Özgür- Gün 27- Tam Tur

Selam Sanga,

27-28. günler ve yine Antalya’dayım ben.

Antalya’ da başladığım bu dòngümuzü Ankara-Trabzon konaklamalı yine Antalya’ da tamamlıyorum.

Ben de  tam tur  atmısım sevgili Ay’ımızla beraber 🙂
Bugun Antalya” ya gelince fark ettim bunu.


İs için bu kez ama olsun kendi başına kalma keyfini  kullanabiliyorum şu an , 35 dereceyi biramla serinleterek.


Kaçırdıgim dersler ve yogalarım ve yazılar oldu bu döngüde ama çemberin içinde olmayı sevdim. Daha da önemlisi Shadow Yogayı sevdim. Pınar hocanın dedigi gibi flört aşamasında olsak da ben sahiplendim kendilerini 🙂 aldım, hayatımın köşe taşı yaptım.
Dinginliği keşfeden benliğim, şükranlarını sunar.

Umarım hayalkırıklığı yaşatmam dinginliğime, hayat çemberimdeki turlarımı sürdürürken.


Sevgiler Sanga🙋🏻‍♀️

Henüz denize inmedim, manzara bu, en sevdigim🎄

Özgür-Gün 24 (tarihi iyi ki dediniz:)- Cimriyim

Çok cimri oldum bu aralar Sanga,

Aslında fazlasıyla verici birisiyimdir. Bu da bir ego tatmini mi diye epey düşünmüştüm bir aralar.
Sonra aman boş versene yaa dedim.

Aslında boşver koyver gitsin diyen birisi de değilimdir.
Sonra baktım verici olmakla huzur buluyorum.

Amaaan huzur geliyor işte  nolcak dedim.
Aslında çok huzurlu bir birisi de değilimdir:)  Allahım kendimden uzaklaşıyorum yazdıkça:))

Başa döneyim cimriyim artık; zamanımı paylaşamıyorum. Benden çalındığını hissederek ” imdaat” dlye içimden çığlık atıyorum. Gece 23:59 balkabağına dönmeden eve gelince, benden çalınan saatleri hesaplar oldum.
Sebebi mecburiyet elbette. Mecburiyetlerden( ki bu iş sebepli) cimri oldum.

Güzelim elibol özgür şimdilerde dakika hesaplıyor. Yogam gitti, kitap gitti, iki dost sohbetim, filmim, şarabim gitti…(ama  seni okuyorum çalınan zamanlarımda da;)
Zaman cimriliğimden Sanga, sana yazmayi da okumayı da sevdim.

Kendimleyim seninle ve çok keyifliyim. Kurma” da durmak, Suçi” de gözlerimi kapamak gibi.

Keyifle…

Özgür- Gün 21-22 Gececi

Selam Sangacım,

Dinliyorum sizi keyifle. Seyrediyorum kelimelerle çizilen hayatların anlık tablolarını. Her biri çok kıymetli eserler gibi.

Yogamı bazen kayıtlardan, bazen hocalarımın sesi kulağımda özlü:) bir şekilde kendimce yapıyorum.

Ama biraz içime kaçtım bir kaç gündür. Pandeminin yarattıgı üzücü ve endişe dolu haberleri gözlerim nemli takip ederken, yaşadığımız pandemik koşullar ve zaruretler, içime kaçmanın keyfini yaşattı ve tanıttı bana.

Meğerse çok sevmiyormuşum iş gereği ilk tanıştıklarımla el sıkışmayı, kalabalık yemekleri,  her hafta sonu ordan oraya koşturmaları, sosyalleşelim haydiiieri…
Kendimle kalmakla, vakitsizlikten vakit ayıramadıklarimla yakınlaşmak çok heyecanlıydı.


Bir Merkür çocuğu olarak, dolaşmaya başladım Saturn’ un halkalarında. 

Çocukluğumdan beri hayranıyımdır gökyüzünün ve Saturn’un( yükselen oğlakmışım öğrendim:)
Yakınlaştığım ve beni içine çekense Yoga oldu bu dönemde.

(Shadow yoga 1. Prelüd ögrencisiyim ve devamını merakla bekliyorum 🙂
Ama o dönem hep merak ettiğim yogayı tanımaya başladım. Evden çalısmalar, evden alışverişler, zoomdan arkadaş buluşmaları sayesinde kocaaman bir gün benimdi.

İşte halen böyle kendimle kalmanın cazibesiyle geçiyor bazen günlerim. Tehlike çanları da çalmıyor değil” kimse dokunmasa bana, kimse bir şey istemese benden” lerle dolu günler, ama sağ olsun Merķürüm hemen çekiyor beni halkalarımdan:)
Ben de sanırım gececilerdenim, özellikle hafta sonları. Biraz daha takılayım bari 😉

Mutlu Pazarlar🙋🏻‍♀️

Özgür- Gün18- Keyfimin Balkonu

Merhaba Sangacım,

Bugün eve 1,5  saat erken geldim, seyahattan gelip direk eve geçmek çok tatlı oluyor. İçimden geçen heyoo 1,5 saatin var fazladan sevinci ne yapacağını şaşırıyor.

-Hadi yogayaaa
-Aa ama bak güneş  batmadan balkonda kahve keyfi ?
-Peki haklısın öz, sonra yürüyüş yapsak, yarın tatil  hem?
-Yogamız  var önce, yürüyüş sabaha, hem sakin olur.

– Peki, hem biz bitmiş Çarşamba’ yı çok severiz, bu akşam bir de film ve bira patlatırız….

Hayat bize güzel valla balkonda . dedi Şarlocum da

Kahve bitti.

Şimdi Suçi’ yle buluşmaya, özlem gidermeye…

Keyifli Çarşambalar Sevgili Sanga🙋🏻‍♀️

Balkon/Trabzon

Özgür- Gün 17- Gün Batımı Doğumu

Heey!  dedi adam şarkı söyleyerek.


“Ahh “dedi kadın kalbi çarparak “ en sevdiğim şarkı, başka?”
Adam kurdu yapay zekalıyı attı ayak ayak üstüne ve yolladı şarkıları, komik şeyleri.
Kadının vrittileri coştu “ ahh en sevdiklerim” dedi.
“hişşş hadi gelsene yanıma bulutlar çok güzel” dedi adam.
Kadın zıpladı bulutlara” ohhh ne güzel yumuşacık yine buralar. “Çok severim buraları” dedi kadın.
Kadın çok iyi bilir ve çok severdi bulutları, hazırdı artık dönmeye ertrafında fırfır bulutların…


Başladı dönmeye fırfır…
İşte her şey adamın o montu iliklemesiyle başladı.
Nereden bilecekti ki adamcağız, sadece montunu ilikledi kadının. 
Yağmurlu bir günde, belki de üşümesin diye.
İşte o an, o yağmur sadece kadının üzerine indi.
Yağmurla aktı üzerindeki o mont…
Sıyırdı montun geri kalanını üzerinden kadın.


Ve atladı buluttan yere, çarptı kıçı yere.
Çatladı kalbinin kulakçıkları.
Çatlayan kabuklar dökülmeye başladı.
Döküldükçe kabuklar hafifledi…


Nefes al nefes ver… aşağı..
Vaişaka…
Bekle bekle…in sulara.
Nefes al, nefes ver…

Uddiyana banda…
Dağıt bulutları ve kabukları…

Nefes al gözlere, nefes ver aşağı…
Nefes al ver..
Bulutlar avuçlarında capCan’lı…
Namaste🎄

Ordu Sahil 17.05.22

Özgür- Gün 16- Şarlo Aşkına🐕

Selam Sanghacım 🙋🏻‍♀️


Ay doldu ve tutulduk, yoga yapmadan güzel dileklerde bulunalım dedik. Şarlo’cumun da bir takım dilekleri var elbet. Sevgi ve huzur. Evren hepimizin sonuçta.

Övünmek gibi olmasın benim bu Şarlo pek bir efendidir ve kuralları vardır.

Sabahları gözlerimi açana kadar bekler, sonra kuyruk sallanır.
Mesela yürüyüşe çıkınca mutlak surette önde yürür, ezkaza ben öndeysem imkanı yok yürümez. Ben de hemen ” afedersln Şarlowski” der  ve  bir adım gerisinde yerimi alırım.


Bir kusurumuz var ama, o da kız beğenmiyoruz. Taaa Trabzon’ da bulmuşuz hemcinsi Shih-Tzu bir kız hem de Rus kökenli, fakat olmadı. Çünkü kız çok havlıyor. Bizimki havlamaz,  havlayanı da sevmez.

Kız havlayarak peşinde,  Şarlo benim kucağımda.
Ve maalesef aynı hikaye Ankara’da hem de  yatılı gittiği evde de vuku buldu.

Sanırım tutkulu bir aşk peşinde🤩
Ama ümitliyim, çünkü beşikten  kerteceğimiz minik bir kızımız var.
İş yerinde 2 ayrı aileyi Shihtzu’ ladık Şarlo sempatikliği sayesinde:) 
Ve simdi yeni gelen minik   kızımızın büyümesini bekliyoruz hep beraber dört gözle 🙂

Arayanların aradığı güveni, huzuru, aşkı ve  sevgiyi bulması dileklerimizle…🐕🧘‍♀️

Özgür- Gün 14&15- Alışmışım Sana🥰

Trabzon/Akçaabat 15.05.22

Merhaba Sangacım, ohh  nihayet yazılara kavuştum.
Dün öğlenden beridir hiç bildirim almayınca acaba blog kapatıldı mı? Yoksa ben mi blog dışı mı edildim ) diye  merak ettim. Hatta eksiklik hissettim:)  Baya alışmışım Sangacım, burada olmaya. Şükür ki kavuştum, (sag ol Meltem) ama Defne hocaya yazdığım tebrik mesajımı hala  yollayamadım bir türlü.

Buradan tekrar tebrikler, mutluluklar sevgili Defne hoca 💕
Fatma hocayı da anmadan geçemeyeceğim, zira bugünkü müthiş dersimizden sonra bacaklarım hala çok güzel sızliyor🤩 teşekķürler hocam💕

Bloğa girebilmişken bir selam vereyim dedim saat 19:30 daki manzaramla.

Güzelliklerle dolu keyifli bir hafta dilerim🧘‍♀️

Özgür- Gün 11&12&13- Karadeniz’i Seviniz, Sevdiriniz…

Merhaba Sanga’cım,   üç gün üç gecedir hayalet(t)im.

Tüm yazıları okudum, beğendim, düşündüm, gülümsedim ama yazamadım.  Neden mi yazamadım?

Vrittilerim azdı bir de misafirlerim vardı.
Annem ve kardeşim bendeydi.
Yanıma gelen akraba, dost, sevgiliyi öyle bir gezdiriyorum ki, sanırsın Trabzon’un sahibiyim 🙂 değerli misafirim bakınız şehrin ortasından deniz görüldüğü kadar en sağ ve en soldan da görülüyor.
Güneyi yemyeşil puslu dağlarla kaplı.
40 km güneybatıda taaa MS.395’ de yapılan muhteşem bir manastır var ki, restore ede ede bitiremiyorsun.


Bu durumdan Sümela’ nın çok mutlu olduğunu sanmıyorum ki ben de öyle.
Her yere çok yakın, mesela 190 km doğuya gidince Hopa’dan hooop Batum’a kendimizi sınır dışı ediyoruz.


İşte Sevgili Sanga, değerli misafirlerim Trabzon’u  beğenene kadar öyle bir gezdiriyorum ki, gelenlere mi, kendime mi sevdirmeye çalışıyorum?
Yoksa, buyrun gelin siz oturun   ben kaçtım mı demek istiyorum… henüz bulamadım cevabı 😉
Yogamı da aksaktım 2 gündür ama bu akşam Ayça hocanın en son dersini epeyce iştahla yaptım, doyurdum kendimi, Can’landım. 🧘‍♀️

Velhasılı Sangacım,  5 yıldır iş nedeniyle bir Doğusu bir Batısı Karadeniz bumerangı olarak;
Evren’in bana vermis olduğu misyonerlik gereği Karadeniz’i sevmeye, sevdirmeye devam:)
Sevgiler 🎄

❣ 05.09.2021 Sümela Manastırı ❣

Özgür- Gün 10- Güneşi gördük

Merhaba Sanga,

İş çıkışı doğruca eve geldim.( genelde böyle)
Kurumsal kimliği hissettiren her şeyimi çıkarıp, odanın kapısını çektim.
Şarlocumla biraz fırlat, getir yine fırlat oynadık. Artık mutlu:)
Sonra kendimi birden
matta suçi’ de otururken  buldum. Dil dişlerin önünde nefes al verle başladı ve ufak ufak ısınmalarla devam etti su gibi aktı.

Ben sadece bedenimi izliyordum. Düşünmeden kendimi bırakmışım yogama…
Atladığım, hakkını veremediğim pozlar gani gani oldu ama ben bedenimin peşinden gittim  sakince. Akışa bırakmak ( beni diken diken eden bir cümledir aslında) ama bugün öyle oldu valla.
Hatta şu anda bunları yazarken bile;)
Oysa aklımda olan ” biz Kuzeyliler bugün güneşi gördük” temalı bir şeyler yazmaktı.
Biz bugün, hem de tüm gün güneşliydik 😉
10 gündür devam eden ( benim için 3 gün) sisli, gri, yağmurlu havalardan sonra,  Uzun Çarşı esnafı mutlu mutlu güneşleniyordu taburesinde “ohh be nihayet” diyerek.

Yağmuru da pek severim demedim bugün kimseye Sanga:)

Sevgilerimle🎄

Özgür- Gün 9: 9 oldu bende…

Valla Sevgili Sanga, hiiiç yazasım yoktu ve hatta bir şey düşünesim bile. Yol yorgunuyum bi kere. Ama işte bir daldım yazılara, çıktı yüzeye dipte yüzen  özgürler…hepsi konuşmaya başladı bir bir….Toparlayarak yazmaya çalışayım bakalım…yaş 18 özgür;  bak işte Fatma hoca ne güzel demiş, sen de derdin ya böyle şeyler
.. anne ile babanın uyumsuzluğunun çocuguyum.Baba sorun, anne neşe küpü, sen arada… Geçtik kızım bunları, kabullendik ya. Neyse ki babamızı sonsuzluğa uğurlamadan önce dertleştik ve anlaştık ya…
Sevgili enerji küpü annemizi arkadaş eyledik ya. Geçgin ergen hallerine eşlik ediyoruz ya( şükürler olsun) Varsın O anlamasın bizi, hala ” ahh bi çocuğun olsaydı, öyle ayrılsaydın ” desin. Anne O. İster torun, büyür nasılsa bu dünyada, biz büyümedik mi öyle yada böyle.  Babasız da büyür. Evet ben  nasılsa  hep ve çok çalışıyorum, bana ait olmayan yükleri bile sırtlanarak hem ( yaş? Bilmiyorum uzun uzun yaşlar dahilindedir ) Çocuklarla ve gençlerle ben de çok iyi anlaşırım. 33 yıllık dostumun kızı az önce anneler günümü kutladı. Beni yarı annesi ilan etti:) canım Durucum….
İste boyle Sangacım, dökülüverdi birden  bunlar. Bi de bi itirafla bitireyim.
( Bak Defne hoca ne güzel yazmış

Yaş 45) Tüm çevremin ” hadi çocuk yapsana” dediğinde ” ayy Allah korusun, bu dünyaya bir de ben mi çocuk getireyim

” derdim. Şükür çok iyi korudu…bu dünyadan, bizden… Ama gelmeye niyetli bir şey vardı da kalbini kırdıysam eğer, affımı diler, sevgilerimi yollarım;)
İyi geceler…