Yedi sayısını seviyorum, Yedi de beni seviyor mu diye düşünmüyorum. Nazım Hikmet’in o meşhur dizesi gibi; yani sen elmayı seviyorsun diye, elma da seni sevmesi şart mı?!
Üniversitede öğrenci yıllarımdı. Bir arkadaşım kafede otururken aniden sence sevmek mi sevilmek mi, diyerek anneni mi babanı mı seviyorsun garipliğinde bir soru sordu. İnsan ikisini birden ister elbet. Fakat tek seçmeli bir sınav sorusuysa cevabım, sevmek olmuştu. Sevmek, aktif bir eylem değil mi. Olan biten senin içinde, sisteminde hareket. Sevilmek, fazlaca edilgen ve göreceli, birinin baktığı yere göre hal alabilirsin. Dün sevilenken bugün aksi olabilirsin. Sevdiğin hep sevdiğindir. En azından bir an sevdiğindir. Değişen bir durum varsa da sendeki bir değişimin doğrudan uzantısıdır. Bu minvalde bir şeyler gevelediğimi anımsıyorum. Yıllar içinde bazı şeyler değişiyor bazıları aynı kalıyor, bu da öyle. Bugün kalabalıklar içinde sizi okurken bunlar döküldü. Bir de severim yaradandan ötürü, cümlesindeki sevmek ile falanca kişiyi çok seviyorum cümlesi arasında, sanki ‘sevmek’ sözcüğünün anlamı değişiyor. Birinde o kişinin sistemdeki yeri konusundaki farkındalığının bir izi, diğerinde paylaşımın derinliği, büyüklüğünün adı oluyor, gibime geliyor.
Bugün iki ayrı grup misafir ağırladım. Sabah kahvaltı masasını kurdum, o sofra hiç dağılmadı. Etrafında çocuklar oyunda, büyükler sohbette. Neşeliydi. Akşam gelen arkadaşımın biri masamdaki Ursula K. le Guin’in yorumuyla Lao Tzu, Tao Te Ching kitabını eline aldı, biraz karşılıklı okuduk. Şu anda çok yorgun hissediyorum, yazarken neredeyse uydum uyacağım, bu yüzden bağıntı kuramadan öykülemeden uzak, okuduktan sonra epeyce – ki her okuduğumda aynı etki- sessizce durduğumuz ‘gücün sırrı’ ile size sevgilerimi gönderiyorum. Eminim yayınla tuşuna basar basmaz rüyalara koşacağım. 🙂
Gücün Sırrı
Bilen
konuşmaz.
Konuşan
bilmez.
Açıklıkları kapat,
kapıları ört.
bıçağı körelt,
bağı çöz,
ışığı karart,
yolun tozuyla bir ol ki
derin aynılığa varasın.
O zaman yönetemez seni sevilmek
ya da sevilmemek.
Yönetemez seni kar ya da zarar.
Yönetemez seni övülmek
ya da aşağılanmak.
O zaman şereflisindir göğün altında.