Volkan II – Gün 3

Yoga, hayatıma bundan 1 sene 4 ay önce Günsu Engin’in harika kampıyla girdi. İlk günün akşamında yaptırdığı Yin yoga’nın büyüsüne kapıldım adeta ve o büyüden uyanmamak istercesine Ankara’ya dönünce Zeynep Aksoy’un eğitimiyle karşılaştım. Tabiki sorgulayan yönüm bi sürü şey çıkardı önüme. Kim acaba Zeynep Aksoy? Neler oluyo eğitimde. Yin yoga yaptırcak mı? Başka şeyler de yaptıracak mı? Evet yaaa eğitime bile yoga yapmak için gitmiştim aslında. Sürekli fiziksel hareketler yapıp rahatlayacaktım. Bilmiyordum ki YOGA’nın aslında ne olduğunu. Buluşmalar birbirini takip ederken Zeynep’in derin bilgilerinden faydalanma şansına eriştim ve dahada meraklanarak dahada üstüne gittim ve gün beni buraya getirdi. Harika insanlar, harika bir topluluk ve gittikçe derinleşen dostluklar kazandım, kazanmaya da devam ediyorum. Hatta sevgili Brocum Gülçin bugün Amerika’ya doğru yollara düştü. İçimden geldi bugün mesaj attım. ” Yolun çok güzel geçsin, seni çok özliycem ” diye. Tabiki onu ordayken serbest bırakmicam. Tanıştığımız günden beri beni rahatlatan bir enerjisi var. Bazen hocam oluyo, bazen akılverenim, bazen de dedikodu partnerim😘. Ama o enerjisi beni her sesini duyduğumda, her sarılışında o güzel enerjisinin içine tekrar çekip şarj ediyo. Eğitimin bana kazandırdığı en güzel hediyelerden biri ve gerçekten çok çok iyi bir hoca. Hemen gelsin de yeni öğrendiklerini bize de aktarsın.

Gelelim bugünkü serüvenime. Aslında yukarda anlattıklarımın bugünle de ilgisi var. 2. Döngüye girerken daha çok hareket etmekle ilgili bir niyetim vardı. Yogadan başka bir disiplin. Bugün spor salonuna gidip bu niyete başlangıç yaptım. Yogaya başlamadan önce 3 sene nerdeyse her gün fitness yapıyodum. İnsan kaybetmeden değerini anlamıyo geeçekten. Ben de sağlığımı kaybetmeden spor ve beslenmenin değerini anlamayanlardanım. Vücuduma nasıl davrandığımı bilmeden yaşayıp gidiyomuşum. Sağlıksız beslenme ve harketsizlikten 103 kiloya çıkıp şeker komasına girince değerini anlayabildim. ( Evet 103😘 bu da başka bir yazının konusu olsun.) 

Neyse bugğn spora fitnessa yeniden başladım. Ağırlıkların yanına giderken bir yabancılık çekmedim diil. Bununla birlikte kafamda o kadar çok bilgi var ki. Artık uygulamanın zamanı gelmişti. Postür kaslarımı nasıl çalıştırmam gerektiğini biliyodum artık. ( Sanki önceden postür kasının ne olduğunu biliyorum ya🤓. Bilinçli yaptığımı düşünürken bile ne yanlış hareketler😱) Konsantrik çalışmayla o kasları nasıl uyardığımı bilmem ve bunu uygulamak tabiki harika oldu. Eee artık yoga da yapıyorum. Yavaş yavaş vücudu da tanıyorum. 28gün yoganın sonunda tabikş bırakmamay devam edicem ve kaslara hakettiği değeri vericem artık💪🏻. Artık burda biraz gereksiz oldu tabi. Yoga pozlarını yaparken de bunlara dikkat ediyorum. ( Görkem saolsun. Eğitimi tekrar etse de ben 3. kez gitsem🤓🤓🤓) 

Çok dağıttım yazıyı amma yazasım varmış. Tama m yeter artık Volkan. Okuyan ahali buraya kadar bile gelememiştir. Sonuca bağla🤗. Demem o ki harikaaaaaa geldi bugün spor salonuna gitmek ve hareket etmek. Ama en harikası sporun sonuna yoga akışımı eklemek oldu. 25 dakikalık bir akış yaptım. Yine kendime ders verdim. Ooooh sefam olsun. Hep imrenerek bakardım spor salonunda yoga hareketleri yapan insanlara. Bunlar ne yapıyo ki diye ama hep zor gelirdi. Çünkü hemen ağırlıkları kaldırıp gitmek isterdim. Ama artık o yin enerjimi de hayatıma tatbik edebiliyorum. Hep sölüyorum sölemeye fe devam edicem. 

İYİ Kİ🙏🏻🙏🏻🙏🏻

Volkan II – Gün 1

Herkese iyi bayramlar ey ahali. Bugün bayramın ilk günü ve bayramlaşma seyranlaşmalar olanca hızıyla devam etti. Anne, baba, teyze, dayı derken günün önemli olan kısmını bitirdim. Arada da Özden Hızır Kamp’a gittiği için kediciklere bakmayı tabi ki ihmal etmedim. Hatta bugün güzelce oynadık, sarıldık. 
Bu kadar zaman alacak şeyin ardından sonra koşa koşa geldiğim evde codyappten 19:00daki derse yetişmek için hızlıca geldiğim evde yoga dersiyle karşılaşamamanın verdiği hüzün sadece 30sn sürdü. Sonra dedimkiiii “Volkaaaan, Volkan kendi pratiğini kendin yapsana çocuğum. Hemen geçtim matın üstüne. Önce özgüüür, özgür hareketler. Üstüne nefiis bir yin dersi. İnsan kendi kendine verdiği derse nefis der mi yaaa? 
Gerçekten harika bir dersti. Çok özlemişim Yin Yogayı. (Size anlatmış mıydım benim ilk aşkımın Yin Yoga olduğunu? Neyse bir ara onu da anlatırım.) Şavasanada kendimden geçmişim 45 dk sonra uyandım ve dışarıya çıktım arkadaşlarımla bişeyler içmeye. Çok da güzel muhabbet ettik bugün. Oooh ne de çok şey sığmış bayramın ve #28günyoga’nın 1.gününe. Yarına görüşmek üzere eyyu ahalii. 🙏🏻 

Volkan 2 – Gün 0

Yeni döngümüz geldi, hoşgeldi. Ramazanın son günü başladı #28günyoga 0.günle. Bugün niyet günü gibi oldu ben de seriyim niyetlerimi buraya. 

İlk döngüde bazı günler hareket edememiştim. Benim niyetim bu döngüde yoga pratiği haricinde sporumu da yaparak etkisine bakmak olsun💪🏻. 28 gün sonunda ya sürünerek kalkıcam buralardan ya da Görkem Dizdar’ın bilgileri ışığında hareketler akıcı bi şekilde gelicek🤓. ( ilkinde olmaz tabide bakalım neler olcak.)

O zaman niyet ettim bu yeni döngüde boool boool hareket etmeye. Zaten Ankara’da kimse de kalmadı. Her yer benim oyun alanım.

O zamaaan ey ahali Ramazan Bayram’ınız çok çok güzel geçsin. Tekrar Ramazan’a yetişmeyi nasip etsin. Om shanti shanti shanti. Namaste🙏🏻

Volkan – Gün 24-25. Gün : WE ARE ALL LIVING UNDER THE SAME SKY

#28günyoga’ nın sonuna geldik. Evet 25.gündeyiz ama yarınla birlikte yeni bir ay döngüsüne ve yeni bir #28günyoga döngüsünün 0.gününe başlıycaz. Sevgili Pınar anlattı bunu: http://wp.me/p5Gt8H-O7 yazısında.

Biz gelelim 24 ve 25.gününe. 

Dün yani 24. günde hiç bir şey yapasım gelmedi. Yapamadım. Aslına bakılırsa yerimden bile zor kalktım. Hem hastalık, hem alerjimin azması sonucunda bayılıp kalmışım evde. Gece sahura bile kalkamadım🤒. Dünle ilgili de yazacaklarım da yok. 

25.günün gecesindeyim bu satırları yazarken. Son sahur ve son yazı yeni döngüye girmeden önce. Bu sene de bitti Ramazan. Güzel geçti aslında. #28günyoga daha da güzelleştirdi bu sene Ramazan’ımı. 🙏🏻

Bugünle ilgili ne yazsam diye düşünüyodum sabah ve Bosna ile ilgili yazacaktım. Aslında görselle özetliyorum Bosna’yı. Daha sonra tekrar yazıcam. Fotoğraf Mostar şehrindeki sniper binasına ait. Binanın duvarları hep böyle kurşun delikleri, bomba hasarlarıyla dolu. Şehir savaşı en derinden yaşamış ve inanılmaz travmalar. Hep çalışıyoruz ya travmalar, ailemizden gelen enerjiler. Bosna halkı unutmamış savaşı, silmeye de çalışmamış. Bi şekilde dönüştürmüş ve mesajlar vermiş. Bu son günün yazısı da bu olsun. Yazı da şöyle bitsin. “WE ARE ALL LIVING UNDER THE SAME SKY!

Volkan – Gün 23

Bi sürelik hareketsizlikten sonra yine çıktım gece gece matımın üstüne ve tabiki Dylan’la gece yogası. 6 gündür hareket namına bir şey yapmamaktan mı yoksa başka etkenler mi bilmiyorum ama çok zorladı bugün beni. Saolsun Dylan abinin de bunda etkisi vardı.🤒 Düşündüm düşündüm aklıma gelmedi. Sanırım ilk kez bi dersi bitiremedim. Yoğun burgular, yapamadığım backbendler falan benim için bayaa zorlayıcı oldu. Yine de 60 dakikalık dersin 42 dakikasını yaptım. Ama gerçekten vücudum dayanamadı bu sefer. Zihnim de saolsun bana pek yardımcı olmadı. Neyse 23.gün de böyle bitti. Çok az kaldı #28günyoga’nın bitmesine. Bi hüzün, bi belirsizlik kaplamadı değil içimi. Sanırım en büyük kazançlarından biri bu sürecin bana yazmayı sevmek oldu. Pınar demişki siz ne yapacaksınız bu #28gün sonunda. Sanırım ben yazmaya devam edicem🤓 Teşekkürler #28günyoga ve tüm ahali🤗🙏🏻. 

Bugün Dünya Yoga Günü idi. Olsun. Biz #28günyoga topluluğuna her gün, her saat, her dakika, her nefes YOGA🙏🏻🤗🤗🤗

Volkan – Gün 22

Ne yazıcam ne yazıcam diye düşündüm durdum.  Dün Bosna’yı yazarım belki bugün demiştim ama yazamadım. Bunun yerine bugünü yazayım bari. 

Bugün hareket etmedim yine:( Evet trombosit günümdü bugün. Bi hevesle 4 aylık Selin bebeğe ve ailesine bir gün daha NEFES ve UMUT olmaya koştum Serap Akdağ kan merkezine. Formu doldurdum ve içeriye Ayşe hemşirenin yanına geçtim. Açtım kolumu test yapılması için. Kanı alırken sordum bebeğimiz nasıl diye. Ayşe hemşire yüzünü düşürüp “kaybettik” dedi… #28günyoga bana çok iyi geldi. Bazen başarılı, bazen başarısız, bazen amatör yazıyorum. Ama hep içimden gelerek yazıyorum. Hissettiklerimi, yaptıklarımı yazıyorum. Ama o andaki hislerimi anlatmaya benim yazım yetmiyor. 
#28günyoga’nın 15.gününde aynen şöyle söylemiştim: “Ne kadar yüce bir şey di mi? Bir gün daha fazla NEFES VE UMUT”. Aynen öyle olmuştu. Ertesi gün ölmüş Selin bebek. Geçen hafta bir şeyler paylaşmıştık O küçük canla. Bugün de paylaşıyoruz dualarım ve hiç tanıyamasam da biliyorum ki tezahürü güzel bir şekilde olacak ve bi şekilde tanışıcaz. 

Bu satırları yazarken yine aynı şeyler geçiyor zihnimden:  Allah’ım sana şükürler olsun beni buna vesile ettiğin için ve lütfen tüm şifa ver.🙏🏻

Evet küçük Selin hastanede değil artık ama hala çok fazla ihtiyacı olan hasta var. Bugün de ihtiyacı olanlardan birine yaptım bağışımı. Yine tekrarlıyorum çağrımı lütfen en yakın kan merkezine gidip gönüllü olun. Namaste 🙏🏻 

(Trombosit verilen günler hareketten uzak durmak gerekiyor. Ayda da 2 en fazla 3 vermek gerekiyormuş. Ben bu ay 4 verdiğimden 20 günlük bir izne çıkıyorum hastaneden. Eğer gönüllü olmak isteyen olursa gideceği günler götürüp getirebilirim.🙏🏻)

Volkan – Gün 19-20-21

Bu gezi beni biraz etkiledi sanırım. 21.gün yazımı yazmam gerekirken eksik günleri de tamamlamaya çalışıyorum. Biraz zorlandım sanırım hem gezip, hem internet olmadan yazmak. Hareket etme kısmına hiç girmiyorum🤓 hareket ettim hem de deli gibi. Ne kadar çok gezdik , nasıl yorulduuuuk. En son Mostar’a giderken yazmıştım a dostlar. Mostar hem güzelllikleri ( inanılmaz yerler gördük) hem de beni çok çok etkileyen bilgiler ve görsellerle ki savaş zamanını yaşatan bilgi ve görseller. Tüm geziyi başka bi yere taşıdı. Burdan sesleniyorum. Hazır olduğumda, yarın veya bir sonraki gün bilmiyorum. Bununla ilgili yazıcam. Mostar, Sarajevo ve savaş travmaları. 

Evet #28günyoga’nın ikinci çeyreği beni biraz tembelliğe itti ama kapanışı güzel yapıcam inşallahhh:) Yarın trombosit günü. Enerjim kalırsa ordan yazmayı düşünüyorum. Şimdilik bu kadar🤗

Volkan – Gün 16-17-18 : Bosna

Yazamadım bi kaç gündür. 16-17-18.gün olsun a dostlar. Bi kaç gündür internetim yok. Telefonum yooook. Bu satırları da Saraybosna’dan Mostar’a geçerken yazıyorum. İlk internet bulduğumda paylaşıcam inşallaah. Gezi bloğuna dönüşmesini istemiyorum. O yüzden gezdiğim yerleri anlatmicam sadece hislerimi yazayım.

Bosna’ya ilk gezdiğimizden beri yeşillikler karşıladı bizi. Harika yerler ki zaten Kabak’tan dönerken “uuffff burdan nasıl ayrılıp kornaların, betonların arasına dönücez demiştim. 1günlük kısa Ankara macerasından sonra burası çok iyi geldi. Köftemi de farkındalıkla yiyorum,( evet vejetaryan değilim🤗) triliçe mi de mindfulnessla şapırdatıyorum. 

Yoga günlüğüme gelince. Pazartesi yola çıkıp Ankara’ya geldik. Salı günü trombosit için hastane yolları. Bir gün sonra da Bosna yolları. Bu süre içinde hareket namına sadece yollardaydım:) Hareket namına dedim evet. Bazen “Yoga yapmak” kavramı beni yabancılaştırıyor gerçekten. Hep söylenmiyor mu? Yoga bir oluş şeklidir. O anda vardır. Bu satırları da galiba o halin içinden yazıyorum. Hiç bitmeyen yeşilliğin, muhteşem manzaranın aradından. İşin bahanesi ya da bilmişlik de değil. Bu süreçteki yogam da bu olsun. Hastanede paylaşmak, gezerken güzelliklere şükretmek ve bu kadar tatlı bi yol arkadaşım olduğuna sevinmek. 🙏🏻 Namasteler, Namasteler. ( Namasteleri de pek sevgili Tuğçe’den çaldım:) çok hoşuma gitti🤓)

Volkan – Gün 15 : Nefes ve Umut

Bugün farkındalıkla ayakkabımı giydim, derin bi nefes aldım, ağzı ve anüsü sıkmadığımı farkettim. Omurgam uzundu ve başım dik. Gökyüzüne bi bakış attım. Arabaya bindim, kontağı çevirdim ve motordan gelen sesleri farkettim. Farkındalığımı iyice arttırdım gaza basarken. Şevkatle ilerledim yolda. Otoparka geldiğimde niyet ettim evrenin bana alan açması için. Yavaş ve ayak parmaklarımı yayarak yürüdüm kalabalık zeminde. Farklı bi şükür vardı içimde. Uzandım sedyeye taaaa ayak parmaklarımdan başımın tepesine kadar. Uzattım kolumu, kolumdaki hafif sızı korkutmadı beni. Biliyordum bugün de bir kanser hastasının, ufacık bir bebeğin verdiğim hemoglobinle bir gün daha yaşayacağını, bir gün daha nefes aldığına anne ve babasının şükredeceğini. Sonsuz bir şükürle doldu ruhum ve zihnim. Şu sözler geçti zihnimden “ALLAH’IM SANA ŞÜKÜRLER OLSUN BUNA BENİ VESİLE ETTİĞİN İÇİN VE LÜTFEN BU KÜÇÜK BEBEĞE VE TÜM HASTALARA ŞİFA VER”

Bugün Ayşe hemşirenin sözleri şöyleydi: ” Kanser hastalarının hemoglobini o kadar düşük oluyor ki bu verdiğiniz bir günlük hemoglobin hastanın bir gün daha yaşaması ve bir gün daha umut etmesi demek.” 

Ne kadar yüce bir şey di mi?  Bir gün daha fazla NEFES ve UMUT.