allah’a isyan, ayıp. (Normal ağladık.)

Yunus’a söyleyin (bizim mahallenin ve ailenin hocası) kısa kessin, milleti sıkmasın. Duaların Türkçesini de özetlesin. (Yunus hoca uğraştı ama Türkçeye alışık değildi, biraz dağıldı, sonra hepten vazgeçti.)

Beni camiye cipimle götürün. (Çok sevdiği, Türkiye’de sadece iki tane daha olan, kocaman, kıpkırmızı 30 yıllık değişik bir cipi vardı. Mahalle camisine cipin kapısı açık büyük bagajında gitti.)

Mezarlıkta su döküp harçlık almak için bekleşen çocuklara, kazıcılara meyve suyu, poğaça, akide şekeri dağıtın. Dükkandaki adamları da unutmayın. (Ailenin soyadı ve sembolü Şeker.)

Tabutun içine başımın yanına Afet’in (anneannemin) tülbentini koyun. Kokusunu duyayım.” (Yunus hoca buna itiraz etti. Bir ara hoca odada değilken erkeklerden biri tülbenti koyuverdi.)

Daha ne yazıyordu unuttum. Hepsinden önemlisi bu mektup bizi tüm akşam oyaladı. Güldürdü, şaşırttı, aklımızı dağıttı.

Hala dua evlerinde aklıma gelir, içimi yine hafifletir, oyalar.

Ayın son günü işte böyleydi sangacım. Yazacaklarım bu kadar. Böyle bir mektuptan sonra buradan nereye bağlayacağımı, nasıl derli toplu sonlandıracağımı bilemedim. Sevgiler, selamlar, akide şekeri tadında yeni aylar dileyeyim.

Derya – Yeni Ay: Vasiyetname” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s