Irem 3- gun 3

Bugun son donem yasadigim en keyifli gundu. Nedeni, tum gun hicbirsey yapmadim. Daha dogrusu birseyler tabi ki yaptim da, planli bir gun degildi. Yetismek icin caba gostermedim hicbir programa. Normalde gune 7 30, en gec 8 gibi uyanarak baslarim. Tatil gunleri de dahil. Yataktan cikmam bir sure alir bazen, bazen de hemen firlarim, gune gore degisir.

Dun gece 3e dogru yatmanin verdigi uykusuzlukla, 9 30 da alarmsiz kendim uyandim. 6 saat uyku cok onemli. En az beden 6 saat uyumali, en fazla da 6 saat, gerisi vakit kaybi. “Ben 8 saat saat uyumazsam kendime gelemem” diyenlerdensen, senin zihnin oyunu o. Bir yerde okumustum, sonra bir de bi hocamdan duydum. Bana inandirici geldiydi o zaman. Hatta biraz daha bilgi edineyim diye uyku uzerine bir kitap aldim da, daha baslamadim. Baslayinca paylasirim icerigi sizinle.

Konuya donelim, sabah kendi kendime uyanip biraz daha uyuyayim diince saat oldu 10 30 kalkis. Kahvalti hazirlamak, en yavas halimle 1 saat surdu. 11 30 gibi balkonda minnos bir tabure uzerinde Cilek’le kahvaltimizi yaptik. 2 saat surdu kahvalti. En sevdigim ogun oldugundan, ve cok yavas yemek yedigimden, eger kosturacak yer de yoksa, ne kadar uzun surerse kahvalti, o kadar zevk verir bana. Haz ogunu diyebiliriz. Balkonda biraz guneslendikten sonra, kanepeye uzanmaya dogru hamlemi yaptim kitabimi okumak icin. Fakat o aci ani yasadim. Kitabim yok, bildigin kayip. Ne tekirdagdaki evde ne arabada ne de evimde cikti, Defne Suman’in Yaz Sicagi isimli kitabini okuyordum. Pek icime oturdu, neyse kismet artik yenisini alacagim bir ara, simdi baska yarim biraktigim bir kitaba gectim. Derken tabi ki uyku geldi ve hop yataga attim kendimi. 2,5 saat araliksiz uyumusum. Boyle durumlarda ucak modundaki telefon en sevdigim. Uyandim, acikmistim. Canim karpuz cekti.  Tekirdag donusu karpuz kavun almamak olmaz. Hemen dun aldigim super tatli karpuzu kestim, oh mis tavsiye ederim. Karpuz almak icin oraya gidebilirim tekrar! O kadar sevdigim bir meyvedir.

Baktim saat 5 45, eh dedim, yoga ister bu beden. Hem yarin sabah studyoyu ben acacagim icin, anahtari da almam lazim. Hop kalktim, matimi omzuma taktim Cihangir Yoga caddeye Chris’in herkese acik seviye dersine yurudum. Evden yurumem 15 dk maksimum, eski eve gore cok yakinim.

Sinifin kalabalikligini maksimum: 64 kisi. Yarisi biz hocalar, diger yarisi da mudavimler.

Eskiden boyle kalabalik ders gordugumde kacar girmezdim derse. O donem ogrenciydim. Terlersem ne olur, yan mattaki terlerse naparim, ya terli teniyle degerse bana, ay o hareketleri yapamicam, rezil olucam gibi, su an tuhaf gelen, o donem cok normalmis gibi kabullendigim, zihinsel kaliplarim vardi. Zamanla yumusuyor insan. Yeter ki durumu farket, ve icinde biraz durmaya birak kendini. Icinden gecince, seni rahatsiz etmemeye basliyor. Les gibi koktugum da oldu, cok terleyen birileriyle ders yaptigim da oldu. Bir yerden sonra hic umrum olmadi. Hepsi zihinde bitiyor.  Kendin matin ustunde kendinle oldun mu, kiriliyor kaliplar, degil 64, 644 kisi olsa farketmiyor oracikta.

Sinifin en on, en sag kosesinde, sadece matim kadar yerde yaptim dersi ve Chris’le pratik tabi ki cok iyiydi. Inversion olmayan bir dersti, onun yerine hic haz etmedigim vasisthasanayi 3 tur yaptirdi. Su pozla bir turlu barisamiyorum (yanda gorebilirsiniz durumu). Flexmobility sendrome olaran biri olarak, eklemlerimde kontrolum neredeyse yok. Dirseklerim beni cok zorlasa da bu pozda, yine de asla vazgecmiyorum ve deniyorum. Bir gun olacak tam hakkiyla. 3lemenin sonunda camatkarasana(wildthing) ile noktalatti ki en sevdigim bolumuydu dersin. Uzun bir shavasanayla noktaladik dersi. Iyi ki katilmisim. Cikista yoga sahil ekibiyle yemek yedik, yine plansiz bir durum benim icin, karni doyurup eve yurudum ve sizlere bu satirlari yaziyorum simdi.

Kendine vakit ayir ve hicbirsey planlamadan bir gun gecir. 4 guncuk tatil o kadar iyi geldi ki, yarin is olmasini dert bile etmiyorum o derece 🙂

Yarin yogun gun, pratik yapamicam 2 ders vericem, ayrica ofis durumlari ..

Belki gun icinde kucuk bir mola yaratirim kendime kim bilir 🙂

Tatli ruyalar

Irem

 

Reklamlar

Irem – Donem 3 – Gun 2

Tam 1 saattir gulmekten karnim agriyor. Ne sansliyim di mi? Sabah periyod sebebiyle beni yoran karin agrisi,  gece gece gulmekten dolayi karin agrisina dondu! Sen biliyorsun kendini, elefonun diger ucu. Kucaklarim seni. Guldurenlerimiz cok olsun diyerek, konuya gireyim. Zira cok uzun yazamicam bu aksam.

Yoldan yeni geldim sayilir, 1,5 saatlik yolu 3 saatte donunce sinirlerim tepeme cikti haliyle. Hem sol seridi kapamis tuhaf plakali arabalar, hem de ic doluluk sebebiyle aynadan arkasini gormeyen bayramcilar derken, evime ulastim saglam olarak sukur.

Boyle kisa kacamaklarda ne yazik ki kedime bakacak kimsem olmuyor ve 3 gun yalniz kaliyor Cilek evde. Cocugumu evde yalniz birakmis gibi oldugum icin, bugun dondum kosarak eve. Yoksa hicbir guc beni sehre donduremezdi. Gercekten sehir sinirlarina yaklasinca bile insanlarin gerginligi direk yansiyor, sakince ciktigim yolda kendimi cok kizdigim kornaya basarken buluyorum bir an. Elde diil, delirtiyor bazi soforler, sabrimi zorluyor. Sabir da bir yere kadar diyerek, neden sehirde araba kullanmayi biraktigimi hatirlayip, cok sukur toplu tasima kullanan bir insanim diyerek, geride biraktigim cimenlere geri donmek istiyorum.

Bu sabaha karsi 4’e kadar bir arkadasimla, dunyayi kurtardik. Ne sohbet, ne sohbet. Fondaki muzik Portishead’den, Elvis Castello’ya, Bill Evans’dan Depeche Mode’a cesitliydi. O icki, ben yesil cay icerek, konustukca konustuk. Son donem kimle konussam hepimizin tek bir istegi var ortak: huzurlu bir hayat, huzurlu bir iliski. Peki neden hepimiz bunun arayisi icinde olup da, elde edemiyoruz?

Disardan bakinca, herkes huzuru isterken, iliskiler surekli kavga gurultu ve beklentiler uzerine kurulu. Herkes gergin. “Onu yapmadi, bunu almadi, soyle demedi, beni sevmiyor” kafasina geciyor aninda. Oysa once sen kendini seviyor musun? Kendine deger veriyor musun ki, karsindakinden bunu bekliyorsun? O aradigin huzur senin icinde ne kadar var ki, iliskinde bunu ariyorsun?  Butun gece ve bugun bu sorularla doldum, hala soruyorum kendime. Zaten uzun zamandir sordugum sorular bunlar kendime. Ve kendimle super barisik oldugumda basima neler geliyor cok iyi biliyorum. Zaten butun olay o ince cizgide durabilmekte. Hayat seni alip hop ters koseye yatirdiginda hala ayni sevgi ve sevkatte misin?

Bugunu duvarda yin yoga ile yumusattim. Agrim yok derken iki gundur tuhaf agrilar icinde kivraniyorum arada bir gelen kramplarla. Nazar degmesine inanan ben, bazen sus cok yazma konusma diyor.Duvarda yin denemediysen hemen gel bir ders yapalim asik ol. Birakmayi ogrenmek oyle bedensel ifade edilir sanirim.

Bu aksamda az yazacagim derken, yine bisiler cikti iste.  Tatli niyetine, sor kendine: huzur nerede icinde? Sonra basla disaridakini aramaya.

Tatli ruyalar ya da sabah okuyanlar gunaydinlar. Guzel gun olsun, hepimize.

Irem

ps:poz fotosu

icin tatlis Ozlem’cime cok merci

Irem – Donem 3 – Gun 1

Selam yeni donem!

Ikincide cok calkantili bir surecteydim, bakalim bunda neler bekliyor matin uzerinde beni..

#28gunyoga bana paylasmayi ve destegi o kadar guzel hatirlatiyor ki, bazen herseyden umudumu yitirdigim anda, buluyorum kendime bir 28gun yazisi, onun destegiyle kendime geliyorum. Bak o da bu buhranli yollardan geciyor diyorum. Neden buhran ? Bu gunler bana baya buhranli oldu da ondan..

Neredeyse 1 hafta olacak kabullenmekte ciddi zorluk cektim sehre donmus olmayi. Once zihinsel, sonra bedensel, sonra tekrar zihinsel arizalara gectim. En son bombam, cuma aksam eve donerken, eve giden sokagi kacirip, kendimi bambaska bir yolda bulmamdi. Hani kendimden korktum derler ya, o an korktum. Beden zihin kopuklugunu bu kadar net uzun zamandir yasamamistim.

Neyse ki beni sehirden kurtaran canim dostlarim Emre ve Ozlem oldu.o ihtiyacim olan dogayla ic ice olmayi, evlerine davet ederek sundular bana. Bu arada 5 aylik bebeklerinin adi da Doga. Asil en buyuk moral deposu bana o oldu 2gundur. Tekirdag’da, bizim meshur eski parti evi, nam-i deger chillax house’dayim dunden beri. Tam bir rehabilitasyon yasiyorum. Yiyip, uyuyup uyanmak ve bir de bebisle oynamaktan baska birsey yapmiyorum. Doga bebek butun enerjimi degistirdi. O minik ayak parmaklarini emmeye calisarak, 2 gundur mutlu bebek pozunu o kadar dogal ve zevkle yapiyor ki, izlemeye doyamiyorum. Ayrica inanilmaz bir iletisim halindeyiz, yan yan gulusune hayranim. Bir bebekle kurudugum en uzun iletisim burdaki sure. Hepimizin, kosulsuz sevgi ile dolu dogdugunu ve sonra onun uzerine neler insa ettigimizin, en guzel ornegi oluyor.

Dun yeni ay sebebiyle yoga yapmadigimiz halde, kisa bir pratikle, yin yoga yaparak gunu kapadim. Bugunse, karin agrilarim artti ve beklenen durum geldi. Periyod doneminde yoga yapanlardanim, ve iyi geldigine inaniyorum, zaten tantra egitimlerinde de yapmak iyi gelir diyorlardi, kendini yormamak kaydiyla. Bunca sene hastaneye kaldirilip serumlar yerken, yogayi aktif sekilde yaptigim donemde,hic agzi sizi cekmedim diyebilirim. Yin yoga egitimi aldigimdan beri de, yin yapiyorum o gunler ozellikle, daha iyi geliyor yumusak akislar ve bag dokulari hedef alan pozlar.

Dun yin yapinca, bugunu hatha ile gecirdim. Zaten beden de onu istiyordu. Isteklere cevap vermek onemli. 45dakikalik bir akis yaptim. Icinde gunese selamdan, ayaktaki pozlara, kol dengelerinden, kalca acicilara, geriye egilmelerden, one egilmelere ve burguya hersey vardi. Sonuna prana (nefes) calismasi ve cok kisa bir meditasyon bile ekledim. O kadar iyi geldi ki ! Bi kere kesinlikle ilk buldugun cimde kos yoga yap,matsiz! Birak bocek, karinca, orumcek ne gelirse gelsin. Yemezler seni. Topraklanma cok iyi geliyor, dene bi. Ve ilk defa kendimi videoya full cektim. Genelde bir poza girerken falan cekim yaparim da tam video yapmamistim odevimiz olmasina ragmen egitimde. Bazi pozlarda nasil yamuk durabildigimi, ogrencileri duzelttigim seyleri kendimin de yaptigini gordum. Hatasiz kul olmaz, elbet dogru yol bulunur 🙂

Doga bebek annesini emerken benim onlarin bir kac mt otesinde yoga yapmam, kus sesleri, gunes batisi, cok sihirli bir bayram gunu oldu benim icin.

Sabah Doga bebegin yeni havuzunda verdigim pozla sizi oper, kucaklarim. Iyi bayramlar olsun, gozlerimi saglikla acitigim ve nefes aldigim her gun, bana bayram ne de olsa. Yeni donem hayirli olsun cumlemize.

namaste

Irem

Umdugunu değil, buldugunu alacaksin hayattan gun 20kusur donem2

Hayatla ilgili ne plan yapıyorsan, bırak koy kenara. Olmayacak şey olmuyor. Olacakların da önüne geçemiyorsun.

“17 – 27 haziran tarihleri arasında tatildeyim”, “oh miss 11 gun yokum” derken, son 1 ay kala, biletlerini aldığım, İzlanda’ya tek başına gitmekten vazgeçip, Osho Primal’a kayıt yaptırdım. Merkür gerilerken yapmayacaksın arkadaş hiçbirşey.

Pazartesi başlayan primal, dün sabah iptal oldu. Sebep, bizde kalsın. Tek söyleyeceğim şey buna da şükür. Zamanlama, sonraki gelişmeler, herşey olması gerektiği gibi oluyor. Bu satırları yazma raddesine gelene dek, hepimiz değişik bir süreçten geçtik. Benim süreç özellikle kararsız oldu. Bir gece önce olacakları kısmen hissettiğim için, şokunu biraz derin yaşadım, sonra şükrettim. Bazı şeyleri kaybettiğimiz anda ya da planlarımız dışında bir olay olduğunda, verdiğimiz tepkilerde farkında değiliz çoğunlukla..

Şükret. Aldığın nefese, sağlığına, sevdiklerine, evrene.

Herşey olması gereken zamanda, geliyor önüne.

Oraya giderken yaşadıklarım, ediğindiğim yoldaşlar, geçirdiğim her ana şükür,

Yarın yazımda onlardan bahsedeceğim.

Bu akşam, planda olmayan bir durumda buldum kendimi, acil ihtiyacı olan yogini arkadaşıma yardımcı olacağım. Derse gidiyorum.

Belki gelirsen matta görüşürüz..

Şükür.

İrem

ps:foto hızır kampın kapısına gelirken, telefonla bağlantıyı kaybettiğin ilk nokta. en sevdiğim spot.